Açılımın Gölgesindeki Nato Ziyareti

Açılımın Gölgesindeki Nato Ziyareti

Nato Genel Sekreteri Rasmussen Kritik dönemde Türkiye'ye ziyarete geliyor.

Nur Batur'un röportajı

Sunuş

60 yıl önce NATO'yu kuranlar bugünkü dünyayı nasıl hayal ettiler acaba? Sovyet imparatorluğunun 50 yılda domino taşları gibi yıkılacağı kimin aklına gelirdi ki! Hele komünizm kabusunun yerini İslam adına korku salan teröristlerin alacağı, koskoca Batı ittifakının Afgan dağlarında terörist avına çıkıp sarsılacağı... Soğuk savaştan zaferle çıkan NATO, 8 yıldır, Afgan dağlarında El Kaide ve Taliban'la savaşıyor ama başa çıkamıyor ve 60 yıllık tarihinin en kritik dönemini yaşıyor. İşte böyle kritik bir dönemde dev Batı Savunma ittifakının başına Danimarka'nın ünlü Başbakanı Angers Fogh Rasmussen oturdu.

Hem de Türkiye'nin karşı çıkmasıyla kopan büyük gürültüyle! 1 Ağustos'ta Batı Savunma İttifakı'nın patronu olan Rasmussen ilk iş olarak Afganistan'a uçtu. Yarın da Ankara'ya geliyor. Rasmussen'le, bu ziyaret öncesinde Brüksel'deki NATO karargahında görüştük. NATO'nun merkezine yıllar içinde kaç kez gittim hatırlamıyorum. Ama ilk kez patronun çalışma odasına girdim. Rasmussen, başlangıçta tedirgindi. Belli ki, Genel Sekreter olmasına karşı çıkan Ankara'ya yanlış algılanabilecek mesajlar vermekten korkuyordu. "05.30'da kalkıp bir saat koştuktan sonra 07.00'de çalışmaya başladığınızı duydum. Sizinle çalışanlar çok mutludur herhalde" diye takılınca kahkahayı patlattı. Rasmussen PKK'dan Kürt sorununa, Afganistan'dan Kıbrıs'a kadar birçok konuda net mesajlar verdi. İşte NATO'nun yeni patronundan tarihi mesajlar :

Başbakan olarak başarılıyken neden en kritik döneminde NATO Genel Sekreteri oldunuz? Ateşten gömlek giymiş olmadınız mı?
Büyük bir misyon üstlendiğimi biliyorum. Başbakanken Danimarka'nın uluslararası askeri operasyonlara katılımını sağlayan önemli kararlar aldım. Balkanlar'da, Afganistan'da... Bu çalışmalarımı NATO'da sürdürebileceğim. 28 müttefik ülkenin desteğiyle başaracağıma inanıyorum.
28 ülke diyorsunuz ama Türkiye size karşı çıktı. İlk kez böyle bir kriz yaşandı. Zor bir başlangıç olmadı mı?
İlk kez olmadı bence. Geçmişteki genel sekreter atamalarında da tartışmalar olmuştur. Bu çok normal. Hür demokrasilerin olduğu bir ittifakımız var. Açık tartışmalarımız olur, sonunda oybirliğiyle karar alırız.
Peki Türkiye'yle buzları nasıl eriteceksiniz?
Türkiye ve Türk hükümetiyle işbirliğini geliştirmek için elimden gelen her şeyi yapacağım. Başbakan Erdoğan'la Genel Sekreter olduktan birkaç gün sonra İstanbul'da görüştüm. Çok yapıcı ve olumlu bir görüşmeydi. Türkiye'yi çok önemli bir müttefik olarak görüyorum.

HATA NEREDE

Aslında Türkiye, Hz Muhammed'i terörist olarak gösteren bir karikatürü savunan bir siyasetçinin NATO'nun İslam dünyasıyla diyalogu kurmakta, Taliban ve El Kaide'yle savaşta zorluk çekmesinden kaygı duydu...
Buna katılmıyorum. Birçok Müslüman ülkeyle diyalog başlatmak için şimdiden harekete geçtim.
Peki İslam dünyasıyla diyalogu nasıl güçlendireceksiniz?
Önceliklerimden biri NATO'nun benden önce başlattığı İstanbul İşbirliği ve Akdeniz diyaloğunu geliştirmek. Bu ülkelerin büyükelçilerini davet ettim. Çok olumlu görüşmeler yaptık. Ülkelerine davetler aldım. Bu yönde de çok önemli adımlar atacağım. Önceliğim bu olacak.
Karikatür krizine dönersek, o sırada randevu isteyen bazı İslam büyükelçileriyle görüşmeyip hata yaptığınızı söyleyenler var. Diyalog kurmamak hata mıydı?
Aslında diyaloğumuz vardı. Onlara bir cevap yazdım. Sonra bütün ülkelerin temsilcileriyle görüştüm.

KARİKATÜR KRİZİ GEÇMİŞTE

Yani "karikatür krizi aşıldı" diyorsunuz...
Evet. bunun geçmişte kaldığını düşünüyorum. Geleceğe bakıyorum ve Türkiye'yle birlikte bu ortaklıkları nasıl geliştireceğimizi görmek istiyorum.
Atanmanız sırasında Obama, Gül ve sizin aranızda bir uzlaşma sağlanmıştı. Kararlar ne zaman uygulanacak?
Konuşmalarımızla ilgili bir yorum yapmak istemiyorum. Genel bir anlayışa vardığımızı doğrulayabilirim. Bu anlayışı da uygulayacağım.
Türkiye askeri ittifakta yeterince temsil edilmediğini düşünüyor değil mi? Örneğin Bir Türk genel sekreter yardımcısını ne zaman göreceğiz?
Evet, Türkiye'nin askeri ittifakta ve NATO çalışanları arasında yeterince temsil edilmediğine ilişkin haklı endişeleri var. Bu kaygılar reform gündemimde yer alıyor. Biliyorsunuz NATO'da bütün kararlar oybirliğiyle alınıyor. Bütün müttefiklerden reformları yapmak için destek bekliyorum.

TÜRKİYE ANAHTAR OLABİLİR

Soğuk savaş döneminde Türkiye NATO'nun uç karakoluydu. Şimdi özel bir görevi var mı?
Türkiye'nin çok önemli bir stratejik rolü var. Avrupa, Orta Asya ve Ortadoğu arasında bir köprü. Afganistan sorununda, hem askeri hem de siyasi açıdan çok daha güçlü bir rol oynayabilir.
Nasıl bir siyasi rol?
Siyasi açıdan hem Afgan hem de Pakistan hükümetiyle yakın ilişkileri var. Türkiye bütün bölgede anahtar rolü oynayabilir.
Ya askeri açıdan ne istiyorsunuz?
Afgan ordusunu eğitme görevine daha fazla katkı yapmasını isteyeceğim.

3. DÜNYA SAVAŞI İHTİMALİ YOK

Amerika ve Batı açısından ikinci sorun da Irak. ABD çekiliyor. NATO, Irak'a daha fazla girebilir mi?
NATO, Irak ordusunun eğitilmesinde görev aldı. Daha ileri bir misyon üstleneceğini tahmin etmiyorum.
Bazı yorumcular 3. dünya savaşının dine dayanan medeniyetler çatışması sonucunda çıkacağını düşünüyor. Siz de bundan endişe ediyor musunuz?
Hayır, böyle yaygın bir savaş ihtimalini görmüyorum. Ama uluslararası terör tehdidi altındayız. Bunun da dinle alakası yok. Sorun dinin istismar edilmesi ve şiddet sorunu. Türkiye terörün ne olduğunu çok iyi biliyor. Barış ve özgürlük içinde yaşamak isteyen herkes terörle savaşa katılmalı.

PKK TERÖR ÖRGÜTÜDÜR

Evet, Türkiye 25 yıldır PKK'yla savaşıyor. NATO, Türkiye'ye nasıl destek verebilir?
Öncelikle şunu belirteyim. PKK terör örgütüdür. NATO da, PKK'yı terör listesine aldı. PKK'ya yaklaşımımızla ilgili hiçbir soru işareti yok. NATO terörle mücadele için her şeyi yapacaktır. Zaten şu anda Afganistan'da terörle savaşıyoruz.
Şu anda hem Irak, hem de Türkiye'deki genel siyasi, ekonomik ve askeri durum sizce PKK'yı silah bırakmaya zorluyor mu?
Eğer Türk hükümeti de Kürt açılımını sürdürürse... NATO Genel Sekreteri olarak Türkiye'nin içişlerine karışmayacağım. Türk hükümetinin, PKK ya da diğer alanlardaki terörle mücadelede her şeyin yapılması gerektiği görüşüne katılıyorum.
Talabani ve Barzani'yle görüştüm. PKK'nın silah bırakmasını istediler. Irak'ın geleceği biraz da PKK'nın silinmesine bağlı. Irak'ı parçalanmasını önlemek için ne yapmak gerekiyor?
NATO'nun rolünün, Irak ordusunun eğitimiyle sınırlı olması gerektiğini düşünüyorum. Bence bu, sorunuzun önemli bölümüne de cevap niteliği taşıyor. Irak'ı birarada tutmak, Irak güvenlik güçlerini güçlendirmekten geçiyor.

PKK DERHAL SİLAH BIRAKSIN

PKK barış fırsatını yakalamak için derhal silah bırakmalı mı sizce?
Derhal bırakmalılar. Terörist faaliyetler kabul edilemez.
Yani "Koşulsuz bırakmalı" mı diyorsunuz?
Evet, bu kadar.
PKK'ya silah bırakması için açık çağrı yapıyorsunuz ama Roj TV Danimarka'dan yayın yapmaya devam ediyor. Başbakanken Roj TV'ye dokunmadınız...
Artık Danimarka Başbakanı değilim ama eğer Roj TV'nin Danimarka yasalarına aykırı yayın yaptığına ilişkin açık delil bulunursa, yetkili makamlar televizyonun kapatılması için yasal tedbirler alacaktır.
Türk halkına mesajınız nedir?
Türkiye çok önemli bir müttefiktir. Türkiye'yle işbirliğini ve ilişkileri geliştirmek istiyorum.

(Sabah)

Etiketler :