Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ABD'den YSK kararı için ilk tepki

20.04.2011 02:41
ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Philip Gordon, YSK'nın bağımsızlarla ilgili iptal kararına ilişkin açıklama yaptı.

ABD Dışişleri Bakanlığının Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Philip Gordon, Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) 12 bağımsız milletvekiliyle ilgili iptal kararına ilişkin olarak, "özel bir yorumda bulunamayacağını, ancak genel anlamda, kapsayıcı bir siyasi sürecin olması ve insanların siyasi nedenlerle saf dışı bırakıldığına yönelik bir algının oluşmasından kaçınılmasının kritik derecede önemli olduğunu" söyledi.

Gordon, Washington'daki Yabancı Basın Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, YSK'nin 12 bağımsız milletvekiliyle ilgili iptal kararına ilişkin bir soruyu da yanıtladı.

Konuyla ilgili haberleri gördüğünü belirten Gordon, ancak bu kararla ilgili ve her bir vakaya yönelik konu bazlı değerlendirmede bulunmayacağını söyledi. Gordon, "Ancak daha genel anlamda şunu söyleyebilirim; kapsayıcı bir siyasi sürecin olması ve insanların siyasi nedenlerle saf dışı bırakıldığına yönelik bir algının oluşmasından kaçınılması kritik önem taşıyor" dedi.

Bir gazetecinin, ABD Dışişleri Bakanlığının insan hakları raporunda Türkiye'de basın özgürlüğünün gerilediğine yönelik tespitlere dair bir sorusu üzerine de Gordon, "Raporda yazanların arkasındayız. Birçok şekilde, birçok yerde, Türkiye ve diğer birçok ülkeyle ilgili olarak, ifade özgürlüğünün ve bağımsız medyanın sahip olduğu kritik önemin altını çizdik. Bence insan hakları raporu, Türkiye'de görmekte olduğumuz gidişatlar konusunda ve bağımsız ve özgür bir medyanın olmasının önemi hakkında net" diye konuştu.

Gordon, "Ergenekon" soruşturması kapsamındaki tutuklamalarla ilgili bir soru üzerine de bu konuda da özel bir yorumda bulunmayacağını vurgulayarak, "Bu çok karmaşık bir konu. Bir önceki soruya verdiğim cevaba benzer bir cevap vereceğim. Burada önemli olan, hukukun üstünlüğü, şeffaflık ve kapsayıcılık gibi belli ilkelere saygı gösterilmesi. Bu kadar mesafeden, belirli davalar hakkında neler olduğunu tam olarak anlayabilmek mümkün değil" dedi.

"Sizce Türkiye'de şu anda bu ilkelere saygı gösteriliyor mu?" sorusuna da Gordon, "Bu mesafeden, her bir tutuklamanın hukukun üstünlüğüne uygun olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapamam" yanıtını verdi.

-"RADARIN NEREYE YERLEŞTİRİLECEĞİNE HENÜZ KARAR VERMEDİK"-

NATO'nun Avrupa'da oluşturulmak istenen füze kalkanı projesiyle ilgili bir soru üzerine de Gordon, sistemin en etkin biçimde çalışması için, en ideal yer olarak Güneydoğu Avrupa'da bir radarın yerleştirilmesine ihtiyaç olduğu yönündeki açıklamalarını hatırlatarak, "Radarın yerleştirilmesi için en iyi yerin neresi olduğunu belirleme süreci içindeyiz. Bu konuda henüz karar vermedik, ancak bu yıl içinde, radarın nerede olması gerektiği konusunda kesin bir karara varacağız" ifadelerini kullandı.

Gordon, "Libya'da ateşkes sağlanmasında Türkiye'nin olası bir arabuluculuk rolüne" ilişkin soruyu yanıtlarken, Libya'da sivillerin korunması ve BM Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanmasını içeren spesifik hedeflerle bir askeri operasyonun yürütüldüğüne dikkati çekerek, ABD Başkanı Barack Obama'nın, Libya lideri Muammer Kaddafi'nin iktidarı terk etmesi gerektiğini açıkça ortaya koyduğunu hatırlattı.

Kaddafi'nin iktidardan ayrılmasından sonra da siyasetin devreye sokulması, Libya halkının temsil edilmesi gerektiğini açıkça vurguladıklarına işaret eden Gordon, bu sürece yardım etmek için atılan adımlardan biri olarak, BM Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi Abdelilah El Hatip'in atandığını ve El Hatip'in bu rolü oynadığını söyledi.

Gordon, "Hatip'in çabalarını hepimizin desteklemesinin önemli olduğunu düşünüyorum, ancak geniş uluslararası koalisyonun üyeleri olarak bizler de kendi aramızda, Libya'nın siyasi geleceği hakkında konuşmaya devam etmeliyiz. Ancak yeniden vurgulamak isterim ki; Libya'nın siyasi geleceği Libya halkına bağlı" diye konuştu.

Türkiye'nin, Libya konusundaki Temas Grubu'nun ve NATO'nun diğer üyeleri gibi bu sürecin bir parçası olduğunu ifade eden Gordon, "Önce bir ateşkese varılması, Kaddafi'nin iktidardan ayrılması ve kapsayıcı bir siyasi sürecin sağlanması için Libyalılara nasıl yardım edilebileceği konularında Türkiye ve diğer bazı müttefiklerimizle görüşmeler yapıyoruz" dedi.

Gordon, Türkiye-Ermenistan ilişkileriyle ilgili bir soru üzerine de Türk muhataplarıyla olan görüşmelerinde bu konunun sık sık gündeme geldiğini, bu konuya önem verdiklerini söyledi.

Türkiye-Ermenistan ilişkilerini güçlendirmek için son birkaç yılda verilen çabaları desteklediklerini vurgulayan Gordon, "Bu çabalar son dönemde hız kaybetmiş durumda. Bundan üzüntü duyduğumuzu belirtmiştik, çünkü normalleşme sürecine devam etmenin, ilişkileri yeniden tesis etmenin ve dostça ilişkilere, iki ülkeye de yarar sağlayacak bir açık ticarete sahip olmanın iki ülkenin de çıkarına olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla iki ülke arasında doğrudan diyaloğa ve ilişkilerin normalleşmesine kuvvetli desteğimizi sürdürüyoruz ve her iki taraftan muhataplarımızla görüşmelerimizde bunu sık sık gündeme getiriyoruz" diye konuştu.

Bu haber toplam 1190 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri