Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Milli Gazete, Çevik Bir'i hatırlattı!

08.01.2012 13:52
Türkiye, darbeye teşebbüs girişimleri ve darbe planları yapanların yargı önüne çıkarılmasına şahit olurken 28 Şubat'çılara henüz dokunulmaması tepki çekiyor...

Dönemin Adalet Bakanı ve Saadet Partisi Genel Başkan Başdanışmanı Şevket Kazan, son dönemde yürütülen askeri müdahale ve darbeye teşebbüs tahkikatlarında 28 Şubat boşluğununherkes tarafından fark edildiğine işaret ederek, "Balyoz ve Ergenekon hakkında yargılama yapılırken; 12 Eylül darbesini yapan komutanlar hakkında davalar açılırken, 28 Şubat askeri müdahalesi neden ele alınmıyor? diye sordu.

Demirel'i kendilerine ortak ettiler

BBP Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çayır ise, "28 Şubat'ta seçilmiş başbakana ve parlamentoya karşı silahlı bürokratların yaptıkları çalışmalar sonucu, işbaşındaki hükümet fiilen düşürülmüştür. Demirel'i de kendilerine ortak etmişlerdir. Bunun için, mutlaka 28 Şubat ve 27 Nisan'ın mahkeme önüne çıkarılması gerekir" dedi.

Demokrasi ve Özgürlük İçin Yargıçlar ve Savcılar Birliği Kurucu Üyelerinden Kemal Şahin, "28 Şubat post modern darbesinin baş aktörlerinden zamanın Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir neden hâlâ tutuklanmadı?" diye sordu.

Türkiye, darbeye teşebbüs girişimleri ve darbe planlarının yargı önüne çıkarılmasına şahit olurken, yakın tarihin gerçekleşmiş son darbesi 28 Şubat ve son muhtırası 27 Nisan'ın üzerine neden hala gidilemediği sorusuna cevap aranıyor.

Türkiye, darbeye teşebbüs girişimleri ve darbe planlarının yargı önüne çıkarılmasına şahit olurken, yakın tarihin gerçekleşmiş son darbesi 28 Şubat ve son muhtırası 27 Nisan'ın üzerine neden hala gidilemediği sorusuna cevap aranıyor.

İnternet andıcı ve irtica eylem planı soruşturması kapsamında eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ile birlikte 58'i muvazzaf 139 general ve amiral, hükümete yönelik darbe girişimi suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ancak herkesin merak ettiği soru şu: "Darbe girişimi gerekçesiyle 139 general ve amiral yargı önüne çıkarılırken, 28 Şubat gibi sonuca ulaşmış bir darbeden dolayı neden bir tek kişi bile yargı önüne çıkarılmamaktadır?". Siyasiler ve hukukçular, 28 Şubat postmodern darbesinin neden hakim önüne 
çıkarılmadığını sorguladı.

İşte görüşler:

Kazan'dan kritik soru

Dönemin Adalet Bakanı ve Saadet Partisi Genel Başkan Başdanışmanı Şevket Kazan, son dönemde yürütülen askeri müdahale ve darbeye teşebbüs tahkikatlarında 28 Şubat boşluğunun herkes tarafından fark edildiğine işaret etti.

Kazan, "Türkiye'de darbeye teşebbüs suçlamasıyla Balyoz ve Ergenekon gibi gruplandırmalarla sorumlular hakkında yargılama yapılırken; hatta 12 Eylül darbesini yapan komutanlar hakkında bile gerekli tahkikat yapılıp davalar açılırken, 28 Şubat gibi basında ve kamuoyunda en çok yer alan bir askeri müdahale neden ele alınmıyor? diye sordu.

Bu sürecin genelkurmay başkanı, genelkurmay 2. başkanı, yargı mensuplarına brifing veren genel sekreter ve komutanlar hakkında neden demokrasiye müdahale ettikleri gerekçesiyle herhangi bir tahkikat yapılmadığını soran Kazan, "Şimdi 28 Şubat geliyor. Dört bir yandan 28 Şubat için bizden randevu isteniyor. Bunu neyi gösteriyor? Halkın üzerinde en çok etki uyandıran müdahalenin, 28 Şubat 1997'deki müdahale olduğunu gösteriyor" dedi.O dönemde Başbakan'a bir komutan tarafından açıkça hakaretler edildiğini hatırlatan Kazan, Başbakan Erbakan'ın dönemin genelkurmay başkanına gereğinin yapılması için müracatta bulunduğunu ancak bütün kamuoyunca bilinen bu hakaretin 'aleniyet yoktur' gerekçesiyle üstünün örtüldüğünü vurguladı. Kazan, yine Kayseri'deki bir jandarma komutanının Başbakan'a yaptığı hakaret sonrası yapılan şikâyetten de bir sonuç çıkmadığını hatırlattı.

Kazan, "Bir yıllık Erbakan hükümeti sürecinde, gazete manşetlerinde tamamen bir askeri muhalefet döneminde yaşıyormuşuz gibi bir hava estirildi" diye konuştu.

Şu anda tutuklu bulunan generallerden Çetin Doğan'ın o tarihte genelkurmay harekât dairesi başkanı olduğunu hatırlatan Kazan, "Sivil, sol eğilimli kimselere, Atatürk bulvarında yürüyüşler yaptırdı. Hiç sorgulama konusu olmadı" dedi.

28 Şubat sürecinde Çevik Bir'in ABD'ye gittiğini ve hükümete karşı nasıl hareket edilmesi konusunda çeşitli öneriler götürüp, aldığı tavsiyelerle geri döndüğünü kaydeden Kazan, "Ama bugüne kadar kendisi hakkında hiçbir şey yapılmış değil" şeklinde konuştu.

Çayır: 28 Şubatçılar da Yargılanmalı

12 Eylül darbesiyle ilgili açılan davada müdahil olmak için mahkemeye başvuran BBP Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çayır ise, "28 Şubat'ta seçilmiş başbakana ve parlamentoya karşı silahlı bürokratların yaptıkları çalışmalar sonucu, işbaşındaki hükümet fiilen düşürülmüştür. Demirel'i de kendilerine ortak etmişlerdir. Bunun için, mutlaka 28 Şubat ve 27 Nisan'ın mahkeme önüne çıkarılması gerekir" dedi.

Şu anda işbaşındaki hükümete yönelik darbe girişimleri nedeniyle yargılamaların devam ettiğini kaydeden Çayır, "28 Şubat'ın postmodern darbe olduğu; sağcısı solcusu, askeri sivili tarafından açıkça söyleniyor. Dolayısıyla eğer Türkiye geçmişiyle yüzleşecekse 28 Şubat'a da yargı yolunun açılması gerekir" diye konuştu.

O dönemde Başbakan'a hakaret eden Osman Özbek'e bugüne kadar herhangi bir tahkikat yapılmadığını hatırlatan Çayır, "Ülkenin seçilmiş başbakanına, bürokratı taciz edici söyler söylüyor. Ve hakkında soruşturma açılmadığı gibi taltif ediliyor. Aynı şekilde Çevik Bir. Yargı mensuplarına genelkurmayda brifing verenler. O dönemde bu işleri yapanlar, yargı önünde hesap vermelidir" dedi.

Çayır, "Demokrasi aşama kaydedecekse, millet iradesi bir daha tehlikeye düşmeyecekse ve darbecilerin hevesleri kursaklarında kalacaksa mutlaka bu dönemin de yargı önüne çıkarılması gerekir" dedi.

Şahin: Çevik bir neden yargılanmıyor?

Demokrasi ve Özgürlük İçin Yargıçlar ve Savcılar Birliği Kurucu Üyelerinden Kemal Şahin şu açıklamalarda bulundu: " Suç işleyenlerin üzerine gidilmeli. Kim suçlu ise mutlaka adalet önünde hesap vermelidir. Bu Genelkurmay Başkanı olabilir konum fark etmez suç işleyen biri mutlaka adalet önünde hukuk önünde hesap vermelidir. Bizim ülkemizde demokrasi adına yapılan bu yargılama süreci biraz tuhaf işliyor. İlker Başbuğ'dan önce işledikleri suçlar ortada iken bir türlü yargı önüne çıkarılamayan, tutuklanamayan 27 Nisan e-muhtıra yayınlayan ve bunu da hiç çekinmeden kabul eden Eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt hala yargılanmıyor. Buda kişiye göre mi muamele ediliyor? Sorularını akla getiriyor".

"28 Şubat post modern darbesinin baş aktörlerinden eski Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir neden hala tutuklanmadı?" diye soran Şahin," 28 Şubat post modern darbesinin üzerinden yaklaşık 15 yıl geçmiş olmasına rağmen Çevik Bir hala yargı karşısına çıkarılamadı. İlker başbuğ hükümet aleyhine kurdurduğu kara propaganda sitelerinden dolayı tutuklanırken ondan önce halkını terörist gibi gören ve o dönem çok zarar veren Eski Genelkurmay 2.Başkanı tutuklanmıyor. Ülkemize hala tam demokrasi gelmemiştir. Bunu hala ordu harcamaları meclisin denetiminde olmaması ve halktan gizlenmesi bunun bariz örneğidir. Ayrıca başbakan ile Yaşar Büyük anıtın görüşmeleri hala halktan saklanıyor şeffaf yönetim olmayan yerde demokrasiden söz edilemez"dedi.

Doğan: Eski darbeler neden soruşturulmuyor?

"Tutuklanmalar yakından uzağa doğru gitmektedir" ifadelerini kullanan Demokrat Hukukçular Derneği Başkanı Av. Halil Doğan ise şöyle konuştu: " 12 Eylül 1980 darbesinin baş aktörü Kenan Evren'i istisna tutarsanız, hep açılan soruşturma ve davalar yakın zamanlara ait gözükmektedir. İlker Başbuğ'un görev süresi dolalı çok uzun süre olmadı. Tarih itibariyle yakından uzağa doğru gidildiği gözlenmektedir. İlker Başbuğ'dan sonra sırayla Yaşar Büyükanıt ve Çevik Bir'inde tutuklanacağını düşünüyorum. Büyükanıt ve Bir'in tutuklanmasının gecikme sebebi ise delillere ulaşma imkânından kaynaklandığını düşünüyorum".
"Geç çalışan bir yargımız var" diyen Doğan şu ifadeleri kullandı: " Zaten geç çalışan yargının elinde şu anda çok sayıda aynı türde soruşturma/dava  var. Bunlardan onda biri başka ülkelerde olsa yer yerinden oynar. Bizde nerdeyse rutin hale geldi. Geçmişte büyük darbeler yaşamış bir ülke olarak bu çeteleri kanıksadık. Şimdiyse bunların soruşturulmasına alıştık ve eski darbeler, pos-modern darbelere niye soruşturma açılmıyor? Diye soruyoruz. Bu demokrasimiz için iyi bir gelişme. Rütbesi makamı ne olursa olsun, yargıdan kaçılamayacağını, yapanın yanına kar kalmayacağı kanaatinin toplumda yerleşmesi büyük bir kazançtır"

Kardaş: Yakında Çevik Bir de tutuklanır

Emekli Hâkim Albay Ümit Kardaş da, Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'dan başlanmasının sebebi daha yakın olmasından kaynaklanıyor. Çok yakında sıra Eski Genelkurmay 2.Başkanı Çevik Bir ve Eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'a da gelecek. Ama sorun ise Büyükanıt'ın suçu daha kesin olmasına rağmen yakalanmaması ise kafalarda soru işaretine sebep oluyor. Bilinen bir gerçek var ki o da Başbakan ve Büyükanıt dolma bahçede bir gizli görüşme yaptılar her ne olduysa o zaman oldu ve o gizli görüşmeden sonra Büyükanıt yargılanmadı ve rahatladı. Benim kanaatim bir anlaşmaya vardıkları yönünde.

"28 Şubata da gidiliyor" diyen Kardaş, Eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın başbakanla dolma bahçedeki gizli görüşmesinden sonra bu yargılamada üzerinden atlanacağını düşünüyorum. Ama kamuoyu Büyükanıt'ın göz ardı edilmesine izin vermeyecek belki kamuoyu baskısı sayesinde yargılanacaktır. Birde 28 Şubatın baş aktörlerinden Eski Genelkurmay 2.Başkanı Çevik Bir'e doğru gidiliyor yakında yargı önüne çıkarılacağını düşünüyorum" dedi.


 

Bu haber toplam 2404 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri