Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

'12 Eylülcülerin sorgulanması idamdan güzel'

01.06.2011 03:19
Arınç, "Bugün, cumhurbaşkanlığı yapmış, MGK'nın başında bulunmuşlara 'siz bu darbeyi niçin yaptınız?' diye bir soru soruluyorsa bunları idam etmekten daha

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''Bugün, cumhurbaşkanlığı yapmış, Milli Güvenlik Konseyi'nin başında bulunmuş bir insan ve konseyin hayatta kalan üyelerine 'gelin bakalım siz bu darbeyi niçin yaptınız, nasıl yaptınız?' diye bir soru soruluyorsa inanın bunları idam etmekten daha güzeldir'' dedi.

Arınç, Bugün TV'deki ''Temsilciler Meclisi'' programında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

12 Eylül darbesi ile hesaplaşılması açısından Kenan Evren'in ifadesinin alınacağının anımsatılması ve görüşlerinin sorulması üzerine Arınç, şunları söyledi:

''12 Eylül 1980'de darbe yapanlar 1982 Anayasasını hazırlayanlardı. Bu darbeciler kendilerini koruyacak bir hüküm koydular oraya. Bizim 26 maddelik Anayasa değişikliği maddelerden biriyle darbecileri koruyan, zırh altına alınan bu maddenin tamamen kaldırılmasını istedik. CHP buna itiraz etti oylamalara katılmadı, MHP hepsine katıldı, hepsine 'Hayır' oyu verdi. BDP hiç katılmadı. Biz 336 oy ile bunu kaldırdık. Çünkü önemli olan budur, darbenin izini sileceksiniz. Bundan sonra hiç kimse 'Nasıl olsa ben anayasa yaparım buna da bir geçici hüküm koyarım ve bundan sonra da ben ümitle yaşarım' diyemeyecek. Artık darbesiz, cuntasız bir devlet düzeni, anayasa düzeni arzu ettik.

Millet de yüzde 58'le kabul etti. O günden bu yana sayın Kılıçdaroğlu herkesi güldürecek laf ediyor; 'Bunlar mı hesap soracaklar 12 Eylül'den? Dava mı açılacak? Hangi mahkeme buna bakacak?' Kitleleri bununla avuttular. Ama millet bunu söyleyenlere güldü ve yüzde 58 oy verdi. Dolayısıyla bugün Cumhurbaşkanlığı yapmış, Milli Güvenlik Konseyi'nin başında bulunmuş bir insan ve Konseyin hayatta kayan üyelerine 'Gelin bakalım siz bu darbeyi niçin yaptınız, nasıl yaptınız? diye bir soru soruluyorsa inanın bunları idam etmekten daha güzeldir. Yaşlarına bakarak aradan bu kadar zaman geçmişken verilecek ceza noktasında değilim. Artık darbecilerin Türkiye'de sorguya çekilebileceğini görmek insanların gözünün açık gitmemesi demektir.''

Arınç, ''Bir, Anayasadan bunu kazıdık, artık geçici maddeler yok. İkincisi 'gel bakalım' diye sorguya çekiyoruz. Birisinin ömrü vefa etmedi ama diğerleri herhalde savcının karşısında ya da savcılığa giderek onların bulunduğu yerde ifadelerini alacaklardır. Bence iş bu noktada bitmiştir. Önemli olan da budur'' dedi.

Tutukluluk sürelerinin uzun olmasını da eleştiren Arınç, şunları kaydetti:

''İddia ediyorum; Mehmet Haberal tutuklu olmasaydı, Mustafa Balbay tutuklu olmasaydı, Engin Alan tutuklu olmasaydı bugün aday olmazlardı. Onların aday olmasına ve yarın bir gün parlamentoya girecek olmasına tutukluluk hallerinin devamı etkili olmuştur. Ben şimdi onların yerindeyim; iki senedir tutukluluğum devam ediyor hatta üç sene olmuş, dört sene olmuş. 'Kardeşim çıkacak gibi de değilim ben burada mı çürüyeceğim?' diyor. Haberal'ın CHP'den aday olacağına binde bir ihtimal verir miydiniz? Ben tanıdığım kadarıyla vermem. Ama baktı ki oradan ancak milletvekili olmak mümkün, babası da öyle söylemiş ya da söyletilmiş onlar da koymuşlar. Rahmetli babası varsa onu kastetmiyorum Ankara'daki babasını kastediyorum. Bunlar gazetelerde çok yazıldı. Sadece onun için değil başkaları için de sayın Demirel'in aracı olduğunu herkes söylüyor. CHP'nin içindekiler de dahil.''

Sözleşmeli öğretmenlikle ilgili soru üzerine Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarının olduğunu, bunun çözüleceğini belirtti. Arınç, ''Sözleşmeli meselesi çözülecek'' dedi.
    
-''CHP YÜZDE 30'U GEÇERSE AK PARTİ YÜZDE 60'I GEÇER''-
Ana muhalefet partisinin şüphesiz CHP olacağını dile getiren Arınç, ''Ama bu Gürsel Tekin'in anketlerine benzemez. Bir puan önündeyiz AK Partinin derseniz, buna kargalar da güler'' diye konuştu.

Arınç, Deniz Baykal'dan sonra Kemal Kılıçdaroğlu'nun gelmesiyle CHP'de yeni bir rüzgar yakalandığı, partinin yüzde 30'ları geçebileceğinin belirtildiği dile getirilerek, ''Kemal Kılıçdaroğlu'nun yüzde 30'u geçebileceğini düşünüyor musunuz?'' şeklindeki soruya, ''Yüzde 30'u geçeceğini düşünmüyorum. Altındaki rakamı söylemem. Yüzde 30'u geçmez. Eğer o yüzde 30'u geçerse AK Parti yüzde 60'ı geçer'' yanıtını verdi.

CHP'nin yüzde 30 oy alması için solun bütün unsurlarını içinde toplaması, mezhepsel veya etnik köken farketmeksizin insanları arkasında toplaması, diğer partilerden de oy alması gerektiğini ifade eden Arınç, bunun hem küskünleri hem soğuk bakanları hem de başka partilerdekileri çekmek anlamına geldiği söyledi.

Oraya gidenlere karşı da gitmeyenlerin ''onlar o tarafa gidiyor, biz de burada kalmayalım'' deyip bu tarafa gelelim diyeceğini anlatan Arınç, CHP'ye gitmek söz konusu olacaksa, MHP'nin işinin zor olacağını, kendilerinin bu dönemde bir iddialarının olmayacağını düşünen partilere oy verecek kitlelerin de mutlaka AK Partiyi tercih edeceklerini dile getirdi.

Son dönemde AK Parti'nin rakiplerini küçümsediğinin söylendiğinin belirtilmesi üzerine Arınç, ''Haşa, öyle şey mi olur. Rakip rakiptir'' dedi.

Arınç, CHP'nin yüzde 25'in üzerinde oy alıp alamayacağının sorulması üzerine ise yüzde 30'u geçmeyeceğini tekrarladı.

Halkın arasına karışabilmenin önemli olduğunun belirtilerek, vatandaşın tepkisinin sorulması üzerine Arınç, AK Parti'ye karşı olumlu tepki olduğunu söyledi.

Arınç, ''Bugün CHP'nin kendisi bile bu seçimde tek başına iktidarı hiç konuşmuyor ki, hiç ağzına almıyor ki. Kılıçdaroğlu'nun tek kaygısı Baykal'ın bıraktığı yerden 3-4 puan daha fazla alayım ki ben partide kalıcı olayım. Yoksa bunlar beni lime lime ederler diye korkuyor. Belki şimdi, belli bir oy oranına ulaşır da partide kalıcı olacak noktaya gelirse, ondan sonraki seçimlerde herhalde bir iktidar iddiası taşıyabilir'' dedi.

Anamuhalefet partisindeki değişimi daha önce olumlu gördüğünü açıkladığının hatırlatılması üzerine Arınç, ''Demez komaz olaydım. Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nde Baykal'ın gidişi ve Kılıçdaroğlu'nun gelişi ile ilgili çok olumlu şeyler söyledim. Ama bugünkü Kılıçdaroğlu, benim bütün bu ümitlerimi suya düşürecek şeyle konuşuyor'' diye konuştu.

Arınç, CHP'nin vaatlerini nasıl değerlendirdiğini sorulması üzerine, CHP'nin seçim meydanlarındaki vaatlerinin gerçekçi ve etik olmadığını savundu. CHP'nin hazırladıkları program veya projelere bakıldığında ise tartışılabilecek çok şeyler bulunduğunu ancak bir kısmının fantezi olduğunu söyledi.
    
-''ANAYASA İDEOLOJİSİZ OLMALI''
CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum'un ''Anayasa'dan Türk etnisitesine vurguyu kaldıracağız'' şeklinde bir açıklama yaptığını belirten Arınç, bunun tartışılabilir bir konu olduğunu söyledi. Arınç, ''Yeni Anayasa ideolojisiz bir Anayasa olmalı. Bana göre hükümleri de etnik bir unsura vurgu yapmamalı. Türkiye'de toplumsal barışın kuruluşunda şu etnik köken, bu etnik köken diyeceğimize bizi bağlayan bir Anayasal vatandaşlığa vurgu yapabiliriz. Bunun samimi olup olmadığını ancak seçimlerden sonra, gelen bakalım bu yeni Anayasa konusunda ne yapmamız gerekiyor dediğimizde bunu bulacağız'' dedi.

''ÖTV'yi KDV'yi kaldıracağım, mazot 1,5 lira olacak. Herkese 600 lira vereceğim. Emeklilere intibak yasasını çıkaracağım. Bunlar sinir uçlarıdır Türkiye'de. Sırtında yumurta küfesi yok, bunlar atıp tutuyor'' diyen Arınç, mazotu 1,5 liraya indirmenin ÖTV ve KDV'yi kaldırmak anlamına geleceğini söyledi. Arınç, ''Nasıl maaş ödeyeceksin, bütçe dengelerini nasıl kuracaksın. Yunanistan'ın haline mi düşeceğiz'' diye konuştu.

Batum'un açıklamaları ve CHP'nin daha önceki mesajlarının yeni Anayasa çalışmalarında uzlaşma için umut vadedip vadetmediği sorusuna ise Arıç, ''Sözlerinde dururlarsa'' karşılığını verdi.

''Dün söylediklerimiz dünde kaldı can cağızım, bugün yeni şeyler söyleyelim derlerse onu da göreceğiz'' diyen Arınç, geçmişte konuştuklarını sürekli inkar ettiklerini öne sürdü.
    
-''GENEL AF KONUSU''-
Arınç, Kılıçdaroğlu'nun daha önce Batman'da genel aftan bahsettiğini belirterek, şöyle konuştu;

''Genel af konusu terörle mücadelenin zaafa uğramasına yol açar açmaz, o tarafında değilim. Ama terör örgütünün tasfiyesi veya silah bırakması konusunda tartışılacak bir konu mu derseniz, tartışılacak bir konu derim. Çünkü, işin içinde olan bir insan olarak söylüyorum. Kandil boşaltılacaksa, veya Kandile çıkışlar teşvik edici noktada geriletecekse o insanların bir genel af beklentisi olabilir. Çok tehlikeli bir konu, çok tehlikeli bir konu. Ama ben terörü sona erdirmek için böyle bir yöntemi düşünüyorum derseniz olabilir. Ama orada döndü Ankara'ya sen böyle şeyi nasıl söylersin diye kendi partisinden çıktılar. Yok canım ben öyle bir şey söylemedim, aslında terörle mücadele bitecek terör örgütü silah bırakacak, hepsi gelip teslim olacaklar, ondan sonra düşünürüz diye kastettim. İkisi birbirinden farklı. Bu çarklı lafı o tarihlerde çıktı. Her söylediğinden üç gün sonra çarketmeye başladı.''

Kılıçdaroğlu'nun Hakkari'deki konuşmasında yerel yönetimlerde özekliği kaldıracağına dair bir konuşma yaptığını da dile getiren Arınç, eleştirilince özerklikten bahsetmediğini, yerel yönetimlerin güçlendirilmesini kastettiğini söylediğini belirtti.

Arınç, ''12 Haziran'dan sonra önümüze ne getirecekleri konusunda çok emin değilim. Ama ben ümit ediyorum ki Türkiye'de yeni Anayasa yaparken de TBMM'de yeni yasama çalışmaları yapılırken de toplumsal barışı yeniden tesis etmek için Cumhuriyet Halk Partisi'nin önerilerinden yararlanmak bizim için çok önemli. Buna dikkat etmemiz lazım'' dedi.

AK Parti'nin sahillere ulaşamadığına yönelik bir söylem olduğunun belirtilmesi üzerine Arınç, AK Parti'nin 81 ilin 80'inde milletvekili olduğunu söyledi.

Arınç, CHP'nin 20'den, MHP'nin 30'dan fazla ilde milletvekili bulunmadığını, BDP'nin ise 5 ilden başka milletvekili olmadığını ifade ederek, ''Biz kılcaldamarlar gibiyiz. Türkiye'nin her yerinde varız'' diye konuştu.

Arınç, AK Parti'nin şu anda Antalya ve İzmir'de de çok iyi durumda olduğunu söyledi.
    
-CHP'NİN BURSA MİTİNGİNDEKİ PANKART-
CHP'nin Bursa mitinginde ''AKP'ye oy vermeyeceğim, çünkü beynim var'' pankartının açıldığı belirtilerek değerlendirilmesinin sorulması üzerine Arınç, CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun miting meydanlarında pankartları okumaya ''çok meraklı'' olduğunu belirtti. Arınç, şunları kaydetti:

''Bunları o kişilerin yazdığı kanaatinde de değilim. Bunlar il merkezlerinde, ilçe merkezlerinde profesyonel birilerine yazdırılan şeyler. Onları okuyor. İlkokul çocuğunun hecelemesi gibi burada bu pankart var, bir de gülüyorlar. Bu şu demektir; Benim beynim var ben AK Parti'ye oy vermeyeceğim. Beyinsizler AK Parti'ye oy verir. Bunu da sıkılmadan yine okuyor. 'Ne kadar güzel bir pankart' diyor, takdir ediyor. Bu tabii ümidini halktan kesmiş olan ya da AK Parti'ye oy verenleri bir kalemde silenlerin düşünceleri. Köşe yazarları da aynı düşüncedeydi Türkiye'de.

'Bidon kafalılar bunlar' diye kötüleyenler, 'Göbeğini kaşıyan adam' diye kötüleyenler, sanıyorum ki bu pankartı yazanlar asıl onlardır, ya da onların kafalarına hizmet edenlerdir. Bunu birisi yapabilir ama orada genel başkana düşen şey ya onu görmezden gelmektir ya onu eleştirmektir ya da kaldırtmaktır. Ama sayın Kılıçdaroğlu'nun çok hoşuna gidiyor böyle şeyler. Bu çirkinliği CHP'ye ait bir çirkinlik olarak görebiliriz. İstediği partiye oy vermeye sahip insanların bir kısmına beyinsiz derseniz hem kendi beyinsizliğiniz ortaya çıkar hem de bu seçmene yapılabilecek en büyük hakarettir.''

Kendisini böyle bir pankartla karşılaşması durumunda ne yapacağının sorulması üzerine Arınç, ''Derhal yanımdakine söylerdim 'Gidin şu pankartı derhal oradan indirin' derdim. 'Bu arkadaşı tespit edin, kim olduğunu bana bildirin' derdim. Ya da orada şöyle bir pankart var, 'Bu çok çirkin bir şey onu lütfen buradan kaldırın o partimize ait bir şey değildir' derdim. Yemin ederim bunu yapardım, bu o kadar çirkin bir şey'' dedi. 

Bu haber toplam 1068 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri