Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

AK Parti'den Danıştay'a çok sert tepki

19.01.2011 14:02
Danıştay 8. Dairenin kılavuzundaki kılık kıyafetle ilgili düzenlemelerin yürütmesini oy birliğiyle durdurmasını değerlendiren AK Parti Grup Başkan Vekili Bekir Bozdağ, sert konuştu.

Danıştay 8. Dairesi, 2010 Akademik Personel ve Lisans Üstü Eğitim Giriş Sınavı (ALES) sonbahar dönemi kılavuzundaki kılık kıyafetle ilgili düzenlemelerin yürütmesini durdurmasına AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ'dan sert cevap geldi.

“Danıştay hem hukuksuz, hem kanunsuz bir karar vermiştir. Karara baktığımız zaman, iptal edilmiş bir ifade var. Yapılan bir düzenleme yok. İptal edilmiş bir ifadeyi hadi bir düzenleme yapmış olsak ortada bir idari tasarruf var dersiniz, onun üzerinde bir değerlendirme yaparsınız. Burada bir düzenleme yapılmamış. Bir düzenlemeyi iptal etmiş. Bir defa Danıştay'ın böyle bir yetkisi yok. Bu açıdan Danıştay, idarenin yerine getirdiği, idarenin takdir hakkını etkisizleştirecek, tümüyle ortadan kaldıracak, sınırlayacak bir şey yapamaz. En başta bu yanlıştır” dedi.

“Danıştay’ın kararına baktığımızda güvenlik nedeniyle bir iptal kararı olduğunu anlıyoruz” diyen Bozdağ, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Danıştay bu yetkiyi kimden alıyor, nereden alıyor? Güvenlik nedeniyle iptal etme yetkisini Anayasa mı veriyor, yoksa yasa mı veriyor? Hangi madde veriyor? Sınavların güvenliğini temin etme, bu noktada gerekli tedbirleri alma, eğer alınmamışsa gereğini yapma yetkisi Danıştay'ın 8. Dairesi'ne ait bir yetki mi? Danıştay'ın değerli yüksek hukukçularından yeni bir şey öğrendik…, Danıştay'ın yeni bir görevi sınavların güvenliğini sağlamakmış. Ama benim bildiğim Danıştay'ın görevi adaletin gereğini yapmak ve adaleti sağlamaktır.  Onun için de bakarsanız internet sitelerine ve gazetelere yansıyanlara, hiçbirisi adalet yerini buldu, hak yerini buldu demiyor. Ne diyor? Danıştay'dan fren, Danıştay'dan engel. ..Bir mahkemenin verdiği kararın fren gibi algılanması, kendinin fren yerine konulması, böyle bir algının her kesimde yaratılmasını, mahkemenin değerli üyelerinin ve mahkemenin de düşünmesi gerekir.”

Danıştay’ın gerekçe olarak ‘erkek-kadın adayların fiziksel olarak teşhislerinde güçlük oluşacağı ve sınav güvenliği açısından olumsuz sonuçlar doğabileceğini iddia etmesinin çok komik olduğunu vurgulayan Bozdağ, “Sadece gülüyorum. Hem de kahkahalarla gülüyorum. Yani bunların güvenlik kısmının güçlüğüyle ilgili ifadelere gülüyorum. Nasıl bunu yapabiliyorlar? Nasıl bunu hak, hukuk, insaf ve adaletle bağdaştırıyorlar, ben anlamakta zorlanıyorum. Danıştay'ın değerli üyeleri şunu söylemesi lazım, Anayasa'nın hangi maddesinde üniversite sınavına giren çocuklar başı örtülü fotoğraf veremez diye veya başı örtülüler üniversite sınavına giremezler, üniversitede okuyamazlar diye? Anayasa'nın hangi maddesinin neresinde yazıyor, bana bir göstermeleri lazım. Yüksek öğrenim kanunumuz var, bana bir tane kanun göstermeleri lazım. Bana bir tane başı örtülüler Ales sınavına giremezler, başı örtülüler böyle fotoğraf veremezler, üniversite sınavına giremezler diye ima yoluyla bile işaret eden bir tane yasa göstermeleri lazım. Ama maalesef hem Anayasa Mahkemesi'nin, hem Danıştay'ın, Anayasa ve yasalarda olmayan hükümleri yasa koyucu yerine geçerek, verdikleri kararla hem yasama yetkisini, hem de idarenin bu konudaki tasarruf yetkisini gasp etmişlerdir. Hukuksuz ve haksız bir karardır. Bir hukukçu açısından utanılacak bir karardır” dedi.

NTV-HABERNAME

Bu haber toplam 1564 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri