Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Güven ve Akinan SUS PUS OLDU

19.12.2011 18:21
PKK ağzıyla twitter atan Banu Güven ve Serdar Akinan'dan çıt yok. Gerçek ortaya çıkınca bakın nasıl sus pus oldular?

Terör örgütü PKK'nın yayın organı Fıratnews'i referans alıp, polise iftira atan Serdar Akinan ve Banu Güven hala özür dilemedi.

BDP mitiginde öldürülen gencin polis kurşunu ile hayatını kaybettiğini iddia eden bu ikili, gerçek katilin yakalanıp cezaevine konmasından sonra sus pus oldu.

Daha önce bu ikilinin PKK ağzıyla yazdıkları twit'leri yayınlayarak maskelerini düşüren Yener Dönmez, önceki günkü yazısında bu ikilinin icraatlarıyla ilgili yeni bilgiler verdi.

İşte Dönmez'in yazısı;

Diyarbakır’da BDP mitingi dönüşünde sırtından vurularak öldürülen 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Murat Elibol’un ölümü iyi bir turnusol kağıdı oldu.

Kendilerini büyük gazeteci olarak satan Banu Güven ve Serdar Akinan, Elibol’u polisin vurduğunu açık açık internet üzerinden ilan etmişlerdi.

Çok değil iki gün sonra gerçek katil güvenlik kameralarından tespit edildi ve polis tarafından yakalandı.

Suçunu itiraf eden katil şu an tutuklu olarak cezaevinde.

8 sütuna “Diyarbakır’da karanlık infaz” diye manşet atan Taraf gazetesi ile PKK ağzıyla iftira atan Banu Güven ve Serdar Akinan’dan ortaya çıkan bu açık gerçek karşısında özür dilemelerini istedim.

Bir hafta geçti ses yok.

İnsan utanma duygusunu kaybedince özür dilemeyi bırakın, daha da ileri boyuta gidebiliyor.

Serdar Akinan, güvenlik görevlilerine “katil” iftirası atmanın ötesine geçerek, “2009 yılından bu yana KCK operasyonu kapsamında 7 bin 815 kişi gözaltına alındı, bunların en az 3 bin 500’ü bugün tutuklu.” iddiasında bulundu.

Bu bilgiler bire bir PKK’nın internet sitesinin verileri.

Elibol cinayetini de PKK’nın sitesi devletin boynuna atmıştı.

Bütün zamanların en hızlı ulusalcısı Serdar Akinan ve muteber haber kaynağı PKK’nın yayın organı Fıratnews’e mutluluklar dilerim.

Şahsım adına da Akinan’ın düşen maskesi için ayrıca mutluyum.

Bu rakamları verdikten sonra “Bu konuda Batılı merkezlerdeki algı ne?” diye bizi Batı üzerinden sıkıştırmaya çalışıyor.

Hatırlarsanız Nihat Genç’le yaptıkları damardan ulusalcı programda AB’yi ve Batı’yı yerden yere vuruyorlardı.

Şimdi geldikleri noktaya bak, dindar insanları köşeye sıkıştırmak için son kalenin PKK olduğunun farkına varmışlar ve Batı’yı referans ederek Fıratnews’in yalanlarını kullanarak propaganda yapıyorlar.

Gelelim Banu Güven’e...

O da işi öyle utanmazlığa vurmuş ki, bırakın attığı iftira nedeniyle özür dilemeyi, Öcalan’a “terörist” denmesini dert etmiş kendine.

Geçtiğimiz gün, Bilgi Üniversitesi’nde katıldığı panelde bakın ne diyor: “Toplum tarafından kabul gören ve otorite tarafından dikte edilen genel geçer söylemler haber merkezlerinde sorgulanmıyor. Ana akım medyada Abdullah Öcalan’dan bahsederken başına ‘terörist’ ifadesi ekleme kabulü buna örnektir.”

PKK bütün dünyada terör örgütü listesine girmiş, Öcalan terör örgütü yöneticisi olmaktan mahkum olmuş ama Banu Hanım hâlâ kabullenemiyor.

İstersen “Terörist” demeyelim, senin muteber haber kaynağın Fıratnews gibi “Önderlik” diyelim.

Gelelim Fıratnews’in ne kadar muteber olduğuna.

Kırsal ve şehir operasyonlarıyla bunalan, bütün iç yüzü ortaya çıkan, kurduğu mahalle baskısı kırıldıkça da desteğini kaybeden PKK’nın psikolojik harp organı olan Fıratnews, önceki gün ilginç bir haber yayınladı.

“136 gerilla PKK Parti Merkez Okulu’ndan mezun oldu” başlıklı bir haberdi bu.

Haberi okuyanlar, PKK’da işlerin normal gittiğini, yeni elemanların eğitimden geçirilip örgütün saflarına katıldığını, örgütün aslında dağılmaya başlamadığını düşünmüş olmalılar.

Daha doğrusu haber bunun için yapılmış.

Ama ilginç bir ayrıntı vardı.

Mezuniyet töreninden verilen fotoğraflarda ağaçlar tomurcuk açmıştı.

PKK’lılar elbiselerinin kollarını kıvırmış, yakaları bağırları açıktı.

Fotoğraf, apaçık Mayıs gibi bir ilkbahar ayına aitti.

Örgüt o kadar zavallı duruma düşmüş ki, alenen yalan propaganda haberi yaptırmış.

Burada asıl soru şu: Bunları yazdıktan sonra Fıratnews, Banu Güven ve Serdar Akinan için muteber bir kaynak olmaktan çıkar mı?

İftiraları için özür dilerler mi?

Hayır!

Çünkü onlar şu an bütün ayrılıklarını, gayrılıklarını, itibarlarını bir kenara bırakarak belirledikleri “ortak düşman” karşısında aynı safta birleştiler.

Bu ittifaka ne denildiği yazımın başlığında var. 

Bu haber toplam 4410 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri