Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Abdullah Gül BM kurulunu eleştirdi

25.09.2013 01:18
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, BM Genel Kurulu'na hitap etti
İşte Abdullah Gül'ün konuşmasından detaylar..
 
İşte Gül'ün BM Genel Kurulu'ndaki konuşması:
 
- Sözlerime Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun 68'inci Toplantısı'nın başkanlığını üstlenmiş olması vesilesiyle Sayın Dr. John Ashe'ye samimi tebriklerimizi ileterek başlamak istiyorum.
 
- Bu tarihi toplantı için burada toplanmışken Kenya, Irak ve Pakistan'daki terör saldırılarıyla ilgili haberler hepimizi derinden üzmüştür. Bu saldırıları en kuvvetli şekilde kınıyoruz. Kederin ve büyük acıların yaşandığı bu anda, dualarımızı ve başsağlığı dileklerimizi hayatını kaybedenlerin ailelerine sunuyoruz.
 
- 21'inci yüzyıla girdiğimizde geleceğe iyimserlikle bakmak için birçok nedenimiz vardı. Nitekim, Soğuk Savaş döneminin husumet ortamının son bulduğunu ve dünyanın ahlaki dengesinin barış arayışına yöneldiğini görmüştük.
 
- Kalıcı bir barışın, sadece savaşın yokluğundan ibaret olmadığının bilincindeydik. Uluslararası toplum olarak, istikrarlı bir dünya düzeni için birlikte çalışmanın zorunluluğunun idraki içindeydik. Bu anlayış doğrultusunda, Birleşmiş Milletler sisteminin temelini oluşturan evrensel ilkelere yönelik güçlü taahhüdümüzü muhafaza ettik. Ayrıca, dayanışma ve işbirliği ruhuyla, terörizm belasına karşı uluslararası düzeyde etkili yanıtlar geliştirdik.
 
SORUMSUZ LİDERLER
 
- Ne var ki, günümüzün en derin krizleri iç çatışmalardan neşet etmektedir. Bu tür çatışmalar gerek sıklık, gerek boyut bakımından artış göstermektedir.
 
- Yönetilenlerin yönetenlerden rızalarını çekmelerinden kaynaklanan siyasi meşruiyet sorunlarına dayalı bu tür çatışmalar, ülke içi düzenlerin sarsılmasına yol açmaktadır.
 
- Siyasi meşruiyetten yoksun liderlerin hepsi, ortak bir yanılgı içindedirler: Geleceği görmek ve dönüşümü yönetmek yerine, kendi halklarına karşı sorumsuz hareketlerle zaman kazabileceklerine inanırlar.
 
- Nihayetinde bu tür iç çatışmalar Suriye'de tanık olduğumuz trajedideki gibi iç savaşlara yol açmaktadır.
 
- Bu liderlerin eylemlerinin kendi sınırlarının ötesinde de barış ve güvenliğe yansımaları olmaktadır. Bazı liderlerin, kendi güvenliklerini diğer ülkelerde güvenlik sorununa sebep olacak şekilde belirlemekte ısrar etmeleri halinde, müşterek (kolektif) güvenlikten söz edilemez.
 
- Bugün, bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğin sağlanması, her bir ülkede iç düzeninin idamesine bağlıdır.
 
- Bölgesel ve uluslararası güvenliğin anahtarı gerçek iç barıştır. Bu konu, önümüzdeki yıllarda daha fazla karşılaşacağımız bir mesele olmaya devam edecektir.
 
GÜÇLÜ VE GÜVENİLİR BM
 
- Sayın Başkan, haklılığın kimsenin tekelinde olmadığını hepimiz biliyoruz. Yine de BM sisteminin işlevlerine bir bütün olarak değinmek istiyorum.
 
- Güçlü, etkin ve güvenilir bir BM, hepimizin ihtiyacıdır. Günümüzün küresel gerçeklerine hazırlıklı bir BM'ye ihtiyaç duyuyoruz. Böyle bir BM, uluslararası barış ve güvenliğin muhafazası için harekete geçme yeteneğine sahip olmalıdır. Güvenliği, adaleti ve insanların temel hak ve özgürlüklerini koruyabilmelidir. Kuvvete dayanan siyaset uğruna bu asli sorumluluğunu asla terk etmemelidir.
 
GÜVENLİK KONSEYİ TEPKİSİZ KALMAMALI
 
- Güvenlik Konseyi'nin tepkisiz kalmasının, saldırgan rejimleri cesaretlendirdiğinin bilincinde olmalıyız.
 
- Acımasız eylemlerin faillerini adalete ve hukuka teslim etmeye muktedir bir BM'ye ihtiyacımız var. BM'nin kurucularının tasavvur ettiği gerçek barışçı bir dünyaya ancak böyle bir BM'yle ulaşabiliriz. Bu asli bir hedef olmanın ötesinde, acil bir ihtiyaçtır.
 
- BM sisteminin anlamını korumasının ve güvenilir kalabilmesinin yegane yolu, kararlı adımlar atabilmesidir.
 
- Dünyadaki yeni koşullar ışığında, gerçek anlamda demokratik, temsil kabiliyetine sahip, etkin ve hesap verebilir bir Güvenlik Konseyi gerekmektedir.
ROTAHABER
 


 

Bu haber toplam 900 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri