Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

30 yıldır adalet arıyorlar

27.01.2012 14:39
12 Eylül soruşturmasında işkence iddialarını inceleyen Ankara Özel Yetkili Başsavcı Vekilliği “görevsizlik” kararı vermeye devam ediyor. Savcılık bugüne kadar 400 dosya hakkında görevsizlik kararı verdi. Dosyaları suçun işlendiği illere göndermeye devam e

12 Eylül soruşturmasında işkence iddialarını inceleyen Ankara Özel Yetkili Başsavcı Vekilliği “görevsizlik” kararı vermeye devam ediyor. Savcılık bugüne kadar 400 dosya hakkında görevsizlik kararı verdi. Dosyaları suçun işlendiği illere göndermeye devam eden Başsavcıvekilliği, 12 Eylül dönemindeki işkencelerde zamanaşımının işlemeyeceği tespitine de yer veriyor.

ASLAN DEĞİRMENCİ / ANKARA

12 Eylül soruşturmasında işkence iddialarını inceleyen Ankara Özel Yetkili Başsavcı Vekilliği görevsizlik kararı vermeye devam ediyor. Dosyaları suçun işlendiği illere göndermeye devam eden Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği görevsizlik kararında 12 Eylül dönemindeki işkence iddialarında zamanaşımının işlemeyeceği tespitine de yer veriyor… Bugüne kadar savcılık, 400 dosya hakkında görevsizlik kararı verdi.

Bir dosya daha iade edildi

Müşteki Mehmet Yürek, Ankara’ya gönderilmek üzere Tunceli Cumhuriyet Savcılığına verdiği suç duyurusu dilekçesinde, kardeşi Ali Ekber Yürek’in 12 Eylül askeri darbesi sırasında gözaltına alındığını ve götürüldüğü “Kahramanmaraş Elbistan Bölge Yatılı Okulu’nda işkence sonucu öldürüldüğünü” belirtmişti. Soruşturma evrakını inceleyen Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, “Ali Ekber Yürek’in 12 Eylül döneminde gözaltına alınarak, öldürülmesine” ilişkin soruşturma dosyasını, “yetkisizlik” kararıyla Afşin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verdi.
30 yıldır işkenceciler ile yüzleşmek için mücadele veren acılı aile ise “adalet için daha ne kadar bekleyeceğiz?” diye sordu.

Acılı ailenin feryadı

Kardeşine işkence yaparak ölmesine sebep olan görevlilerin 30 yıldır adalet önüne çıkarılmadığını belirten Mehmet Yürek, “Kardeşimin sistematik işkenceler sebebiyle öldüğünü ispatladık ama açılan soruşturmada mesafe alınamadan Afşin’e iade edildi. Ben referandum sürecinde darbecilerden hesap sorulabilmesi için ‘evet’ kampanyalarına katıldım. Kapı kapı gezdim, yaşadıklarımızı anlattım. Darbe döneminde görev yapanların yargılanmasının önündeki engeller kalkmasına rağmen işkencecilerin yargı önüne çıkarılmaması canımızı yakıyor. Dosya şimdi Afşin Cumhuriyet Savcılığı’nda… Delillerin iyi değerlendirilip, tanıkların ifadelerine başvurulup işkencecilerden hesap sorulmasını istiyoruz” dedi.

İşkencede yok edilen bir hayat

Yürek, kardeşinin 7 Mayıs 1981 de, 24 yaşında sağlıklı olarak gözaltına alınıp, 25 Mayıs 1981 günü bize her yanı işkence darbeli bir ölü olarak teslim edildiğini belirterek, “Evladımızı, kardeşimizi işkencede katlettiren ve katledenlerin adaletin huzurunda yargılanarak hak ettikleri cezaya çarptırılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Dosya il il geziyor!

Verdiği hukuk mücadelesini ise Yürek şu şekilde anlattı: “K.Maraş’ın Afşin ilçesi YSE binası başta olmak üzere, Elbistan, Maraş merkezdeki birçok işkence hanede yaklaşık 3 hafta süreyle işkence edilerek 24 Mayıs 1981 günü öldürüldü. 26 Mayısta bize parkasının ipiyle kendini hücresinde asmış denilerek ölüsü teslim edildi. İntihar ettiğini söyledikleri hücreyi görmek istedik. Gösterdikleri hücrenin boyu 80-100 cm yüksekliğinde idi. Kardeşimin boyu ise 175 cm üzerindeydi. Bize otopsi raporu, defin ruhsatı ve teslim tutanağıyla verilen cenazeyi Tunceli- Ovacık ilçesi Güney Konak köyümüzde 27/05/1981 günü defin ettik.12 Eylül referandumundan 2 gün önce zaman aşımını dikkate alarak 10 Eylül 2010 da Tunceli C. Savcılığına yeniden başvuruda bulundum. Tunceli C. Savcılığı olay mahalli Elbistan olduğu için dosyayı Elbistan’a gönderdi. Elbistan da dosyayı CMK 250 ile yetkili Malatya Bölge C. Başsavcılığına gönderdi. Malatya C. Başsavcılığı da, darbeyi yapan 12 Eylül Generalleri ve Danışma Meclisi üyeleri hakkındaki şikâyetimi ayırarak Ankara özel yetkili C. Başsavcılığına gönderdi. Kardeşime bizatihi işkence yapan ve yaptırarak ölümüne neden olanları ise ayırarak olay yeri olan Afşin C. Başsavcılığına gönderdi.”

İşkenceciler belirlendi

Oğlunun işkence sonucu öldürülmesinin ardından 30 yıl geçmesine rağmen halen gözyaşı döken 85 yaşındaki anne Fecire Yürek de oğlunun acısını halen kabullenemediğini söyledi. Ailenin avukatı Hasan İlter ise, “Elimizde işkenceci komutanların isimleri var. İşkenceyi gören tanıklar ve çok ciddi deliller var. Dosyanın Afşin’e gönderilmesi umudumuzu kırmadı. Soruşturmanın derinleştirileceğinden şüphemiz yok” dedi.

Yatılı okulda işkence

Ali Ekber Yürek, örgüt yöneticisi olduğu iddiasıyla darbeden sonra 7 Mayıs 1981′de Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde arkadaşı Kalender Hışır’la birlikte gözaltına alınmış, önce Afşin’de sorgu merkezi olarak tahsis edilen Yol Su Elektrik İdaresi’ne, ardından da yatılı bölge okuluna götürülmüştü. Ali Ekber Yürek ve arkadaşı Kalender Hışır iki hafta sonra hayatını kaybetmiş, Ali Ekber’in ağabeyi Mehmet Yürek 25 Mayıs 1981′de görevlilerce İstanbul’dan Afşin’e çağırılmış, kardeşinin kendisini astığı söylenmiş ve cenaze teslim edilmişti. Kendini astığı iddia edilen Ali Ekber Yürek’in çok ağır işkenceye maruz kaldığı anlaşılmıştı. 

Bu haber toplam 1894 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri