Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İşte CHP liderinin çelişkileri

28.11.2011 12:26
Başbakan’ın Dersim katliamı için özür dilemesi CHP liderinin kafasını karıştırdı. Kılıçdaroğlu hem “iç savaş uyarısı” yaptı hem “tarihçilere bırakalım” dedi hem de “Cumhurbaşkanı özür dilesin” diye konuştu.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Dersim katliamı ile yaptığı çelişkili açıklamaların arkası kesilmeden devam ediyor. Bir “Dersim’i tarihçiler incelemeli” diyen Kılıçdaroğlu, ertesi gün Başbakan Erdoğan’ın özrünün yeterli olmadığını Cumhurbaşkanı’nın özür dilemesi gerektiğini söylüyor. Bazen Dersim’de isyan olduğu ve dönemin şartları içinde değerlendirilmesini isteyen Kılıçdaroğlu, kısa bir süre sonra da özür dilemenin kin ve nefret tohumu ekmekle eş anlamlı olduğunu söyleyebiliyor:

O günün koşulları, özür gerekmez

HAZİRAN 2010: (Youtube’a düşen ve Kılıçdaroğlu’nun daha önce bir TV programında “Bir Dersimli olarak 38 olayları hakkında ne düşünüyorsunuz” sorusuna yanıtı) O coğrafyada bir isyan çıkmıştır ve isyan bastırılmıştır. Dolayısıyla özür dilemek ya da özür dilememek gibi değil. O günün koşullarında olan bir olaydır.

Arşivlerin açıklanması yetmez

24. 11. 2011: (İstanbul’da bir açılışta): Başbakan’ın özür dilemesini istedim. ‘Ben özür dilemem’ dedi. Neyse dün özür diledi. Ama özür dilemek yetmez. Açıkladığı belgeler kamuoyunun bilmediği belgeler değil... Hala söylüyorum. Dersimin arşivlerinin açılması yetmez. Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Aziz Nesin ve Necip Fazıl Kısakürek’le ilgili arşivleri de açalım.

Başbakan nefret tohumları ekti

23.11.2011: (Ankara’da şehit ailesi ziyaretinde): Bir Başbakanın görevi toplumda sevgiyi egemen kılmaktır. Toplumun kaynaşmasına katkı vermektir. Sayın Başbakan topluma kin ve nefret tohumları ekti. Çok ağır ifadeler. Ben kendisini dinlerken ‘acaba Türkiye Cumhuriyetine düşman bir kişiyi mi dinliyorum?’ diye kaygıya kapıldım. Nasıl olur da bir  ülkenin başbakanı kendi yurttaşları arasında ayrım yapar. Kin ve nefret tohumları eker. Ben merak ediyorum. Bundan sonraki adımı ne olacak acaba.

Sözcülük yapmak sana kalmadı

22.11.2011: (CHP grup konuşması) Evet ben Dersimli bir ailenin çocuğuyum. Bu ulusun çocuğum, bu ülkenin çocuğuyum. 3 tane pırlanta evlat yetiştirdim bu ülke için. Gönüllerinde Kuvayi Milliye ve Mustafa Kemal var. Dersimli’yim, şimdi de CHP’nin Genel Başkanı’yım. Onur duyuyorum, gurur duyuyorum... Dersim’de acı çekenlerin sözcülüğünü yapmak sana kalmadı.

Çok doğru bulmuyorum

18.11.2011: (Hüseyin Aygün’ün açıklamaları ve CHP’li vekillerin bildirisi üzerine yaptığı açıklamada) Geçmişteki olayların günümüze taşınarak, o günün koşullarından soyutlanarak bugünkü koşullara indirgenip sorgulanmasını çok doğru bulmuyorum... Demokrasi herkesin düşündüğünü özgürce söylediği bir rejimdir ama disiplin içinde söylediği bir rejimdir. Onlar için de gereği yapılacak. HABER MERKEZİ

HÜRRİYET

Türkiye iç çatışma ortamına gidiyor 

27 Kasım 2011 (Hürriyet gazetesi röportajı): Eğer Başbakan bu tutumunu sürdürürse Türkiye süratle iç çatışma noktasına gelebilir.  Bu çok tehlikeli. Dersim meselesinde de böyle. Bir yandan inanç farklılıklarını körükleyen, birbirlerine karşı tutum takınmalarını söyleyen sözleri var. Bir yandan Dersim için özür diliyor. Bu çelişki nedir? 

MİLLİYET

Cumhurbaşkanı özür dilesin 

27  Kasım 2011 (Milliyet gazetesi röportajı): Eğer Başbakan bu tutumunu sürdürürse Türkiye süratle iç çatışma noktasına gelebilir. Başbakan “devlet adına diliyorum” diyor ama o hükümetin başı. Yetkisi yok devlet adına dilemeye. Aslında özür dilemesi gereken Cumhurbaşkanı’dır. Arşivleri açması lazım. Haksızlık varsa özür dilemesi lazım.

VATAN

Dersim’i tarihçiler incelemelidir

27 Kasım 2011 (Vatan gazetesi röportajı):  Başbakan’ın Dersim konusundaki açıklamaları beni etkilemiş değil. Çünkü bildiğim şeyler.  Ermeni diasporasının zihin haritası ile Erdoğan’ın zihin haritası aynı demiştim. Temel nedeni de şuydu: Bizim bu olayı -Dersim- tarihçilere bırakmamız lazım. Bunu tarihçilerin incelemesi gerekir.

Bu haber toplam 3330 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri