Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ahmet Altan'dan Ankara'daki patlamaya çok sert tepki

21.09.2011 13:36
İlk kez bu kadar sert: Zavallı genç kızları parçalayan günahsız insanları öldüren ÖDLEK PSİKOPAT PKK'YI LANETLİYORUM..

Dün Başkent'i kana bulayan hain saldırı sonrası Taraf Gazetesi yazarı Ahmet Altan'dan çok sert bir yazı geldi. Bugüne kadar temkinli yazılarıyla dikkatleri üzerine çeken Altan PKK'ya yönelik ağır bir yazı kaleme aldı ve 'Zavallı genç kızları parçalayan, günahsız insanları öldüren ödlek bir psikopat grubunu lanetlemek ve yakalayıp cezasını vermek gerekir ama bunu yaparken "ekonomideki aklı siyasette de gösteriyor muyuz" diye sormak da gerekir bence' dedi.

İşte Altan'ın bugün kaleme aldığı 'patlama' başlıklı o yazısı

Tuhaf bir gündü dün.

İtalya'nın kredi notunun düşürüldüğü sırada, Türkiye'nin yerel para cinsinden kredi notu yükseltilmişti.

Amerika'nın bile kredi notunun düşürüldüğü bir kriz ortamında Türkiye yeryüzünde olağanüstü bir ekonomik başarının temsilcisi olarak duruyordu.

BAŞARININ TESCİL EDİLDİĞİ GÜN BOMBA PATLADI

Böylesine zor bir zamanda böylesine müthiş bir başarı gösteren ülkenin başkentinde, üstelik de o başarının tescil edildiği gün bir bomba patladı.

Üç ölü, otuzdan fazla yaralı.

Parçalanmış gencecik insanlar.

Bütün dünya ajanslarının birinci haber olarak geçtiği bir felaket.

Henüz bu alçaklığı kimin yaptığı, bir okulun tam karşısına ve şehrin göbeğine kimin bomba koyduğu bilinmiyor.

İLK OLAĞAN ŞÜPHELİ PKK

Şimdilik bilinen, patlayan aracı oraya üç kişinin park ettiği ve uzaktan patlattığı.

İlk ve "olağan" şüpheli elbette PKK.

Ama PKK'nın basın sorumlusu, İngilizce yayın yapan bir internet sitesine, "bombayı biz koymadık"dedi.

TAK BEN YAPTIM DEMİŞTİ

Daha önce de benzer bazı saldırılarda PKK "biz yapmadık" demiş, ardından TAK denen örgüt "ben yaptım" diye ortaya çıkmıştı.

TAK'ın PKK'dan başka bir şey olduğuna inanan biri var mı bilmiyorum ama varsa da ben onlardan biri değilim.

Üstlenilmeyecek kadar rezilce saldırılarda TAK, PKK'nın kullandığı bir maske.

SALDIRININ PKK'NIN ESERİ OLDUĞU ANLAŞILIRSA

Saldırının PKK'nın eseri olduğu anlaşılırsa sanırım bu rezillik PKK'nın bundan sonraki geleceğini derinden etkiler.

Bir hata yapmamak için olayın netleşmesini beklemek daha akıllıca bence.

Biz, şimdilik "dünyanın ekonomide parlayan yıldızının" neden böyle bir şiddet kıskacına düştüğüne bakalım.

Ekonomide, üreten, ürettiğini satan, disiplinden uzaklaşmayan, bütçesini sağlam tutan, Çin'den Latin Amerika'ya, Afrika'dan Avrupa'ya neredeyse bütün dünyayı kucaklayan bir anlayışa sahibiz.

Çok sistemli ve akılcı adımlar atıyoruz.

Hamaset, ekonomiye hiç bulaşmıyor.

Akıl ne gerektiriyorsa ekonomide onu yapmaya uğraşıyoruz.

Sonucunu da alıyoruz.

EKONOMİDEKİ TAVRIMIZ SİYASETTE YOK

Siyasetteki yaklaşımımız ise ekonomideki yaklaşımımıza hiç benzemiyor.

Özellikle son zamanlarda "silahı ve gücü" neredeyse kutsallaştıran bir tavrımız var.

İsrail'le dövüştük dövüşeceğiz, hadi diyelim İsrail gerçekten de çağın çok gerilerinde kalmış bir siyasetçi grubu tarafından yönetiliyor, dünyanın gerçeklerini kavramıyor, gittikçe yalnızlaşıyor, yalnızlaşırken de hem kendisine hem çevresine bela çıkarıyor.

Suriye ile gerginliğimiz de anlaşılır bir şey, kendi halkını öldüren bir diktatörü destekleyecek halimiz yok.

BAŞKASININ MEMLEKETİNDE BİNLERCE ASKER BULUNDURAN ÜLKE KONUMUNDAYIZ

Ama Kıbrıs'la neden aniden petrol kavgasına girip "savaş gemilerimizi göndeririz" diye bağırıyoruz?

Ne bizim Kıbrıs'la ilişkimiz, ne KKTC'nin varlığı dünya tarafından kabul ediliyor, biz "başkasının memleketinde" hâlâ binlerce asker bulunduran bir ülke durumundayız, bu şartlarda dünyada nasıl taraftar bulup, nasıl "oralarda petrol aramanın bizim hakkımız" olduğunu kabul ettireceğiz?

Doğu Akdeniz'de hem İsrail'le, hem Kıbrıs'la, hem Yunanistan'la savaşa mı gireceğiz, girersek bu bizim ekonomimizi ve siyasetimizi nasıl etkileyecek, sivilleşme nasıl gelişecek, yeniden militaristleşmenin yolu açılmayacak mı, o yol bizi yeni Balyozlara sürüklemeyecek mi?

Kürt meselesinde de aynı durumla karşı karşıyayız.

Her türlü müzakereye sırt çeviren Kandil'i boşverin ama Kürtlerin temel haklarını neden hâlâ bu devlet kabul etmiyor, neden "gizli müzakerelerde" konuşulanları hayata geçirmiyor, neden bunların yapılması için PKK'nın "oluru" bekleniyor, neden koskoca toplum PKK'nın yöneticilerinin keyfine bırakılıyor?

Ekonomide bu kadar güçlü olan bir ülkenin bütün siyasi çözümleri böylesine "askerîleşmemeli"bence, ekonomide nasıl sivilleşip başarılı oluyorsak, siyasette de aynı sivilleşmeyi ve başarıyı yakalamak mümkün.

GÜNAHSIZ İNSANLARI ÖLDÜREN ÖDLEK PSİKOPAT GRUBU

Ne yaparsan yap daha uzun bir süre masum insanları öldüren alçaklar çıkacaktır ama Türkiye"sivilleştikçe" alçakların alçak olduğu da daha çok anlaşılacak, taraftarları daha azalacaktır.

Zavallı genç kızları parçalayan, günahsız insanları öldüren ödlek bir psikopat grubunu lanetlemek ve yakalayıp cezasını vermek gerekir ama bunu yaparken "ekonomideki aklı siyasette de gösteriyor muyuz" diye sormak da gerekir bence.

Bu haber toplam 1644 defa okunmuştur
ALÇAKLIKDA BİR SEVİYE
yedidağınaslanı
Bu işi yapanlar ÇUKURDUR.
21 Eylül 2011 Çarşamba 23:36
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri