Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ahmet Altan ŞOK KCK İTİRAFI

23.10.2011 01:16
Daha önce Kürt siyasetinin önü KCK operasyonları ile engelleniyor eleştirisinde bulunan Ahmet Altan'dan çarpıcı bir KCK itirafı geldi.

KCK operasyonlarını eleştirenler, KCK'nın gerçek yapısını ve asıl amacını hep es geçiyorlardı. KCK operasyonlarını Kürtlerin siyaset hakkının engellenmesi olarak görüyorlardı.

Bir kısım ise KCK'yı PKK'nın şehir yapılanması olarak tanımlıyordu. Oysa aylardır "KCK alternatif bir devlet projesi. Anayasası bile var. KCK Sözlemesi'nde herşey yazıyor" diyen bazı terör uzmanların dilinde tüy bitti.

Ancak buna rağmen KCK'nın PKK'yı da içine alan bir devlet sistemi olduğunu ve ne kadar tehlikeli olduğunu hala bilmeyenler var. İktidar partisinin milletvekilleri bile bilmiyordu İçişleri Bakanı'nın verdiği brifinge kadar.

AKP'nin Kızılcahamam Kampı'nda İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, terör konusunda verdiği brifinde KCK'yı en ince ayrıntılarına kadar vekillere anlatmış, milletvekillerinin de "Biz bu kadar tehlikeli olduğunu bilmiyorduk" dediği ortaya çıkmıştı.

Bazı liberal aydınlar KCK operasyonlarını eleştirmişler ve BDP'nin siyaset yapması engelleniyor eleştirilerinde bulunmuşlardı. Bunlardan birisi de Ahmet Altan'dı.

Altan bugünkü yazısında KCK konusunda çarpıcı bir itirafta bulundu. KCK'nın anayasası olan "KCK Sözleşmesini" yeni okuduğunu itiraf eden Ahmet Altan, KCK tehlikesini yenice idrak etti...

İşte Ahmet Altan'ın bugünkü yazısından ilgili bölüm;

"...

Hükümette kaç kişi “KCK sözleşmesinin” tam metnini okudu?

İtiraf edeyim ki dün Hürriyet’te Taha Akyol’un yazısını okuyana kadar ben de bu sözleşmenin maddelerini okumayı akıl edememiştim.

Akyol’un yazısını görünce KCK sözleşmesine baktım.

Varlığını, sözleşme denen ve aslında bir tür “anayasa” olan öyle bir metne dayandıran hiçbir örgüt, kurum, devlet bu çağda yaşayamaz.

Okuyun KCK sözleşmesini.

Bir diktatörlük anayasası o.

Okuduğum maddelerden dehşete düştüm.

Önce özgürlükçü anlatımlarla başlıyor sonra “tek karar mercii” olarak “önderliği” gösteriyor.

“Önderlikle” aynı fikirde olmayan bir Kürt ne yapacak bilmiyorum, öyle bir ihtimal o anayasayı yazanların aklından bile geçmemiş.

Onlara göre hiçbir Kürt, hiçbir konuda “önderlikten” farklı düşünemez anladığım kadarıyla.

KCK Yürütme Konseyi, Halk Özgürlük Mahkemesi Savcılığını görevlendirebiliyor, yargıçları atayabiliyor.

“Basın komitesi” ise “ideolojik ve ulusal birliğin pekiştirilmesine yönelik çalışmalar” yürütüyor.

Gerçekten böyle bir düzende yaşamak istiyor mu Kürtler?

Türklerin yıllarca süren baskılarından kurtulmanın tek çaresi, önderlikle, konseylerle, komitelerle yönetilen, “ulusal birlik” anlayışını resmîleştiren bir toplumda yaşamak mı?

BDP’li dostlarımız KCK’nın bu “anayasasını” çok çağdaş ve yararlı buluyorlarsa aynı maddeleri Türkiye’nin yeni anayasası için önerecekler mi?

Türkiye’nin bir “önderliği”, yürütme konseyi, komiteleri olsun mu?

Savcıları, yargıçları atama hakkı konseye verilsin mi?

Eğer bunları Türkiye anayasası için istemeyeceklerse, bunları Kürtlere mi reva görüyorlar?

Türklerin asla kabul etmeyeceği, bugün artık kimsenin Türklere teklif bile edemeyeceği bir anayasa neden Kürtlere Kürtler tarafından dayatılıyor?

Kürtler Türklerden geri mi?

PKK, başka bir çağda, başka bir âlemde yaşıyor, dünyanın değiştiğini hiç algılamıyor, böyle devam ederse gerçeklerden ve kitlelerden iyice kopacak." 

Kaynak:
Bu haber toplam 4050 defa okunmuştur

Etiket(ler): , , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri