Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ahmet Davutoğlu kimin duasıyla ayakta duruyor?

21.12.2010 14:22
Türk Dış Politikasının kilit ismi Ahmet Davutoğlu, bugüne kadar akademik alandaki çalışmaları ve son sekiz yılda dış politikaya yön vermesiyle öne çıktı.

Zahide Ülkü Bakiler’in Haberi...

Babaannesinin Davutoğlu’na Duası

Türk Dış Politikasının kilit ismi Ahmet Davutoğlu, bugüne kadar akademik alandaki çalışmaları ve son sekiz yılda dış politikaya yön vermesiyle öne çıktı. Peki özel yaşantısını gündemden uzak tutan Davutoğlu’na, kimler yön verdi? Gürkan Zengin’in İnkılâp Yayınlarından çıkan Hoca isimli kitabı, Dış İşleri Bakanı’nın hayatındaki önemli isimleri gözler önüne seriyor.


26 Şubat 1959 yılında Konya Taşkent’te dünyaya gelen Ahmet Davutoğlu, henüz dört yaşındayken annesini kaybeder. Hayata Babası, babaannesi ve üvey annesi Sefure Hanım’ın kanatları altında devam eden Davutoğlu’nun, annesiyle ilgili anıları pek azdır. Altı kardeş içinde tek erkek evlat olan Davutoğlu, annesini hayal meyal hatırlarken; onu daha çok Toros Dağlarında oğlak sürüsü güderken geçtiği Beyreli köyüyle anar.

Davutoğlu’na annesinden sonra annelik yapan kişi, babaannesi Hacıkızebe Kadındır. Yetişmesinde büyük emeği olan ve torununu anne şefkatiyle büyüten babaannenin duaları, torununun arkasındaki en önemli manevi güçtür. Davutoğlu, babaannesinin kendisine şöyle dua ettiğini söyler: “Oğlunla ordu, kızınla oba olasın. Koç koç oğlanların ardına düşe, dünyalar ayaklarına gele, herkes sana akıl danışa...”

95 yıllık ömründe, başta torunu olmak üzere, yakın uzak herkesin yanında olan Hacıkızebe Kadın, Davutoğlu’na tarih ve mekân bilincini aşılayan en önemli kişilerden de birisidir. Davutoğlu bunu, kitapta yer alan şu sözlerle anlatır: “Babaannemin okuduğu şiirler, hala kulaklarımdadır. ‘Horasan’dı bizim ilimiz, İsfahan’dan geçti yolumuz. Kervan olup göçtük bu diyarlara’ diye devam ederdi. Herkes o dünya içinde bir yere, bir mekâna otururdu. Babaannem, bunları etkilemek için yapmıyordu. O doğal eğitimin içinde alıyordunuz bu kütür unsurlarını…”

Ahmet Davutoğlu’na hâmilik eden bir diğer kişi ise, üvey annesi Sefure Hanım’dır. Bir Yörük kızı olan Sefure Hanım, ona ‘ikinci bir anne’ olmuştur. Davutoğlu, kendisini evladı bilen ve kardeşlerinden ayırt etmeden büyüten Sefure Hanım’a olan minnetini; doğan ilk evladını adını Sefure ismini vererek, göstermiştir.

Ahmet Davutoğlu, bu iki Anadolu kadınının şefkat ve terbiyesiyle büyürken; her şeyini borçlu olduğu kimse olarak babasını tarif eder. Maddî imkânsızlıklar yüzünden okuyamayan baba Mehmet Davutoğlu, irfanî kültürle beslediği oğlunu her fırsatta ilme yönlendirir. Davutoğlu, ailenin tek erkek evladı sıfatıyla babasına yardım etmek ister ve boş vakitlerinde soluğu, babasının dükkânında alır. Ancak koşarak gittiği dükkânın kapısından geri çevrilir.  Baba Davutoğlu, oğlunun eline bir miktar para sıkıştırarak; kendisini gazeteye almaya gönderir.

Çevredekiler, henüz okuma yazmayı bilmeyen bir çocuğa gazete aldırılmanın hikmetini sorduklarında, “resimlerine baksa bile yeter” cevabını alırlar. Nitekim bu gayretlerin sonucunda, henüz ilkokul beşinci sınıftayken Bizim Anadolu Gazetesinde Ahmet Davutoğlu imzasıyla yazılar yayınlanır. Bakan Davutoğlu, hayatındaki en önemli kişi olarak andığı babasını, 2003 yılında, trafik kazasında kaybeder.

Bir Türkmen Köyünde doğan, İstanbul’un Fatih ve Bahçelievler semtlerinde büyüyen Ahmet Davutoğlu, kimliğinin oluşmasında içinde yaşadığın atmosferin ve beraber yürüdüğü herkesin büyük etkisi olduğunu belirtirken; babası Mehmet Davutoğlu, babaannesi Hacıkızebe Kadın ve üvey annesi Sefure Hanım’ı özellikle yâd eder.

Moralhaber.Net

Bu haber toplam 12964 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri