Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Sözleşmelilerin Kadro Çilesi Bitmiyor

20.12.2011 22:03
Başbakan Erdoğan’ın 12 Haziran seçimlerinden önce, kamuda çalışan tüm sözleşmelilerin fark gözetilmeksizin kadroya alınacağı yönünde verdiği söze rağmen 6 aydır bir gelişme olmaması binlerce sözleşmeliyi mağdur etti.

Belediyelerde ve İl Özel İdareleri’nde çalışan ve çoğu alanlarında uzman olan sözleşmeli personeller sosyal medyada ve farklı platformlarda Başbakan’a seslerini duyurmaya çalışıyorlar.

Başbakan Erdoğan’ın 12 Haziran seçimlerinden önce, kamuda çalışan tüm sözleşmelilerin fark gözetilmeksizin kadroya alınacağı yönünde verdiği müjde ile sevinen belediye ve il özel idarelerindeki sözleşmeli personeller yaklaşık 6 aydır kadro bekliyor.

632 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamuda çalışan 194 bin 775 sözleşmeli 25 Ekim 2011 tarihi itibariyle memur kadrosuna atandı. Ancak 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 49. Maddesi ile 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 36. Maddesi’ne göre tam zamanlı olarak çalışan ve aralarında mimar, mühendis, avukat, programcı, tekniker vb. her biri sahasında uzman olan yaklaşık 16.500 sözleşmeli personel 632 Sayılı KHK kapsamı dışında tutularak kadroya alınmadı.

Grev hakları olmadığı için sadece ilgili sendikalar kanalıyla ve sosyal medya aracılığıyla seslerini duyurmaya çalışan sözleşmeliler twitter ve facebook üzerinden konuya duyarlı siyasetçilere ve medya mensuplarına mesajlar gönderiyorlar.

Gönderilen mesajlarda, Başbakan Erdoğan’ın 12 Haziran seçimlerinden önce, kamuda çalışan tüm sözleşmelilerin devletin hangi biriminde çalışıyorsa çalışsın hepsinin kadroya alınacağı yönündeki taahhüdünü yerine getirmesi gerektiği vurgulanıyor.

632 Sayılı KHK Sonrası Kafalar Karıştı:

194 bin 775 sözleşmelinin kadroya geçmesini düzenleyen 632 Sayılı KHK sonrasında bazı internet sitelerinde haberler yayınlandı. Mahalli idarelerde kısmî zamanlı çalışanlar hariç, tam zamanlı çalışan sözleşmeli personeli kapsam dışında tutan hiçbir hüküm yer almadı.

4 Haziran’dan sonra BEM-BİR-SEN gibi ilgili sendikalara müracaat ettiler ve “Kadroya alındınız” şeklinde geri dönüş aldılar. Bundan sonra rahat bir nefes alan mahalli idarelerde çalışan sözleşmeliler, aynı günlerde Başbakan Erdoğan’ın TGRT Haber Tv’de, mahalli idarelerde çalışanların kapsam dışı olduğunu söylediğinde tam bir hayal kırıklığı yaşadılar.

Seçimden Bugüne Gelinen Süreç:

Seçimden bugüne kadar ise hiçbir yetkili hangi gerekçelerle mahalli idarelerin kapsam dışında bırakıldığını açıklamadı.

Son günlerde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in  ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın yaptığı “Çalışma yapılıyor” açıklamaları da halen sözleşmeli olarak çalışanları tatmin etmedi.

Süreç içerisinde Devlet Personel Başkanlığı 632 Sayılı KHK’nın tebliğini, Mali Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü ise bu tebliğin rehberini yayınladı. Rehber içerisinde, hiçbir dayanak gösterilmeksizin, 5393 ve 5032’ye tabi çalışan sözleşmeli personelin kapsam dışı olduğunu ifade edildi.

Bir grup sözleşmeli personelin çabaları neticesinde açıklama yapan Başbakanlık Müsteşarı Özer Kontoğlu, mahalli idarelerde çalışanların KPSS sınavına girmeden atandığı ve “süreli akit” yapıldığından dolayı kadro talebinin karşılanmadığı şeklinde bir açıklama yaptı.

Bu açıklamadan yaklaşık iki hafta sonra ise 653 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Diyanet İşleri Başkanlığı 1000 adet “Fahri Kuran Kursu Öğreticisi”ni sadece yeterlilik belgesi ile KPSS puanı ve kurum sınavına tabi tutulmaksızın 4/B kadrosuna geçirerek devlet memuru olarak atamasını yaptı.

“Bu durum bile tek başına bizim apaçık mağdur edildiğimizi göstermiyor mu?” diye feryad eden sözleşmeliler psikolojik durumlarının günden güne kötüleştiğini belirterek Başbakan’a ve hükûmete şöyle sesleniyorlar:

“En büyük güvencemiz ise Sn Başbakanımızın, ‘Seçimden hemen sonra onları da halledeceğiz.’ sözüdür.

“Biz  mahalli idare sözleşmelilerinin, diğer sözleşmelilerden farklı olarak en önemli sorunumuz,iş güvencemizin siyasi etkileşimlere karşı son derece korumasız durumda bulunmasıdır. Bizler belediye meclisinin kararları ile işe başlayan, ücretleri belirlenen ve işlerine son verilen çalışanlarız.

Bir sözleşmeli belediye personeli, hangi partinin belediye başkanlığını döneminde işe girmiş ise, o partinin elemanı ya da sempatizanı olarak görüldüğünden, zamanla başkanlık değişimlerinde, sürekli acaba korkusu ile yaşamakta ve hak etmediği davranışlara ve zorbalıklara maruz bırakılmaktadır.

Statümüz gereği memur olduğumuz için, büyük sorumluluklar gerektiren milyonlarca liralık ihalelerin hazırlayıcısı, komisyon yetkilisi ve uygulayıcısı olduğumuz halde, hiçbir hukuki güvencemiz yoktur.

Oysa 632 saylı KHK ile devlet memuru kadrolarına atanan diğer personelin sözleşmeleri istisnasız olarak otomatik olarak uzatılmaktaydı.

Bu durumda, mahalli idareler sözleşmeli personelinin kadroya olan ihtiyacı, kadroya geçirilen diğer personellerden çok daha öncelikli bir durumdur.

Diğer önemli sorunlarımız ise, bütün sözleşmeliler gibi görevde yükselemiyor olmamız ve tayin hakkımızın olmamasıdır. Yıllarca aynı görevi yapsak bile kademe atlama, bulunduğumuz yerde yönetici konumuna gelme şansımız hiç yoktur.

Bizler sorumluluk verilen, ve fakat yetki verilmeyen çalışanlarız.

Psikolojik Durumumuz:

Son derece yoğun, stresli ve gelgitlerle geçirdiğimiz belirsizliklerle dolu olan bu üç buçuk aylık süreç, bir çok arkadaşımızın psikolojik olarak çöküntüye uğramasına ve sinirlerinin yıpranmasına yol açtı.

Mağduriyet psikolojisi bizleri ve bizlerle birlikte sorumluluğumuz altındaki eşlerimizi, çocuklarımızı, ailelerimizi perişan etti. Birçoğumuz artık yaşadığımız hiçbir şeyden zevk alamaz hale geldik ve yüzümüz gülmeye hasret kaldı.

Sürekli yoğunuz ve sürekli yorgunuz. Bilgisayar başında saatlerce oturmaktan bitap düştük, acaba müjdeli bir haber gelir mi diye. Psikolojik durumumuz ciddi anlamda bozulduğu için, iş verimimiz düştü ve agresif insanlar olduk.

Yaşadığımız bu travma sürecindeki belirsizlikler yüzünden, bir çok arkadaşımız, personel bölümlerindeki sorumlular ile yoğun polemikler yaşadılar ve yıl sonu için iştenatılacakları tehditlerine maruz kaldılar.Bu durumdaki arkadaşlarımızınyıl sonunda birkısmınınsözleşmelerinin feshedileceği gerçeği, kaçınılmaz bir biçimde önümüzde durmaktadır.

Bunlar yaşadıklarımızdan kelimelerle ifade edebildiklerimizdir.

Hal böyle iken, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. Maddesine göre işe girmiş olan‘’sözleşmeli personel’’ lerin, 657 Sayılı DMK’ nın  4 üncü maddesinin  (B) fıkrasınagöre  çalıştırıldığı açıktır.

Eğer öyle değiller ise,657 sayılı DMK’ nın 5 inci maddesindeki  ‘’Bu Kanuna tabi kurumlar, dördüncü maddede yazılı dört istihdam şekli dışında personel çalıştıramazlar.’’ Şeklindeki açık amir hükme rağmen bu personellerin DMK’ nın 4 üncü maddesinin hangi fıkrasına göre çalıştırılmakta oldukları izaha muhtaç bir durumdur.

Zamanla birbirimizden haberdar olup, bir facebook grubu kurduk. (http://www.facebook.com/groups/sozlesmelibelediyeci?ap=1)

Kısa zamanda 4 bin 500 kişiye ulaştık

Ayrıca bir de forum kurduk ve paylaşımlarda bulunuyoruz.

(http://www.gormeli.com)

 

Sonuç Olarak;

205 binkişi kadro alırken,  çok daha zor şartlarda çalışan 16.500 kişinin, şartlar  her ne olursa olsun kapsam dışı bırakılması, bizlerin gönüllerinde tamiri çok zor yaralar açmıştır.

Doğrusu,  bu yaranın sarılması ve tedavi edilmesidir.

Çözülebiliyor ise mevcut KHK ile ya da mevcut KHK’ ya yeni bir madde eklenerek, eğer çözülemiyor ise yeni bir KHK ile bir an evvel bu ayrıma son verilmelidir.

Sürecin uzamasıve bu mağduriyetin giderilmemesi, hiç şüphesiz bizleri daha da yaralayacak ve tedavisi  imkansız hale gelecektir.

Bu durum, bizler açısından sürdürülebilir değildir.

‘Gecikmiş adalet, adalet olmaktan çıkar.’

Beklentimiz, eşitlik ve adaletin sağlanması ve mağduriyetimizin giderilerek bizlerin de kadroya alınmasıdır.

En büyük güvencemiz ise Sn Başbakanımızın, ‘Seçimden hemen sonra onları da halledeceğiz.’ sözüdür. Temennimiz Sn. Başbakanımızın tüm Türkiye’ yi kucakladığı gibi, bizleri de kucaklamasıdır.”

-Sözleşmeli Mahalli İdareler ve İl Özel idaresi Çalışanları-

 

Şimdi Başbakan’ın ve ilgili kurumların seçim öncesi verilen ama seçim sonrasında rafa kaldırılan bu taahhüde ne yanıt vereceği merak konusu…

 

 

 

 

 

 

Kaynak:
Bu haber toplam 23410 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri