Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Asıl hedef Müslümanlardan ötede

10.01.2015 14:27
Akşam yazarı Kayahan Uygur, Paris saldırında asıl hedefin ne olduğuna dair çarpıcı bir analiz kaleme aldı.
İşte Uygur'un "Asıl hedef Müslümanlardan ötede" başlıklı o yazısı:

Paris baskını gibi sansasyon yaratan büyük terör eylemlerinin ülke politikalarını etkileme amacı taşıdığı bilinir. Bu tür eylemler, istihbarat örgütlerinin doğrudan veya dolaylı desteği olmadan gerçekleştirilemez. Buna benzer saldırıları düzenleyenler işin tesadüf olmadığını göstermek için arkada bile bile yapılmış acemilikler ve kuşku uyandıracak noktalar bırakırlar. Provokasyonu göstere göstere yaparlar. Bu iş için kullanılan kişilerin kimliği, kişiliği, aidiyeti ve bireysel amaçları hiç önemli değildir. Tetikçi olarak kullanılanlar, on yıl önce çizilmiş bir karikatürün intikamını on yıl sonra bugün bir redaksiyonun tamamını katlederek aldığını düşünen birileri de olabilir. Bunun bir önemi yoktur.

Bu saldırıyı iyi anlamalıyız. Amaç sadece Müslümanları Batı kamuoyuna kötü insanlar olarak gösterip ırkçılığı körüklemek değildir. Batı Avrupa’da ırkçılık zaten vardır, gerçekçi olmalıyız, bu eğilim Müslümanların barışçı olmalarıyla hemen azalıp, şiddete meyletmeleriyle birden çoğalacak değildir. Hedef Müslüman ülkelere yönelik bombardımanları daha da artırmak da değildir. Küresel kapitalizm, İslam ülkelerinin çoğunu zaten bombalıyor, bunun için Paris türü olaylara ihtiyacı bulunmuyor. Bu eylemin sonuçlarından biri elbette İslam’ın dünyadaki imajını karalamak olabilir, fakat Fransız hükümetinin Paris’in göbeğinde bu kadar aciz ve zor bir duruma düşürülmesi için başka motifler de olmalıdır.

Fransa’nın dünyadaki ağırlığı Avrupa Birliği’ni yönlendiren iki ülkeden biri olmasıdır. Fransa-Almanya aksı, 2003’teki Irak müdahalesine soğuk bakmış bu da küresel kapitalizme ek bir külfet getirmiştir. Aynı şekilde bu iki ülke Ukrayna konusunda Putin’le restleşme yerine uzlaşıcı çözümler aramaktadır. Almanya’daki İslam düşmanı Pegida eylemleri ABD’nin Suriye-Irak bombalamalarıyla birlikte başlamıştır. Aynı haftada Rusya ve Ukrayna’nın Almanya ve Fransa gözetiminde barış masasına oturması kararı alınmıştır. Paris saldırısının Kazakistan’daki bu görüşmelerin başlamasından bir hafta önceye denk gelmesi özellikle anlamlıdır.

Bütün bu olgular hesaba katıldığında Paris saldırısının daha çok Avrupalıları hedef aldığını düşünüyorum. Avrupa hükümetleri son küresel kışkırtmalara yeterince ayak uydurmamışlardır. CIA’in telefon dinlemelerini protesto etmişlerdir. Ekonomik hegemonyaya direnmişlerdir. Filistin hükümetini ardı ardına tanımaya başlamışlardır. En önemlisi de Rusya’ya yönelik ambargoya itiraz etmişlerdir. Belli bir güç kısa vadede bu ülkelerin iç istikrarını bozarak Avrupa hükümetlerini belirli bir yönde etkilemek istiyor.

Son gelişmeler, küresel kapitalizmin 2’inci Dünya Savaşı öncesi Almanya politikalarını çok kuvvetli biçimde hatırlatıyor. Bugün Paris baskınının somut sonuçları Fransa’dan çok Almanya’da görülecektir ve bu ülkedeki İslam düşmanı Neo-Nazi PEGİDA hareketi bunu sonuna kadar kullanacaktır.

Tarih boyunca İngiliz/ABD mihrakı Almanya’yı Rusya üzerine sürmüştür. Bugün de aşırı sağın desteklenerek uzun vadede Almanya -Rusya çatışması yaratma şeklinde bir strateji akla gelmektedir. Zaten ırkçılığı güçlendirme çabaları savaş kışkırtıcılığından ayrı düşünülemez. Medyada 2. Dünya Savaşı denilince sadece Yahudi Soykırımı vurgulansa da, bu savaş aslında büyük güçler arasında bir hegemonya mücadelesidir. Politikaları daha etkili olan taraf savaş sonunda Almanya’yı bu iddialarından vazgeçirmiş, Rusya’ya büyük darbe vurmuş, Yahudiler ise tarihte görülmedik bir şekilde kurban edilmişlerdir. Bugün, Müslümanlara yönelik ırkçılık tehlikesinden söz ederken çeşitli odakların ekonomik sıkıntılarına çare bulabilmek için savaş seçenekleri arama ihtimalini de gözardı etmemeliyiz.

Bir hafta önceki ‘Dresden-Kobani faşizm Hattı’ ve bir ay önceki ‘Gezici patronlar tehlikenin farkında mısınız?’ başlıklı yazılarımda bu provokasyon ve savaş kışkırtmalarını öngörmüştüm. Ama gelecek için olumlu vizyonumuzu bozmak için bir neden de yok. Çünkü artık Doğu uyanıyor ve Avrupa halkları hiçbir şekilde savaş istemiyor.

Haber 10

Bu haber toplam 1390 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri