Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bahçeli bu kez Gül'ü bombaladı

04.01.2011 11:13
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli parti grubundanda milletvekillerine sesleniyor

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli parti grubundanda milletvekillerine sesleniyor... Bahçeli konuşmasına 2011 yılının huzur, mutluluk ve güzellikler getirmesini temenni ederek başladı.

2011 yılında Türkiye'deki şartların daha da ağırlaşacağını öne süren Bahçeli, bu yıl yapılacak seçimlerin önemine değindi. Bahçeli şöyle konuştu: "Sefalet şartlarında hayatını sürdüren binlerce vatandaşımız hükümetin politikalarından bıkmıştır. Milletimiz yapacağı seçimle iyi, güzeli, doğruyu güçlü bir şekilde ortaya koyacaktır. AKP tarafından cepheleşmenin ileri aşamalarına taşınmış olan toplumsal yapı seçimlerle birlikte nefes alacak ve çıkacak neticeye göre geleceğini yorumlayacaktır."

Konuşmasında ana muhalefet partisine yüklenen Bahçeli, "CHP iktidarın değirmenine su taşımaktadır" dedi.

İşte Bahçeli'nin konuşmasından ana başlıklar:

Bugün Türkiye hain projelerin cirit attığı bir yer haline gelmişse bunun sorumlusu köksüz Adalet ve Kalkınma Partisi'nden başkasından biri değildir. Kolkola olduğu bölücülüğün siyasi uzantılarıyla taktik gereği olarak söz düellosuna tutulmuşlardır. Milletimiz bu defa AKP'nin çirkin makyajına kanmayacak er meydanında iktidarın sırtını yere getirecektir.

BU SEÇİM MİLLET İÇİN MİLAT OLACAK

Milletimizin geleceği hakkında yaptığı tercih ve seçim bir kez daha ortaya çıkacaktır. Demokrasinin yol göstericiliğiyle birlikte yapılan seçim Türkiye'de sarsılan kardeşlik bağının tesis edilip edilemeyeceği, yolsuzluğun ve yoksulluğun hesabının sorulup sorulmayacağı, çatışma ve istismar politikalarının sona erip ermeyeceği, işsizliğin, gelir dağılımındaki adaletsizliğin son bulup bulmayacağı, hayalci ve dış politikanın devam edip etmeyeceği netlik kazanacak ve herşey berrak bir şekilde ortaya çıkacaktır.

Milletimizin tercih ve müdahalesiyle Türkiye girdiği karanlık tünelden çıkacaktır. Her iktidarın yıllar geçtikçe yozlaştığı bir gerçektir. Ufku daralan, yapacakları biten ve takaati kalmayan hükümetlerin yerine daha dinamik ve hazırlıklı hükümetlerin gelmesi demokrasinin doğal sonuçlarıdır.

AKP hükümeti yetersiz kalmıştır ve ülkemizi karanlığa çekmiştir. Bu süreçte milletimiz dağılma devletimiz parçalanma eşiğine gelmiştir. Bu süreçte Türkçe saldırıya uğramış ikinci dilin kamusal alanda kullanılması devlet eliyle oluşturmuştur. Toplumun her kesimi iktidar politikalarından şikayetçi hale gelmiştir. AKP hükümetinin enerjisi bitmiş, dermanı tükenmiş tahammülsüz bir ruh halinde kendi kendini yemeye başlayan bir garabete dönüşmüştür.

AKP hükümetinin yeni bir dört yıla ihtiyaç duyduğu anlaşılmaktadır. AKP'nin yeni bir anayasa yazması için dört yıl hedeflenmektedir. PKK açılımının Türkiye'yi dinamitlemesi için AKP'nin açılımına ihtiyaç vardır. AKP'nin dört yıl daha yıkım işlemine devam etmesi istenmektedir. Cumhurbaşkanlığı seçimi için şimdiden hazırlığa giren Recep Tayyip Erdoğan önümüzdeki seçimleri de kendisi için bir dönüm noktası görmektedir.

Bu zihniyet Çankaya yokuşunda soluksuz, aciz ve bitmiş bir şekilde kalacaktır. AKP iktidarı egemenliğin asil sahibinden gecikmiş olan şamarı mutlaka yiyecektir. Türk Milleti bu iki yüzlülüğe aldanmayacaktır. Önümüzdeki genel seçimde zalimin azı dişi sökülecek, iki dilli hayili kursaklarında kalacaktır. Bu süreçte AKP'nin hesap vereceği Yüce Divan yolu ardına kadar açılacaktır.

Bazı belediyelerde iki dilli uygulamasının önünün açılması esasında PKK açılımının bir sonucudur. İlaç küpürlerinin hazırlanmasında, nikah işleminde, camiideki vaazlarda Türkçe dışında başka bir dilin kullanılması Türk milletini etnik ayrışmanın eşiğine kadar getirecektir. Ana okulundan üniversiteye kadar mahalli ölçekteki dilin devreye girmesi birlik ve bütünlüğümüzü ortadan kaldıracaktır.

Bu çerçevede TRT Şeş'i açan ve faaliyete geçiren AKP hükümetidir. Erdoğan ve hükümetinin ikinci dil isteklerine karşı müsamahakar tavırları hepimizin bildiği gerçekler arasındadır. AKP'nin ihanete uzanan yanlışları neticesinde siyasi bölücülük taleplerini kitleselleştirmek için durmadan uğraş vermiştir. Bu şartlar altında yapılan MGK toplantısı ve orada alınan kararlar yeni bir oyalama sürecini göstermiştir. Tek bayrak, tek dil yalnızca sözde kalmış ve seçime yönelik olduğu izlenimlerimizi kuvvetlendirmiştir.

Sözkonusu MGK'da kardeşlik, birlik ve beraberlikte TC'nin olduğu yönündeki kararlılık beyanları havanda su dövmekten öteye gidememiştir. Kötülüğün kaynağı MGK sıralarında oturan AKP hükümetidir. Tahriklerin önünü açan, bölücü taleplerin azmasına kapı aralayan AKP zihniyetinden başkası değildir.

Sayın Abdullah Gül'ün Diyarbakır gezisinde farklı dillerde pankartlar açılarak bir kural çiğnenmiştir. Sayın Gül'ün Diyarbakır Belediyesi'nin resmi internet sitesine bakmasını söylüyorum. Cumhurbaşkanı Gül'ün Diyarbakır ziyaretinde 'iki dilli tabelaların görülmediği' yönündeki açıklama ikna edici değildir.

Diyarbakır'da 97 yerleşim biriminin trafik tabelasındaki iki dil uygulaması, hala sürmektedir. Bu kararlar Sayın Gül'ün ziyaretinden kısa bir süre öncesinde alınmıştır. Sayın Cumhurbaşkanı bütün bunları bilerek bu belediyeyi ziyaret etmiştir. Cumhurbaşkanlığı makamı yara almıştır. Cumhurbaşkanının başkanı olduğu MGK'nın toplantısından sonra yapılan açıklamada Türkiye Cumhuriyeti'nin Türkçe olduğu gerçeğini değiştirmeye yönelik bilinmesi gerektiğini dikkat çeken ifadelere herkesten önce sayın Cumhurbaşkanı'nın saygı göstermesi gerekli ve kaçınılmazdır.

Sayın Gül'ün Diyarbakır gezisiyle ilgili basında yer bulan vahim açıklamalarına değinmek isterim. PKK açılımında sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakanın eylem birlikteliği içinde olduğu ortaya çıkmış olacaktır. Ankara'da Türkçe diyen sayın Cumhurbaşkanı bu sözlerini Diyarbakır'daki tutum ve davranışlarını boşa çıkarmış ve deyim yerindeyse devletin itibarını yerlere sermiştir.

Türk Milleti'ni siyasi fantazileri uğrunda değersizleştirmeye çalışanları ne millet ne de Allah affedecektir.



 

Bu haber toplam 1954 defa okunmuştur

Etiket(ler): , , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri