Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

12 EYLÜL YARGISININ ÇATLI ENGELİ

12.02.2012 10:07
Susurluk’taki trafik kazasında hayatını kaybeden Abdullah Çatlı’yla ilgili ortaya çıkan bir belge 12 Eylül darbesinde yargının nasıl çalıştığını gözler önüne serdi.

Susurluk’taki trafik kazasında hayatını kaybeden Abdullah Çatlı’yla ilgili ortaya çıkan bir belge 12 Eylül darbesinde yargının nasıl çalıştığını gözler önüne serdi. MHP ve Ülkücü Kuruluşlar davasından hakkında Ankara Bahçelievler’de 7 TİP’liyi öldürdüğü gerekçesiyle tutuklama kararı verilen ancak İsviçre’ye kaçan Çatlı ile ilgili dönemin Adalet Bakanlığı’nın çok ilginç bir adım attığı ortaya çıktı. Cinayetle suçlanan ancak siyasi suçtan tutuklama kararı verilmesi nedeniyle İsviçre’nin iade etmediği Çatlı için Sıkıyönetim Askeri Savcılığı’na yazı yazan Bakanlığın, Çatlı’nın İsviçre’den iadesinin yapılabilmesi içinmahkemeye sevk maddesinin değiştirilmesini istediği anlaşıldı. İlginç belge, geçtiğimiz günlerde Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı’nın açtığı 12 Eylül dava dosyasına girdi.

İSVİÇRE ŞAŞKIN

MHP ve Ülkücü Kuruluşlar davasında yargılama yapılırken iddianamede 765 Sayılı TCK’nın 149, 168, 146 ve diğer bir kısımmaddelerden sanıkların cezalandırılması isteniyordu.Hakkında dava açılan, ancak firari olan kişilerin bazıları yurtdışında olduğundan, iddianamedeki suçlar da siyasi suçlar olması nedeniyle davası devameden suçlar siyasi suçlardan çıkarılarak sevk maddeleri 313, 314, 448, 454 maddeleri şeklinde değiştirildi. Bundan sonra yurtdışına kaçan kişilerin iade talebi yapıldı. İddianamede yapılan değişikliğin perde arkasını Adalet Bakanlığı’nın Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı’na gönderdiği belge deşifre etti.

Belgede Çatlı’nın 9 Ekim 1978’de Bahçelievler’de 7 kişiyi öldürmek suretiyle Türk Ceza Kanunu’nun 1469/2.Maddesi’ne muhalefetten sanık olduğu ve 1 numaralı Askeri Mahkeme’nin 4Mart 1982 tarihli gıyabi tutuklama kararı verdiği vurgulandı. İsviçre polisinin Çatlı’yı yakaladığı ve sadece pasaport sahtekarlığı suçundan tutukladığı ve daha sonra serbest bıraktığı ifade edilen belgede, Çatlı’nın kuvvetle muhtemel İsviçre’de olduğu kaydediliyor. İsviçre’nin talebe rağmen Çatlı’yı iade etmediği belirtilen belgede, gerekçe şu şekilde aktarılıyor: “Çatlı’nın işlediği suç adamöldürme tanımına girmekle birlikte, TCK’nın 149/2’nci maddesini ihlalden tutuklama kararı çıkarıldığı hayretlemüşahede edilmiştir. Bir taraftan olayların gelişiminde Çatlı’nın diğer suç ortakları ile birlikte eve girip 7 kişiyi öldürdüğü belirtiliyor sonra da devlete karşı halkı kışkırtma suçunda yargılanması isteniyor.”

İsim benzerliği yüzünden 9 ay yattı

12 Eylül askeri darbesi döneminde Adana’da avukatlık yapan Şahin Vural Atal, fiziki ve manevi işkencelerin yanı sıra hukuk kurallarının da ayaklar altına alındığını söyledi. Atal, avukatlığını yaptığı Mehmet Demir’in 250 sanıklı Dev-Yol davasında yargılanan bir sanığa isim benzerliği sebebiyle tutuklandığını belirtti. Demir’in 9 ay hapis yattığını anlatan Aral, “Mahkeme başkanı sanığa ‘neden tutuklu olduğunu’ sordu. ‘Bilmiyorum’ dedi. Biz şahsın isim benzerliğinden tutuklandığını söyledik. İlk duruşmada beraatına karar verildi. Ama 9 ay boyunca mahkemeye sunduğumuz ëtahliye talebi’ dilekçeleri hiç dikkate alınmadı. Şahıs boşu boşuna yattı. Ülkede hukuk böyle çiğnendi” ifadelerini kullandı.

ESRAR YAKALAYAN POLİSE GÖZALTI

Kahramanmaraş’ta 16 polisin yargılandığı Polis İntikam Tugayı (PİT) davasının avukatlığını da yapan Atal, şöyle devam etti: “Kahramanmaraş’ta lüks bir aracın bagajında 6 adet uzun namlulu silah ve yüklü miktarda esrar ele geçirildi. Polis 1 kişiyi gözaltına aldı. Kısa süre sonra bir yüzbaşı ve askerler gelip silaha ve esrarlara el koyup, şahsı alan 4 polisi götürdü. Polisler bir daha geri gelmedi. Arkadaşlarını sormaya giden her polis askerler tarafından gözaltına alındı. 16 polis üç ay nezarethanede tutuldu. Kamuoyunda PİT olarak bilinen davanın sanıkları eşleri karşılarına getirilip, üstleri soyuldu. İfadeleri işkence altında alınıp, imzalatıldı. Biz duruşmada bu yönde savunma yaptık. Ama mahkeme başkanı ‘sen Türk askerlerine işkenceci diyemezsin’ diye beni azarladı. Dava sonunda 16 polis beraat etti. Göreve iadeleri için Danıştay karar verdi. Fakat Bülent Ulusu hükümeti bunlardan hiçbirini işe almadı.”

Bugün
 

Bu haber toplam 1590 defa okunmuştur
Resme Bak Hizaya Gel
Mustafa
Burda habercilik yaptığını zanneden arkadaş ,insanları karalayacaksan böyle 5.sınıf fotomontaj hilesiyle hazırlanmış,ilkokul çocuğuna bile yutturulamayacak uyduruktan resimlerden medet umma,adam gibi çık kinini kus,Allah Korkusu varsa içinde insanların vebalini alma.
12 Şubat 2012 Pazar 23:03
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri