Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Aç gözünü Türkiye, aç gözünü Türk vatandaşı!

11.12.2010 12:22
Türkiye yüzyılın fırsatlarını yakalamış durumda ve Türkiye'de birileri bundan çok ama çok rahatsız. Aç gözünü Türkiye, aç gözünü Türk vatandaşı! Geleceğine de sahip çık, yoksa eski çakallar canlanmak üzere! Yiğit Bulut'un yazısı...

Yiğit Bulut'un yazısı

"Büyük Türkiye" fikri "iki yumurtada" kaynadı, gitti...
Nasıl mı? Arz edeyim... Eski İtalya Başbakanı ve birçok önemli ismin "gelecek 10 yılın ülkesi Türkiye" tezini yazarak, konuşarak kamuoyu ile paylaştıkları saatlerde, Türkiye öğrencisinden-polisine, vatandaşından-siyasetçisine büyük olmadığını ve olamayacağını kanıtlamakla meşguldü... İstanbul'da başrolde lüzumsuz şekilde "sertleşen" bir polis, Ankara'da ise "öğrenci kılığına girenlerin" kanına girdiği lüzumsuz şekilde konuşmayı engelleyen öğrenciler vardı... Sevgili dostlar, amacım medyamızın malum unsurları gibi kimseyi suçlamak veya aklamak değil, bu yazıyı kaleme alırken tek bir hedefim var; Büyük Türkiye, genleşen model, hepimizin artacak hayat kalitesi gibi önemli "potansiyel gelişmelerin" böyle abuk subuk bir algılama içinde yol olup gidebileceği...

Peki neler oluyor? Bunlar gerçekten "doğal" öğrenci eylemleri mi yoksa bir merkezden yönetilen bilinçli bir saldırı mı söz konusu?

Tek bir çıkarım dahi yapmadan gördüklerimi ve çıkarımlarımı sizlere aktaracağım ve "sentezi" sizlere bırakacağım. Maddeler halinde ilerleyelim:

1- Polisimizin İstanbul'daki tepkisi anlamsız. Kadıköy Meydanı'na yukarıdan aşağıya her yeri kırarak inen PKK militanlarını seyreden polis, anlamsız bir şekilde fiziki olarak karşı koymaları mümkün olmayan bir topluluk ile sıcak temasa giriyor...

2- Başbakan Erdoğan'ın İstanbul'da olması ve özellikle küresel güçlere karşı duruşu yüzünden güvenlik sorunları yaşaması, polisin sinirini ciddi anlamda bozmuş durumda.

3- Polis anlamsız davranıyor fakat karşıdaki toplulukta da "Hiç sorun yok" denilemez. Konuyla hiç alakası olmayan tipler araya sızmış ve olayı tahrik edenler olarak başroldeler. Polisten bize gönderilen kamera görüntülerinde "Yerde tekmelenerek çocuğu düştü" denilen genç kızımızın, ilk temasta hiç darbe almadığı açık seçik görülüyor. Sonrasında başka bir sıcak temas olduysa onu şu an bilmiyoruz.

4- Topluluk içinde gerçekten "Türkiye'nin ekseni kayıyor, protesto edelim" diyenler ve buna kalpten inananlar olduğu gibi, araya bunları yönlendiren provokatörlerin de karıştığı açık.

5- Ankara'da durum çok farklı. Orada konuşmak isteyen, hangi görüşten olursa olsun, iki hukuk profesörü ve konuşturulmamalarının tek bir anlamı var: Hazırlanmış bir provokasyon var. Bu eylem sırasında ve sonrasında medyamızın bir bölümünün "İstanbul ile Ankara olaylarını" birleştirerek "Türkiye'de öğrenciler kalkışmada" algısı yaratmaya çalışması da ayrıca sorgulanacak bir durum.

Olayların içinden polisin hatalı olduğu bölümleri ve gerçekten yürekten ve akıldan protesto edenlerin eylemlerini ayıkladığınızda, bir gerçek ortaya çıkıyor: Toplam içinde dışarıdan yönetilen katkının payı az değil. 1950-1980 arasında oynanan oyunu deneyenler ufaktan konuya giriyorlar.

Sevgili dostlar, konu siyasi otorite veya şu parti-bu parti noktasında algılanıp analiz edilecek kadar basit değil. Türkiye "yüzyılın fırsatlarını" yakalamış durumda ve bu gidiş özellikle Ortadoğu'da-Orta Asya'da ve Türkiye'de pozisyon kaybeden "yerleşikleri" çok ama çok rahatsız ediyor. Bu noktada sentezi size bırakıyor ve bir çağrı ile bitirmek istiyorum: Kim kiminle hesaplaşırsa hesaplaşsın, ben vatandaş olarak bir gerçeğe dikkat ediyorum; bu ülkenin tekrar yüksek faiz ateşiyle yandığı, malum medya-siyaset-ticaret dengesinin kurulduğu, medya patronlarının başbakan tayin ettiği, patronların gazeteci süsü verilmiş yabancı pasaport taşıyan "yancılarının" gazeteci kimliğiyle büyükelçilere kendi ülkesini ispiyon ettiği ve en önemlisi yerli-yabancı yerleşiklerin kanımızı emdiği bir yapıya asla ama asla dönmek istemiyorum...

Aç gözünü Türkiye, aç gözünü Türk vatandaşı! Bu mal senin, kârına da, geleceğine de sahip çık, yoksa eski çakallar canlanmak üzere!

Not: Sokaktaki çatışma kadar borsadaki satış ve dolardaki hareket de "küresel kriterler" ile bakınca anlamsız. Bir taraftan bir şey geliyor ama ne!

HABERTÜRK Gazetesi

Bu haber toplam 2206 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri