Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

28 Şubat'ın en meşhur aktörleri tutuklandı

29.05.2012 10:38
28 Şubat Soruşturması'nın 5. dalgası, BÇG Üst Kurulu'nda görev yapan kuvvet komutanlarına uzandı. ifadeleri alınan 10 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

28 Şubat'ta tankları yürüten komutan da tutuklandı

28 Şubat Soruşturması'nın 5. dalgası, Batı Çalışma Grubu'nun Üst Kurulu'nda görev yapan kuvvet komutanlarına uzandı.

5. dalgada tutuklananlardan biri bakın kim

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Em. Org. Çetin Doğan, Vural Avar, M.Yavuz Yalçın, Eski Kara Kuvvetleri Komutanı Em. Org. Hikmet Köksal , dönemin MGK Genel Sekreteri Em.Org.İlhan Kılıç ve dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Em. Org. Ahmet Çörekçi tutuklandı.

Tankları yürüten komutan

26 Ağustos 1996'dan 1 Eylül 1997'ye kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevini yürüten emekli Orgeneral Hikmet Köksal, 4 Şubat 1997 tarihinde Sincan'da tankların yürütülmesine karar veren üç komutandan biri olarak tanınıyor. 2000 yılında kolon kanserinden ölen eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya itiraflarında kendisi ile birlikte tankların yürütülmesinin Çevik Bir ve Hikmet Köksal'ın fikri olduğunu dile getirmişti.

1995-1997 yılları arası Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği görevini yapan emekli Orgeneral İlhan Kılıç'ın ise kapatılan Refah Partisi'ne (RP) giderek MGK kararlarını imzalatmak istediği ortaya çıkmıştı. Dönemin RP'li milletvekili Hasan Hüseyin Ceylan, 1 Mart 1997 tarihinde yapılan Parti MYK'sında İlhan Kılıç'ın resmi üniforma ile Parti'ye geldiğini ve dönemin Başbakanı merhum Necmettin Erbakan'dan MGK kararlarını imzalamasını istediğini söyledi.

Orduevi fişlemeleri Alan'ın

28 Şubat döneminde orduevlerine yönelik yaptığı fişlemelerle dikkat çeken emekli Korgeneral Engin Alan ise 28 Şubat döneminde Özel Kuvvetler Komutanı olarak görev yaptı. 30 Ağustos 2000 yılında Korgeneralliğe terfi eden Alan'ın Ağustos 2004 Şura'sında görev süresi bir yıl uzatılmıştı. Alan, Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanı'yken Ağustos 2005'de emekliye sevk edildi. Emekli olduktan sonra da Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı'nın Genel Müdürlüğü görevini yürüttü.

Emekli Korgenaral Yalçın'ın o dönem Genelkurmay Harekat Dairesi'nde çalıştığı öğrenilirken Korgeneral Vural Avar'ın da o süreçte Genelkurmay Plan Prensipler Başkanı olarak görev yaptığı bildirildi.

Emekli Korgeneral Kamuran Orhan ise Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanı'ydı. Orgeneral İlhan Kılıç ise Dönemin MGK Genel Sekreteri ve eski Hava Kuvvetleri Komutanıydı.

Refah-Yol'un en katı muhalifi

1992-1997 yılları arasında MGK Genel Sekreterliği, Genelkurmay 2. Başkanlığı ve Hava Kuvvetleri komutanlığı gibi kritik görevlerde yer alan emekli Orgeneral Ahmet Çörekçi, Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) tarihi 28 Şubat kararlarını aldığı toplantısında Türk ordusunun üst komuta kademesi içinde Hava Kuvvetleri Komutanı sıfatıyla yer alıyordu.

Çörekçi, selefi Orgeneral Halis Burhan'ın Hava Kuvvetleri komutanlığındaki görev süresi uzaması nedeni ile Orgenerallikte dört yerine beş yıl kaldı.

Çörekçi Paşa, 1993-1995 arasında ise Genelkurmay 2. Başkanlığı yapmıştı. Emekli Orgeneral Çörekçi, bir havacı için eşi az bulunur bir şekilde, 1992-1993 arasında ise bir yıl da MGK Genel Sekreterliği görevinde bulundu.

Refahyol'a en sert tepki gösteren generallerden biri olarak bilinen Orgeneral Çörekçi, 30 Ağustos 1997 tarihinde Hava Kuvvetleri'ndeki görevinden emekli oldu.

İstihbarat ve faili meçhullerin kara kutusu

1995 yılının Temmuz ayı. Genelkurmay istihbaratında görevli üsteğmen İsmail Kitapçı isimli subay, başta Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı olmak üzere dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Başbakan Tansu Çiller'e bir mektup gönderiyor:

"Org. Ahmet Çörekçi, Org. Teoman Koman , Ora. Vural Bayazıt, Org. Doğan Bayazıt, Korg. Doğu Aktolga ve diğer bazı komutanlar ihtilal düşüncesindedir. İhtilal rüzgârı estiriyorlar ve bu hususta uygun ortam hazırlamaya yönelik çalışma içindeler."

Mektubun üzerinden 45 gün geçer. Bu arada Askerî Şûra toplanır; Bayazıt kardeşler emekli olurken Koman ve Çörekçi terfi ettirilir. Biri jandarmanın diğeri Hava Kuvvetleri'nin başına geçer.

Üsteğmen Kitapçı ise GATA'ya psikiyatri kliniğine gönderilir. Doktorların 'Psikolojik rahatsızlığı yoktur.' raporundan sonra savcılığın talebi üzerine askerî mahkeme tarafından tutuklanır.

Ekim ayı içerisinde gizli yapılan ikinci duruşmada ordudan atılır. Nereden nereye? Darbe çalışmalarını haber verenlere deli muamelesi yapanlar, bugün yargı karşısında.

Dün gözaltına alınanlar için, 28 Şubat'ın en kritik ve en meşhur aktörleri diyebiliriz. Mesela, Dönemin Kara Kuvvetleri komutanı olan Hikmet Köksal, tankların Sincan'da yürütülmesi emrini veren isim.

Bu bilgiyi BÇG'nin mimarı Güven Erkaya açıklıyor. O günleri anlamak için Erkaya'nın şu cümlelerini okuyalım: "Bir akşam Ahmet Çörekçi Paşa telefon etti. Turhan Tayan, (DYP'li Savunma Bakanı) 'hep birlikte yemeğe gidelim' demiş. Yemekte Tayan, Çörekçi, ben, İlhan Kılıç ve eşlerimiz... Konu, irtica ve o günkü hükümetin yönetim tarzı. Turhan Tayan'ın bunaldığını hatırlıyorum. Ayrılırken Tayan'a Tansu Çiller'in beş komutanı emekli etme projesinden söz ettim. 'Kendisine benden selam söyleyin, bizimki Yunan Silahlı kuvvetlerine benzemez, haberi olsun' dedim."

Jandarma Komutanlığı, 28 Şubat'ta yüz binlerce insanı fişleyen BÇG için istihbarat toplama merkezi haline gelmişti.

Jandarma komutanlığından önce MİT'in başında da bulunan Koman, istihbarat ve faili meçhul cinayetler konusunda da karakutu niteliğinde.

Doğan Kitap'tan çıkan 'Apolet Kılıç ve İktidar' isimli kitapta Faruk Mercan, Koman'la ilgili önemli bilgiler veriyor.

Temmuz 92'de evinde öldürülen emekli Oramiral Kemal Karacan cinayeti örneğin. Bir dönem kuvvet komutanlığı yapmış, emekli olduktan sonra CHP'den milletvekili olmuş bir isim Kayacan.

Göztepe'deki evini arayıp 'ziyarete geliyoruz' diyenler tarafından öldürülüyor. Kızı Fatoş Hataylı babasının öldürülüşünü anlatırken şöyle diyor: "O zaman ki MİT Başkanı Teoman Koman sonradan, 'Göztepe civarında bir büyüğe suikast yapılacağına dair biz duyum almıştık' dedi.

Tabii bu beni çok incitti. MİT biliyorsa, o zaman bizi niye önceden uyarmadı? Bu önemli noktaydı." 1990'daki Bahriye Üçok cinayetinde de çok konuşuldu Koman.

Üçok bir kargo şirketi aracılığıyla gönderilmiş kitap paketinin patlaması sonucu hayatını kaybetmişti. Ergenekon soruşturmasının ek klasörlerinde Üçok cinayetinde bombalı kargoyu götürenin MİT'çi Teoman Koman'ın şoförü olduğu iddia ediliyordu. Bir başka ayrıntı daha.

27 Mayıs darbesinin sene-i devriyesinde gözaltına alınan Teoman Koman, cuntanın adada görev verdiği genç subaylardan biriydi.

Bugün

Bu haber toplam 2598 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri