Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Cüneyt Özdemir'in Balyoz kabinesi

23.03.2011 13:42
Cüneyt Özdemir, Balyoz Darbesi'nin indiğini varsaydı, darbecilerin oluşturacağı devlet kadrosunu isim isim saydı. Yaşananlara da iğneli göndermeler yapan Özdemir'e göre devlette kimler, hapiste kimler olurdu?

 

Radikal gazetesi yazarı Cüneyt Özdemir, Balyoz Darbesi'nin indiğini varsaydı, darbenin oluşturacağı devlet kadrosunu isim isim saydı. Bugün yaşananlara da iğneli bir gönderme yapan Özdemir'e göre bugün devletin zirvesinde hangi isimler otururdu?

Özdemir'in varsayım üzerinden ilginç göndermeler yaptığı yazısı:

"2004'te ordu yönetime el koydu

Gelin bir hayal kuralım. Diyelim ki 2004 yılında komutan günlüklerinde yazılan, gazetecilerin bildiği, ABD elçilerinin rapor olarak kendi dışişlerine geçtiği, generallerin birbirlerine muhtıra verecek noktaya geldiği darbe girişimi hayata geçseydi şu anda nasıl bir Türkiye’de yaşıyor olurduk?

Mesela Silivri Cezaevi’nde kimler olurdu? Köşk’te kim otururdu, Türkiye nasıl bir cehennemin içinde kavrulurdu?..

Bugün uzaktan baktığımızda kimin darbe lideri olacağını kestirmek kolay değil, ancak kimseyi töhmet altında bırakmadan, sadece ortaya atılan Balyoz iddialarından ve Ergenekon davasından yola çıkarak tarif etmeye çalışalım. O gün darbe olsaydı muhtemelen bugün Hasdal’da kalanlar ile orduevine takılan subaylara neredeyse bire bir yer değiştirtmemiz gerekecekti. Yani Hasdal sanmayın ki boş kalacaktı. Başta darbe girişimine direnen Hilmi Özkök olmak üzere o hücreler, en az 7 yıldır bazı emekli komutanları ağırlıyor olacaktı. Çevik Bir muhtemelen Köşk’e çıkartılmış, cumhurbaşkanı koltuğuna oturtulmuştu. Amiral gemisinin kaptan köşkünde, bugün nehir kenarında oturan zatlar hâlâ aslanlar gibi oturuyordu. Oktay Ekşi elbette başyazardı. Kemal Alemdaroğlu başbakan yardımcısı, Canan Arıtman Milli Eğitim bakanı, Mehmet Haberal başbakandı. Pardon bir de Bedrettin Dalan var. Muhtemelen bugünkü gibi kırmızı bültenle aranan bir ‘suç örgütü üyesi’ değil, ya Adalet ya da İçişleri bakanıydı. Türkiye kapılarını dünyaya kapatmış, Rauf Denktaş ve Mümtaz Soysal’lı bir Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti ile yapayalnız, baş başa kalmıştı. Tuncay Özkan’ın ‘Biz Kaç Kişiyiz’ hareketi 10 milyonu aşmış, Kerimcan Kamal ile aralar bozulmamıştı.

Şurası kesin, darbe olsaydı Aydınlık yine muhalifti. Hanefi Avcı bu sefer ‘dün devlet bugün darbeciler’ kitabı nedeniyle cemaatçi diye cezaevindeydi.

‘Türkiyem’ şarkısı patlamış, Atatürk heykeli dikme çılgınlığı Kars’a kadar ulaşmış, dev bir Atatürk heykeli göklere doğru uzanmıştı.

Eurovision’a Türkçe şarkıyla katılmaya devam ediyor, sonunculuk yüzünden puan vermeyen komşularımızı suçluyorduk.

BDP tam kadro Diyarbakır Cezaevi’ni, AK Parti Silivri Cezaevi’ni boylamıştı. Abdullah Öcalan’ı askerler asalı herhalde birkaç yıl olmuştu.

2003 ve 2004 yıllarında darbe olsaydı yanmıştık.

Oysa bakın darbe olmadı ve cennet vatanımıza ‘ileri demokrasi’ geldi!

Ucuz kurtulduk!"

Kaynak:
Bu haber toplam 1772 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri