Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

3Haydar Baş ve ekibinden Said Nursi'ye büyük iftira!

28.03.2015 02:12
Haydar Baş ve öğrencileri Atatürk'ü seyyid yapıp Said Nursi'yi İngiliz işbirlikçisi olmakla suçladı.

Haydar Baş'ın öğrencileri de hocaları gibi cehaletlerini konuşturuyor. Özellikle konu Said Nursi olunca yalan ve iftiradan başka bir yol bilmeyen Baş ve ekibi saçmalıklara imza atıyorlar. Baş ve öğrencileri yalan ve iftira dolu sözlerine bir yenisini eklediler.

SEYYİD BİLE YAPTILAR!

Yeni Mesaj yazarı Muharrem BayraktarBeykent Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü’nün düzenlediği programda M. Kemal’in Seyyid soyundan geldiğini, Selanik’teki evlerinde Kur’an seslerinin eksik olmadığını ileri sürdü.

Bayraktar M. Kemal’i şu cümleyle de savundu: “Her insanın hataları olur, rakı içip bu vatanı kurtaranı, namaz kılıp bu vatanı satanlara tercih ederim.”

YALAN VE İFTİRA!

Her fırsatta Said Nursi hazretlerine iftira atmakta sınır tanımayan Haydar Baş ve öğrencilerinden Muharrem Bayraktar Atatürkçü gençlerin sorduğu bir soru üzerine Said Nursi’nin İstanbul işgali sonrası yanında bir heyetle İngilizlerle görüşerek ‘şimdi tam zamanı Kürdistan’ı kuralım’ gibi bir yalana sarıldı.

Said Nursi'nin İngiliz işgaline karşı Hutuvat-ı Sitte gibi bir eserle işgalcilerin yüzüne tükürdüğü, onlara karşı mücadele ettiği belgeleriyle ortadayken Haydar Baş ve öğrencilerinin bu kadar hoyratça yalan ve iftiraya sarılmaları hayretle karşılandı.

HAYDAR BAŞ "ATATÜRK HAFIZDI" DEMİŞTİ

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Haydar Baş'ın Atatürk'le ilgili sözleri gündeme gelmişti. Baş bir konulmasında "Türkiye cumhuriyeti devletinin kurucusu, büyük önderimiz M. Kemal Atatürk 7 yaşında Kur'an-ı Kerim'i hatmetmiş, 8 yaşında hafız olmuştur" demişti.

Baş, geçtiğimiz Nevruz günü de akla ziyan bir teori ile Kürtlerin de Türk olduğunu şu cümlelerle savunmuştu: "Nevruz, Türkler' in kutladığı bahar bayramıdır. Kürtlerin de kutladığı bahar bayramıdır. Demek ki, Kürtler de Türk'tür."

SAİD NURSİ İNGİLİZLERE KARŞI ESER YAZDI

İşgal kuvvetlerinin İstanbul'u terk etmesinde en büyük nedenlerin başında Bediüzzaman Said Nursî'nin işgalcilere karşı gizlice neşredilip el altından dağıtılan "Hutuvat-ı Sitte" adlı eseri gelmektedir.

Said Nursi, o dehşetli günlerde Anadolu’nun dört bir yanı işgalci kuvvetlerle sánldığı bir sırada, başta Ingiliz olarak istilacılann yüzlerine tükürürcesine matbaa lisânıyla, İslâm’ın izzet ve şerefini haykıran ve şehâmet-i îmaniyesini çekinmeden izhar etmiştir.

"Bir zaman İngiliz devleti, İstanbul Boğazının toplarını tahrip ve İstanbul'u istilâ ettiği hengâmda, o devletin en büyük daire-i diniyesi olan Anglikan Kilisesinin Başpapazı tarafından Meşihat-ı İslâmiyeden dinî altı sual soruldu. Ben de o zaman Dârü'l-Hikmeti'l-islâmiyenin âzâsıydım. Bana dediler: "Bir cevap ver. Onlar, altı suallerine altı yüz kelimeyle cevap istiyorlar."

Kaynak: Risale Haber

Ben dedim: "Altı yüz kelimeyle değil, altı kelimeyle de değil, hattâ bir kelimeyle dahi değil, belki bir tükürükle cevap veriyorum. Çünkü, o devlet, işte görüyorsunuz, ayağını boğazımıza bastığı dakikada, onun papazı, mağrurâne üstümüzde sual sormasına karşı, yüzüne tükürmek lâzım geliyor. Tükürün o ehl-i zulmün o merhametsiz yüzüne! demiştim"

Bu haber toplam 1816 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri