Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

AB ile Türkiye arasındaki tarihi imza atıldı

16.12.2013 11:08
Türkiye ve AB arasında "Vize Serbestisi Diyaloğu Mutabakat Metni" ve "Geri Kabul Anlaşması" imzalandı. Erdoğan imza töreninin ardından yaptığı açıklamasında "Yük olmaya değil, yük almaya geliyoruz" dedi.

3.5 yılın sonunda AB'ye vizesiz seyahat edebilme imkanı sağlayacak imzalar resmen atıldı. Törende konuşan Başbakan Erdoğan, 16 Aralık tarihinin gerçek anlamda milat olduğunu söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-AB Arasında Vize Serbestisi Diyaloğu ve Geri Kabul Anlaşması Ankara Palas'ta imza töreni düzenlendi. Törende, Geri Kabul Anlaşması’nı İçişleri Bakanı Muammer Güler,vize muafiyetine ilişkin protokolü ise Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu imzaladı.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satır başları:

DÖNÜM NOKTALARI

Bugün 16 Aralık 2013. Türkiye ile AB  ilişkilerinde gerçek anlamda bir milat oluşturuyor. Hükümetimizin işbaşına gelmesi ile yeni süreç başlamıştı. 17 Aralık 2004. Ve 3 Ekim 2005 tarihleri. Aynı şekilde çok önemli dönüm noktalarını teşkil etti. Bugün de tıpkı bu tarihler gibi hem bir milat özelliğini taşıyor hem de Türkiye – AB ilişkilerinde yeni bir süreç başlıyor. Karşılıklı imzalarla vatandaşlarımız vizesiz AB kapıları açılıyor ama önümüzde belli bir süreç var.

3.5 yıllık sürec sonunda vatandaşlarımıza vizesiz seyahat yolu açılacak.  Yeni sürecin Türkiye ve AB için hayırlı olmasını diliyorum. Vize uygulaması 12 Eylül 1980 sonrasında darbe rejiminin talep ettiği bir uygulamaydı. Özellikle ülkemizdeki aydın ve sanatçıların 12 Eylül’ün baskısından kaçmasını önlemek için vize engeli konulmuştu. Bugün böyle bir kaçışı gerektirecek bir durum kalmadı.


Süreçte sorun yaşanmazsa

Eğer Türkiye, yükümlülüklerini yerine getirir ancak makul bir süre içerisinde Avrupa Birliğivize muafiyeti tanımazsa, Türkiye tek taraflı olarak geri kabul anlaşmasını askıya alabilecek. Süreçte herhangi bir sorun yaşanmazsa, en az 3 yıl sonra, Türk vatandaşları için vizesiz Avrupa kapıları açılacak.

GÖÇ ALIYORUZ

Özellikle 11 yıl içinde yaptığımız reformlarla Türkiye kaçılan ülke değil tam aksine dönülen ülke oldu. Terketmek zorunda kalan sanatçılar artık tek tek dönüyorlar. Öğrencilerimiz kendi ülkelerinde özgürce okuyabiliyorlar.

11 yılda 7 milyona yakın insana istihdam sağladık. Türkiye artık işgöçü veren değil bu anlamda göç alan bir ülke. 103 ülkeye uçan THY şu anda 236 noktaya uçuş yapabiliyor.

Türkiye'den yurt dışına gidenler eskisi gibi baskılardan kaçmak için değil, iş kurmak yatırım yapmak nerde mazlum varsa onlara yardım için koşuşturuyor.

69 ÜLKEYE VİZESİZ SEYAHAT

2002’de vatandaşlarımız 42 ülkeye vizesiz seyahat ediyordu, biz bu sayıyı 69’a çıkardık. En son Rusya ile vizeleri kaldırdık. Hiçbir sorun yaşamadık. AB ile vizeler kalktığında kimsenin endişesi olmasın. En küçük bir sorun yaşamayacaklardır. İş adamlarımız, sanatçılarımız, sporcularımız, STK’larımız daha rahat seyahat edecekler.

YÜK OLMAYA DEĞİL YÜK ALMAYA GELİYORUZ

Her zaman söylüyorum, yük olmaya değil yük almaya geliyoruz. Vize engeli çok daha önce kaldırılmış olmalıydı. AB'ye aday ülkeler gibi Türkiye de yararlanmalıydı.

3.5 YIL FAZLA

Biz üç buçuk yılın çok fazla olduğuna inanıyoruz. Sürecin kısaltılmasından yanayız. Öyle tahmin ediyorum ki, imkanlar ölçüsünde daha kısa zamanda tamamlanması için bu adımları atmamızda fayda var. Geri kabul anlaşması konusunda da Türkiye üzerine düşeni hakkıyla yerine getirecektir.

YENİ BİR HEYECAN

Son dönemde 22. faslın müzakereye açılması ve bu imzalar yeni bir ivme kazanacak.  Şimdi Ocak ayında bir temasla AB sürecimize daha fazla ivme kazandıracağız. Her Bakanlar Kurulu toplantımızın değişmez bir maddesi vardır. Ben süreci hep cebimde taşıyorum.

2014 YILI FARKLI BİR YIL OLACAK

22 Ocak’ta Brüksel’e resmi ziyaret gerçekleştiriyoruz. 27-28 Ocak tarihlerinde de Fransa Cumhurbaşkanı Türkiye’ye ziyarette bulunacak. Bu trafik devam edecek ve 2014 yılı Türkiye AB ilişkileri açısından farklı bir yıl olacak

AB'YE İDAM SİTEMİ

Mısır'da askeri darbeyi şiddetle kınadık, Suriye meselesine insanı nazarla bakıyoruz. 150 bin insanın öldüğü ülkede her gün 10'ar 10'ar çocuklar ölüyor. İdam cezasının olmadığın AB'nin Bangladeş'teki idamda sesini yükseltmesiin beklerdik. Ben duymadığıma göre dünya da duymamıştır.

Her ülkede her coğrafyada Türkiye olarak sadece hakkı hukuku adaleti ve vicdanı savunuyoruz. Attığımız bu imzaların bir milat olduğuna inanıyorum."

Bu haber toplam 1060 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri