Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

"İslami partilerle çalışabiliriz"

08.11.2011 14:33
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, ülkesinin Arap Baharı'nın etkisiyle Müslüman dünyasında yükselen İslami kökenli partilerle çalışabileceğini söyledi.

Clinton, Washington'da Ulusal Demokratik Enstitüsünce düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, Kuzey Afrika ve Ortadoğu'daki demokratik değişimlere açık destek verdi.

 

ABD'nin, bölgede oluşan yeni siyasi görünüme açık fikirlilikle ve ''demokrasiye verilen uzun vadeli desteğin, otoriter rejimlerle ittifakın getirdiği kısa vadeli yararlara üstün geldiği'' anlayışıyla yaklaşacağını ifade eden Clinton, diktatörlerin yıllar boyunca kendi halklarına, radikallerin güç kazanmasını önlemek için otoriter yönetimleri kabul etmeleri gerektiğini söylediklerine ve bu söylemin çoğu zaman ABD tarafından da benimsendiğine dikkati çekti.

Clinton, ABD'nin çıkarlarının zaman zaman Ortadoğu'da demokrasiye verdiği destekle uyuşmazlık gösterebildiğini ancak yine de demokratik özgürlüklerin uzun vadede istikrarın en iyi garantisi olduğunu kaydetti.

''Çıkarlarımızın tümünün birbiriyle uyuşmadığı zamanlar olacak. Bu bir gerçek'' diyen Clinton, ülkesinde özellikle Cumhuriyetçi çevrelerce dile getirilen, ABD Başkanı Barack Obama yönetiminin Arap Baharı'na verdiği desteğin ''laik yönetimlerin İslamcıların eline geçmesine kapıyı açtığı'' şeklindeki eleştirilere de yanıt vererek, Müslümanların demokrasiyle yaşayamayacağı iddialarını ''onur kırıcı, tehlikeli ve yanlış'' olarak niteledi.

-Türkiye ve İran'ı karşılaştırdı-

Tüm İslami kökenli partilerin aynı olmadığına değinerek, Türkiye ile İran'ın karşılaştırmasını yapan Clinton, ''Hem Türkiye, hem de İran, dini köklere sahip partilerce yönetiliyor ama modelleri ve davranışları birbirlerinden çok farklı'' dedi.

Clinton, ABD'nin, görüşleri tamamen uyuşmasa da demokratik yollarla seçilen liderlerle birlikte çalışmaya hazır olması gerektiğini, temel değerleri savunmada isteklilik gösteren tüm birey ve partilerle çalışabileceklerini vurgulayarak, ''Partilerin kendilerini nasıl adlandırdıklarından çok, onların ne yaptığını önemsiyoruz'' ifadesini kullandı.

Dindar ve laik partilerin aynı şekilde ''şiddeti reddetmesi, hukukun üstünlüğüne uyması, ifade, din, dernek kurma ve toplanma özgürlüğüne, kadın ve azınlık haklarına saygı göstermesi ve seçimlerde yenilgiye uğramaları halinde iktidarı bırakmaları gerektiğini'' belirten Clinton, isim vermeden, Mısır'da eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in devrilmesinin ardından iktidarı elinde bulunduran askeri konseyi seçimler konusunda çok yavaş davranmakla eleştirdi.

Clinton, ''Eğer zaman içerisinde Mısır'daki en kuvvetli siyasi güç, seçilmemiş yetkililerin doldurduğu bir hale dönüşürse, gelecekteki huzursuzlukların tohumlarını ekmiş olurlar. Böyle bir durumda Mısırlılar, tarihi bir fırsatı kaçırmış olacaklar'' diye konuştu.

Geçiş süreçlerinin kolay olmadığını, ''kaotik, istikrar gözetmeyen ve hatta şiddet içerir'' şekilde cereyan edebileceğini kaydeden Clinton, ''32 yıl önce bir diktatörü deviren ancak bu devrimleri, o tarihten bu yana kendilerine baskı uygulayan aşırılık yanlılarınca gasp edilen İranlılara sorun'' ifadesini kullandı.

Arap Baharı'nda ABD'nin rolüne ilişkin olarak, ''Devrimler bize ait değil. Bunlar bizim tarafımızdan yapılmadı, bizim için ya da bize karşı da yapılmadı'' diyen Clinton, ülkesinin, demokrasiyi muhafaza etmelerinde yardımcı olmak için Tunus, Mısır ve Libya halkıyla birlikte çalışacağını belirtti.

Clinton, Suriye konusunda da ''Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, değişimi erteleyebilir ancak halkının meşru taleplerini sonsuza dek reddedemez'' diyerek, geleceği silah zoruyla zapt etmeye çalışan liderlerin günlerinin sayılı olduğunu ifade etti.

ABD Dışişleri Bakanı Clinton ayrıca, Arap-İsrail sorununda yaşanan çıkmazın Ortadoğu'daki sürdürülemez statükolardan biri olduğunu sözlerine ekledi.

Bu haber toplam 1316 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri