Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

‘Arzu, Yezidilik kurbanı oldu’

17.01.2012 12:30
Alman sevgilisi olan 18 yaşındaki Arzu Özmen’in Yezidi olduğu, bu inanca göre başka dinden biriyle evlenmenin yasak olduğu için öldürüldüğü belirtiliyor

Almanya’da ailesinin 20 yaşındaki Alexander K. ile arkadaşlığına son vermesi için baskı yapmasına karşı çıkan ve geçen Ağustos ayında kadın sığınma evinde kalmaya başladıktan sonra 1 Kasım’da maskeli 3 kişi tarafından kaçırılan Türk kızının cinayetiyle ilgili ayrıntılar şekillenmeye başladı. 18 yaşındaki Arzu Özmen’in cesedinin kaybolduğu Lübeck kenti yakınındaki golf sahasında gömülmüş halde bulunması Almanya’da büyük yankı uyandırdı. Alman medyası Yezidi inancına göre, başka dinden biriyle evlenen kız veya erkeklerin aforoz edildiğini vurguladı.

4 ağabey tutuklu

Alman erkek arkadaşının evinden 1 Kasım 2011 tarihinde kaçırılan 18 yaşındaki Arzu Özmen’i bulabilmek için 200 kadar polis yaptığı aramalarda sonuç alamazken, genç kızın yerini bildirene 5 bin euro ödül kondu. Her yere genç kızın arandığına dair afişler asılırken, cesedi kaçırıldığı yerden yerden 270 kilometre uzaklıkta tesadüfen Lübeck kenti yakınlarındaki Grosensee kasabasında bir golf sahasında gömülü halde bulundu. DNA testi sonucu cesedin Arzu Özmen’e ait olduğu belirlenirken, başka bir yerde öldürüldükten sonra buraya getirilerek gömüldüğü belirtildi.

Haberlerde, Türkiye’nin Güneydoğu Bölgesi ile Gürcistan, Irak ve İran’ın bir kesiminde yaşayan Yezidiler’in inançlarına göre “Yezidi olmayan biriyle evlenen kız veya erkeğin aforoz edildiği” belirtildi. Ailesi Yezidi inancındaki Arzu Özmen’in ağabeyleri Osman, Kemal, Kirer, Elvis ve kız kardeşi Şirin Özmen’in tutuklu olduğunu vurgularken, Türk kızının Alman Alexander’e aşık olması üzerine erkek kardeşlerinden baskısı ile karşılaştığını, birkaç kez dayak yediğini baskılar üzerine kadın sığınma evinde bir süre kaldığını aktardı.

Dinin sembolü Melek Tavus, Şeytan da onlar için bir melek

YEZİDİLİK inancının öncüsü Şeyh Adiy’in Adaviler (Adaviyye) tarikatıdır. Yezidilerce, Yezidi inanç sisteminin kurucusu ve peygamber olarak kabul edilen Şeyh Adiy Bin Musafır, aslında Kadiri tarikatının kurucusu Abdülkadir Geylani ile birlikte İslam alimi İmam Gazali’den ders almış; Müslüman inançlı bir sufi olarak kabul edilmektedir. 1072 yılında Lübnan’da Baalbek’te doğan Şeyh Adiy, 1116 yılındaki Mekke’ye hac ziyaretinden sonra öldüğü 1162 yılına kadar Laleş Vadisi’ndeki (Kuzey Irak’taki Duhok İli‘nin yaklaşık 29 km. doğusunda, Musul’un da 57 km. kuzeyindedir) eski bir Hıristiyan manastırını dergaha çevirerek mürit yetiştirmiştir. Adiy bin Musafir 1162 yılında öldüğü zaman Laleş’teki dergahına gömülmüş ve türbesi hac ziyareti için gelinen tapınağa dönüştürülmüştür. 1415 yılına kadar unutulan ancak bu tarihten itibaren taraftar kazanmaya başlayan ve bilahare Yezidilik adını alan Şeyh Adiy’in öğretisinin öncülü olduğu bu yeni dinin sembolü, tavus kuşudur. Yezidilik inancında Tanrı, dünyanın koruyucusu değil sadece yaratıcısıdır. O, faal değildir ve dünya ile ilgilenmemektedir. Tanrı iradesinin faal ve yürütücü uzvu, Tanrı’nın ikinci şahsiyeti olan “Melek Tavus”tur. Melek Tavus, bir iyilik tanrısıdır. Yezidiler şeytana, tövbe etmesi sebebiyle Tanrı tarafından bağışlanan gözden düşmüş bir melek olarak bakarlar. Yezidiler, dışarıdan anlaşıldığı manada ne cehenneme, ne cehennem azabına ne de şeytana inanırlar. Yezidi inancına göre; ruh, ölümden sonra başka gövdelere geçerek varlığını sürdürmektedir. Güneş, ay ve yıldızlar ışık saçtıklarından dolayı kutsaldır. Çünkü Melek Tavus da bir ışık kaynağıdır. “Tanrımız şeytanın adını ya da onu anımsatan sözcükleri zikretmek yanlıştır” diye buyrulduğundan Yezidiler, Tanrı-melek mertebesine koydukları “Şeytan”ın adını anmadan, onun için “İsmi güzel melek” derler.

Bu haber toplam 23930 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri