Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Babahan'dan 'e-muhtıra'cı medyaya ders!...

19.12.2010 12:10
"Koskoca Genelkurmay’ın 17 Aralık bildirisini çift sütuna sıkıştırmışlar. Ben komutan olsam, bu “dönek”lere çok kızardım." diyen Ergun Babahan'dan ironik bir yazı.

Ergun Babahan'ın yazısı

Bu Maliye Bakanlığı nelere kadirmiş meğerse...27 Nisan 2007’deki muhtıraya “Genelkurmay’dan çok sert açıklama” manşeti atanlar, günlerce “Muhtıra şık olmadı ama siviller de akıllı olmadı” diyerek destek olanlar, koskoca Genelkurmay’ın 17 Aralık bildirisini çift sütuna sıkıştırmışlar.

Ben komutan olsam, bu “dönek”lere çok kızardım. Askerin muhtırasına vergi cezasına bağlı destek vermek veya vermemek olur mu?

Ya da Türkiye’nin laik rejimi veya birlik bütünlüğü bazı medya gruplarının mali durumlarına göre tehlikeye giriyor veya girmiyor?

Kapılarına “Bizim patron şu ara kendi derdiyle meşgul, Türkiye’nin geleceği ile çok ilgilenmiyor” veya “Müessesemiz tadilat nedeniyle bildiriye kapalıdır” yazsalar daha iyi.

Yoksa kafayı duvara vura vura akıllandılar mı dersiniz? Yav, bu muhtıralar geldikçe AK Parti daha da güçleniyor diyerek zoraki demokrat kesilmiş olabilirler. En sıkıntılı durum ise karargah açısından.

27 Nisan’da bir muhatapları vardı, şimdi üstüne alınan, cevap veren yok.

Sanki suya yazılmış yazı.

Hükümet ağzını açmıyor, Meclis Başkanı oralı değil, CHP dün kurultay yaptı. Genel Başkanı ağzını açıp tek kelime etmedi.

Bildiri yazdıkça, güçleri, itibarları azalıyor.

Kendi Heron’unu düşürmekten bahseden subayları hakkında ağzını açmayan, şehit askerlerin ölümündeki ihmal iddiaları konusunda sus pus olan bir komuta kademesinin “memleket bölünüyor” iddiasını kimse ciddiye almıyor ne yazık ki...

27 Nisan’dan bu yana köprünün altından çok sular aktı. Türkiye bambaşka bir noktaya geldi.

Bildiricilerin artık bu gerçeği görmesi gerekir.

Orta Yolcu Kemal Bey

Kemal Kılıçdaroğlu dünkü konuşmasında yine “Kürt” demedi.

17 Aralık bildirisini tek ciddiye alan o galiba.

Anayasa’nın 3’üncü maddesini ihlalden çekiniyor olabilir. Ama bir insan hem Kürt kökenli olur, hem de ağzını açıp bir kere Kürt diyemezse siyaset yapmamalı bence. “Kediye kedi” denildiği gibi, “Kürt’e de Kürt” demek gerekir. Orta Yol’dan ezilenler derseniz, Güneydoğu’da her zaman olduğu gibi “0” çekersiniz.

Parti Meclisi’ne seçilen Sezgin Tanrıkulu Kürt’ün adını ağzına alamayan bir partide nasıl siyaset yapacak merak ediyorum.

Bulurum diyorsa bulur!

“Parayı bulurum diyorsam, bulurum. Benim adım Kemal” demiş CHP lideri.

Doğrudur, mutlaka “arkadaşlar üzerinde çalışıyordur.” Pek geçmişe bakmasalar iyi olur ama.

Çünkü SSK yöneticiliği döneminde de bulmuştu parayı Kemal Bey ama görevinin sonunda SSK batmıştı. Umarım bu kez öyle olmaz.

Yandaş medya bile mutsuz

CHP Kurultayı’na bakıyorum, CHP yandaşı medyanın bile umutsuzluğa kapıldığını görüyorum.

Vizyonsuzluk eleştirilerin temel odağıydı.

Hürriyet internet sitesi konuşmanın şifreleri diye 41 başlık çıkarmış, Kürt sorunu Güneydoğu sorununa indirgenmiş.

Güneydoğu’ya iş bulunca Kürt sorunu bitecek, Kürtler artık Türk olmak isteyecek algısı var.

Alevi meselesi yok, herhalde Aleviler’in derdi yok, olsa en iyi Kılıçdaroğlu bilir.

Ivır-zıvır var ama öz yok.

Özetle bu CHP yüzde 31 oyu ancak Adil Gür’ün yaptığı anketlerde görür.

Star Gazetesi

Bu haber toplam 1240 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri