Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Erdoğan İran ziyaretini değerlendirdi

30.03.2012 11:05
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan İran dönüşü sonrası açıklamalar yaptı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Şu bir gerçek ki bölgemizde yer alan her türlü istikrarsızlık unsuru Türkiye ve İran dahil olmak üzere bölge ülkelerinin tümünü birden etkileyecek, tümüne birden zarar verecektir. İranlı yetkililerle yaptığımız görüşmelerimizde bunu açıkça dile getirdik ve bu konuda hemfikir olduğumuzu bir kez daha teyit ettik'' dedi.
 
Erdoğan, İran dönüşü Ankara Esenboğa Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında, Güney Kore ve İran'a gerçekleştirilen ziyaretlerin her bakımdan faydalı olduğunu belirterek, neticelerini de en kısa zamanda almaya başlayacaklarına inandığını söyledi.
 
Seul'e, ''Nükleer Güvenlik Zirvesi''nde Türkiye'yi temsil için gittiklerini belirten Erdoğan, zirvenin ilkinin 2010'da 47 ülkenin katılımıyla Washington'da düzenlendiğini, bu ikinci zirvenin ise 58 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla gerçekleştiğini ifade etti.
 
-''Yaklaşımımız, prensibimiz çok net''-
 
Erdoğan, zirve sonrası kabul edilen ortak bildiride nükleer emniyetin güçlendirilmesi ve nükleer terörizm riskinin azaltılması yönündeki siyasi irade beyanını yenilediklerini, önümüzdeki döneme yönelik uygulama önceliklerini de ifade ettiklerini dile getirerek, şöyle konuştu:
 
''Ben de Türkiye'yi temsilen sürece ilişkin değerlendirmelerimizi ve bu alandaki politikalarımızın dayandığı temel ilkeleri yapmış olduğum iki ayrı konuşmada açıkladım. Bizim bu konudaki temel yaklaşımımız, prensibimiz çok net. Biz, nükleer silahlardan tamamen arındırılmış, barışçıl hedefleri olan bir dünya hedefliyoruz. Bu hedefimizi, bu anlayışımızı zirve vesilesiyle bir kez daha ifade ettim. Nükleer silahsızlanma, yayılmanın önlenmesi ve nükleer enerjiden barışçıl amaçlarla yararlanma alanlarındaki tutumun, kararlı biçimde sürdürülmesi gerektiğini vurguladım. Yakın zamanda nükleer santral projelerini başlatan bir ülke olarak, bizim bu alandaki temel önceliğimiz nükleer enerjiden yüksek emniyet ve güvenlik standartlarında yararlanmaktır. Bu yüzden Nükleer Güvenlik Zirvesi sürecine başlangıcından itibaren güçlü destek verdik, veriyoruz. Desteğimizi önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz ve bundan sonraki 3. zirve yine 2 yıl sonra Hollanda'da yapılacak.''
 
Erdoğan, Seul'de başta ABD Başkanı Barack Obama olmak üzere zirveye katılan çok sayıda liderle ikili temaslarda bulunduğunu belirterek, beraberindeki bakanların da muadilleriyle bir araya geldiğini ve görüşmeler yaptıklarını, bu bakımdan Güney Kore ziyaretinin son derece olumlu ve verimli olduğunu vurguladı.
 
-''Her türlü istikrarsızlık, bölge ülkelerine zarar verecektir''-
 
''Orada hem ülkemizin hem de dünyanın geleceğini yakından ilgilendiren pek çok alanda dünyanın önde gelen liderleriyle görüş alışverişinde bulunduk'' diyen Erdoğan, İran ziyaretine ilişkin şunları söyledi:
 
''İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Birinci yardımcısı Sayın Muhammed Rıza Rahimi'nin davetine icabetle Tahran'a gerçekleştirdiğim resmi ziyaret de yine son derece verimli olmuştur. Ziyaretim sırasında Sayın Rahimi'nin yanı sıra dini rehber Sayın Ayetullah Ali Hamaney, Cumhurbaşkanı Sayın Mahmud Ahmedinejad ve İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Sayın Ali Laricani ile görüşmelerde bulundum. Temaslarımda ikili ilişkilerimizi, ticari ekonomik alanda artan işbirliğimizi değerlendirme imkanı bulduk. Ayrıca başta Suriye olmak üzere her iki ülkeyi ilgilendiren bölgesel ve uluslararası konularda kapsamlı görüş alışverişinde bulunduk.
 
Şu bir gerçek ki bölgemizde yer alan her türlü istikrarsızlık unsuru Türkiye ve İran dahil olmak üzere bölge ülkelerinin tümünü birden etkileyecek, tümüne birden zarar verecektir. İranlı yetkililerle yaptığımız görüşmelerimizde bunu açıkça dile getirdik ve bu konuda hemfikir olduğumuzu bir kez daha teyit ettik. Bu görüş birlikteliğimizden, fikir birlikteliğimizden mülhem bölgemizin istikrarı ve kalkınması için komşumuz ve dostumuz İran ile ortak gayretlerimize her düzeyde devam etme kararlılığımızı ortaya koyduk. Ziyaret vesilesiyle İran'ın nükleer programı konusundaki görüşlerimizi en üst düzeyde İran tarafıyla bir kez daha samimiyetle paylaştık. Bu konunun diplomatik yollarla çözümünü kolaylaştırmak için çabalarımızı sürdüreceğiz.''
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ile yapacağı görüşmenin bir gün sonraya ertelenmesinin İran'ın diplomatik hamlesi olduğu'' yönündeki değerlendirmelerle ilgili olarak, ''Bu değerlendirmeyi yanlış yaklaşımlar olarak görürüm. Zira bir insan rahatsız olabilir, hasta olabilir'' dedi.
 
Başbakan Erdoğan, İran ziyareti dönüşü Esenboğa Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
 
Erdoğan, ''Tahran ziyaretinde Suriye'ye, Suriyelilere insani yardım ulaştırılması konusu gündeme geldi mi? Geldiyse Tahran'ın bu konuya yaklaşımı nasıl, pozitif bakıyor mu?''sorusuna, ''Lojistik destek konusunda şu anda henüz Suriye tarafının buna müsait olmadığını görüyoruz. Çünkü Kızılay beklediği cevapları henüz alamadı, beklediği adımları da atamıyor. Burada zaten sıkıntı var. Ama lojistik destek konusuna zaten kimsenin hayır deme gibi lüksü de yok. İran'ın da böyle bir özellikle yanlış bir yaklaşımı olmadı, olmaz'' yanıtını verdi.
 
-Annan Planı-
 
Başbakan Erdoğan, ''Esad, Annan Planı'nı kabul ettiğini açıkladı. Siz bu planın uygulanabilir olduğunu düşünüyor musunuz?'' sorusu üzerine şunları söyledi:
 
''Altı maddelik Annan Planı'nda, bakın 'kabul edildi' dendi, dendiği andan itibaren şu ana kadar Suriye'de ölümler durmadı. Yine devam ediyor. Burada kalkıp ben bunu ümit ediyorum, bekliyorum, beklentisi içindeyim dememize zaten gerek yok. Buna gerek kalmıyor. Çünkü öldürmeye devam ediyor. Şu anda bu tabloyu gördüğümüz için benim henüz böyle bir ümidim yok. 
 
Sayın Kofi Annan bir telefon görüşmesi için aradılar. Bugün görüşecektik ama yarın görüşmemiz kararlaştırıldı. Yarın kendisiyle görüşeceğiz. Bakalım kendisinin Çin ziyaretinden sonra durumu nedir ve şu andaki yorumu nedir? Kendilerini biz 1 Nisan tarihindeki Suriye'nin dostları toplantısına davet ettik ve gerek Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'ni, gerekse Kofi Annan'ı bu toplantıda görmek istediğimizi kendilerine söyledik. Şu ana kadar da bize geleceğini bildiren ülke sayısı 71 oldu. Bu sürekli bir artış içerisinde. Pazar günü de toplantıyı gerçekleştireceğiz.''
 
-''El pençe divan durup seyirci olamayız''-
 
Erdoğan, ''Sayın Ahmedinejad ile görüşme aslında dün gerçekleştirilecekti. Bugüne alındı. Bugüne alınması farklı yorumlara da neden oldu. İran'ın bir diplomatik hamlesi olarak da yorumlandı. Bu yorumları nasıl değerlendirirsiniz?'' sorusuna, ''Tabii bu değerlendirmeyi yanlış yaklaşımlar olarak görürüm. Zira bir insan rahatsız olabilir, hasta olabilir. Nitekim böyle bir rahatsızlık sebebiyle ertesi güne ertelenmesi talebi kendilerinden geldi. Bugün de uzun uzadıya kendileriyle hem heyetler arası görüşme yaptık hem de ikili görüşmemizi yaptık. Türkiye-İran ilişkilerini değerlendirmenin yanında da bölgenin mevcut durumunu da değerlendirme fırsatımız oldu.
 
Sayın Ahmedinejad ile görüşmenin ardından Sayın Ayetullah Ali Hamaney ile görüşmeye geçtik. Gerçekten bir dini lider olarak o da bizleri çok farklı bir şekilde, anlamlı bir şekilde karşıladılar. Türkiye'ye olan kardeşlik duygularının, kardeşlik bağlarının ne kadar zengin olduğunu, bunu çok açık net olarak bizlere ifade ettiler. Türkiye ile İran'ın arasındaki atılması gereken adımların çok güçlü ve zengin olması gerektiği istikametinde beklentilerinin olduğunu ve Suriye'ye yönelik de özellikle üzerinde durduğu konu, burada da dayanışma içerisinde bir adımın atılması talebi ki buna benzer bir talep de aslında Ruslardan da tabii, Sayın Medyedev ile yaptığım görüşmede geldi. Onlar da Rusya-Türkiye ve İran olarak bir araya gelerek burada bir şeyler yapmamız gerekir yönünde talepleri de oldu.
 
Bizim Türkiye olarak temennimiz bağcıyı dövmek değil, üzümü yemektir. Suriye'deki bu gidişe bir an önce nasıl dur diyebiliriz, bunu nasıl durdurabiliriz ve Suriye halkının iradesinin iktidar olduğunu nasıl görebiliriz? Bunun için herkesin bir şeyler yapması lazım. Türkiye olarak da biz 910 kilometre sınırı olan bir ülkeyiz. Buna tabii el pençe divan durup seyirci olamayız. Atmamız gereken adımlar var. Yapmamız gerekenler var. Bu konuda da şüphesiz üzerimize düşeni yapacağız. Nitekim pazar günü yapılacak olan toplantı da bu adımların bir boyutun teşkil etmektedir. İnşallah hayırlı olur'' cevabını verdi.
 
AA
Bu haber toplam 1920 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri