Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Erdoğan'ın son parti grubu konuşması

10.01.2012 12:45
İşte Erdoğan'ın açıklamalarının satır başları..

Irak'ta Kerbala'ya dua etmeye gidenlere saldırmak, bombalamak insanlıkla nasıl bağdaşabilir.. Böyle bir saldırıyı yapanlar çıkıp nasıl ben müslümanım diyebilir. allahın aslanı Hz. Ali bu topraklarda şehit edildi yetmedi mi?

Moğol saldırıları sonrası Dicle kan aktı yetmedi mi? Bugün kendi kardeşlerini katledenler nasıl bir sapkınlığın içerisinde olduklarını görmüyorlar mı?

Irak yönetimi çok ciddi ve tarihi bir durumun vebali altındadırlar. İster şii ister suni olsunlar gelecekte Yezit sıfatıyla anılmaya mahkum olacaklardır.

Irak'ta mezhep temelli bir ayrışmayı körükleyen ülkeler de dökülen her damla kandan mesul olacaktır, o ülkeler tıpkı Kerbela'da ki katiller gibi bu lekeyi alınlarında taşıyacaklardır.

Kardeş Cezayir halkı bizim dediğimizi anladı ama Başbakanları başka şeyler söylüyor. Cezayir halkı ve ana muhalefeti diyeceğini dedi ve buradan polemiğe girmiyor kardeş cezayire dostluk mesajlarımı iletiyorum

Uludere'de yaşananları bir istismar malzemesine çekmek için yoğun bir çabaya girdiler. Terör örgütü hadiseyi kendi çıkarları için bir unsur olarak kullandı. BDP tabutların bir ucundan çekerek üzerine PKK bayrağını koydular. CHP BDP ve PKK gibi bir siyasi rant peşine düştü. Yaşanan acı oalylar sonrası hükümeti hedef alan yalan ve yanlış bilgilerle yayınlar yürütmeye başladı.

Olayla ilgili 3 koldan inceleme yürütülüyor. Şırnak Valiliği'miz idari bir inceleme başlatıldı ve bu inceleme büyük bir hassasiyetle sürüyor. Tazminat mesekesi belli bir aşamaya geldi. Terörden dolayı zararları olan kişilerin dosyalarını öne aldık ve ödemeleri en kısa zamanda yapacağız. Gülyazı Köyü'ne bir gümrük noktası açılması için incelemeler de aynı şekilde devam ediyor. Buradaki geçişleri yazal noktaya çekmenin gayreti içerisindeyiz. Olayı büyük bir hassasiyetle inceliyoruz. Biz onlar gibi istismar peşinde olamayız. Acı üzerinden rant sağlayanlardan olamayız. Kardeşlik hukukunun gereğini yerine getiriyoruz.

Bu tahrik girişimleri sadece hükümeti değil Türkiye'nin bütünlüğünü ve kardeşliğini de hedef alıyor. Ak Parti'nin bu uzun yoldaki en önemli ilkelerinden biri Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye olan nasihatıdır: İnsanı yaşat ki Devlet yaşasın. Biz hiç bir zaman önce devlet diyenlerden olmadık ve asla olmayız. Biz her zaman önce insan dedik demeye de devam edeceğiz. Bütün hayatımız zorba baskıcı statikoya karşı mücadele ile geçmiştir.

Ak Parti'nin temel misyonu milletin iradesi yönünde değişimi ve demokratikleşmeyi gerçekleştirmektir. Girdiğimiz 5 seçimden ve 2 halk oylamasından başarılı bir şekilde çıkmamızın sırrı budur. Maruz kaldığımız sıkıntılar olmadı mı? Oldu ama bu sorunları sabırla aştık. Biz bize yaşatılanları asla unutmadık. Bize yaşatılanların da başkalarına yaşatılmasına da rıza göstermedik.

Bu ülkenin Doğusunu,Karadenizi'ni hiç aklına getirmeyen yönetimler geldi geçti. Altyapı üstyapı sorun ne yaptı. Ak Parti iktidarı bugün alt yapısıyla üst yapısıyla ayağa kaldırmıştır. Bunu hazmedemiyorlar. Bunu ana muhalefet ne de yavruları hazmedemiyor. Hakkari'de havaalanı yapmak ve ya yaptırmak bugüne kadar kimsenin aklına geldi mi? Beyefendiler hava alanı yapılmaması için tehdit ediyorlar. Şırnak'ta havalimanı yapıyoruz onun bile temel atma törenine gidenleri tehdit ediyorlar. Hakkari'de hastane açılışına gittim vatandaşı tehdit ettiler. Bir uzman doktor yanımıza geldi 'Başbakanım biz sürekli tehdit ediliyoruz.'

Ey BDP ve uzantısı olduğu terör örgütü sizin insana saygınız var mı? Siz sadece Kürt kökenli vatandaşlarımızın istismarını yapıyorsunuz. Sizin elinizden gelen tek şey kepenkleri indirin. Sizin açılması gereken kepenklerin sayısını arttırmalısın. Onların bugüne kadar yaptıkları hep bu. Bugüne kadar bir tane numune belediyesi yok. Gittikleri zaman pislikten geçemezsiniz. Bunların hizmet aşkı gibi bir derdi yok. Bunlar terör örgütünün gayretleriyle besleniyorlar bununla ayaktalar.

Bu ülkede şifa için hastaneye gidenler daha hasta olarak çıktılar. Bugün bülbül gibi şakıyan kalem emir komuta zincirinin sesi olmaktan başka bir şey yapamıyordu. Bu ülkede Dersim demek bile suçtur. Bırakın Dersim'i bugün Dersim Katliamı'nın söylüyoruz. TSK da Dersim olaylarıyla ilgili arşivlerini açıyor. Çorum ve Maraş'ı da biz konuştuk. Cezaevlerinde annesiyle ana dilinde konuşmanın da önünü biz açtık.

Önce gazeteciye haber yazdırıyor sonra o haberi davaya koyarak partimiz kapatılmak istendi. Bize karşı bildiri yayınlandığında ana muhalefet çanak tutarken biz milletin bize verdiği emaneti savunduk. BDP'nin kapatılması falan gibi şeyler var. Biz gerçek kişilerin cezalandırılmasından yanayız asla partilerin kapatılmasından yana değiliz. Bunun için düzenlemeyi biz getirdik mi getirdik. Orada partilerin kapatılması ortadan kalkacakken CHP ve BDP kaçtı mı kaçtı? Ne yazık ki bizim içimizden de birileri de kaçtı mı ve onlar da yerlerini buldular. Biz kesinlikle partilerin kapatılmasına karşıyız. Eğer Tayyip Erdoğan suç işliyorsa bedelini Tayyip Erdoğan ödemeli. Anlayana kadar anlatacağız.

Danıştay'a yapılan saldırının bedelini bize ödetmeye çalıştılar. Yapayanlız kalmamıza rağmen o saldırının nasıl çirkin bir tezgah olduğunu biz ortaya çıkardık. Devlet adını kullanarak nice yanlışlar yapıldı. Kendisini derin devlet olarak tanıtanların yaptıkları kör ideolojileri için yaptıklarıyla en büyük zararı devlete verdiler. Bugün bir arınma yaşıyoruz. Demokraismiz açısından umut vericidir.

30 yıl sonra 12 Eylül Darbesi yargıya intikal etti. Bizim mücadelemiz demokrasi karşıtı bir zihniyetle hesaplaşmaktır. Biz siyasi zeminde bu anlayışların yanlışlarını ortaya koyarken yargı da olayları aydınlatmaya çalışıyor. Yeni Türkiye artık ileri demokrasiyle sivilleşmeyle şekilleniyor.

Son dönemde yargılama süreci devam eden olaylar hakkında yorum yapmaya hakkımız ve yetkimiz yok. Yargılananlar masum yargılayanlar suçlu gibi siyasi yorumlar da yapılmamalı. Yargının itibarını zedeleyecek suçlamalardan imtina edilmelidir. Bir kısım davalarda siyasi iktidarı alaşağı etmek için girişimde bulunmayı kapsıyor. Biz hükümet olarak yargıya saygılı olarak süreci izliyoruz.

Uludere'de yaşanan acı hadice bir turnusol kağadı olmuştur. Kimlerin samimiyetle gözyaşı döktüğü net olarak gördünüz. Uludere'ye gittiklerinde farklı bir görüntü veriyorlar.

CHP ve BDP'nin nasıl birbirinin mütemmim yüzü oldukları Uludere olayı sonrası ortaya çıkmıştır. BDP bu olayı ülkenin halkları arasında bir husumete çevirmeye çalışırken CHP PKK'nın değirmenine su taşımıtır. BDP Doğu ve Güneydoğu'nun CHP'sidir. BDP CHP'yi kendisine örnek alan bir partidir. CHP kendi şahsi ihtirasları için nasıl bedeller ödettiyse BDP'de aynı yolu izliyor. BDP'nin çok sesliliğe özgürlüğe tahammülü yok.

BDP'nin beslendiği tek kaynak var o da masum kürt yurttaşlarımızın çocuklarının kanıdır. BDP kanın durmaması için her türlü tahriki devreye sokuyor. Bunlar arkalarındaki terör örgütlerinden icazet almadan özgürce konuşamazlar. Görüşleri fikirleri olmayanlar da sadece hakaret ve küfürden hakaret ederler. Çıkmış BDP Genel Başkanı biz seni tanımıyoruz diyor. Tanısan ne yazar tanımasan ne yazar bizi millet tanıyor millet.Bize milletimizin hayır duası ziyadesiyle yeter. Sen aynaya bak kendini tanıyamazsın. Aynaya bakarsan kanını emdiğin gençleri göreceksin. Onurlu bir mücadele değil terörün stepnesi olmuş bir partiyi göreceksin. Yüzde 50 oy almış bir iktidarı yoksaymak milli iradeye saygısızlıktır, şuursuzluktur. Değil Geneleral onbaşı olmak bu topraklarda gururdur. Sen git onbaşıları silahlı efendilerine sor onlar sana o kahramanları iyi anlatsın. Ne diyor APO BDP'lilere Zırtapoz,Şarlatan diyor. Bunu Peygamber olarak gördükleri APO diyor. BDP bugüne kadar kendi bölgesine bir çözüm önerisi getiremedi.

Kimi özerklik yetmez diyor kimisi silahsız olmaz diyor. Kimisi diyor ki Silah Güvencemizdir diyor. Siz milletvekili elbisesini bu sözler için giyindiniz öyle mi? O zaman bu çatının altına niye geldiniz. O zaman sen de dağa çık. Kimi devleti tanımayız diyor, kimi Ak Parti'yi düşman ilan ediyor. Kendisine faydası olmayan bir partinin millete ne faydası olabilir. Ak Parti'nin sağladığı özgürlük ortamında sesleri çıkanlar kanlı örgüt karşısında başı önünde geziyorlar. Kendi militanlarını öldürenlere niye tek bir ses veremiyorsunuz.

Bunlar Ankara'da demokrat Diyarbakır'da faşist.. Özerklikten bahsediyorlar; sen önce terör örgütünden özerk ol. Tek parti döneminin CHP'si ne ise bugünün BDP'si de tıpkısının aynısıdır. Üzüm üzüme baka baka kazanır. Bugün Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da birinci parti Ak Parti'dir. Biz Kürt kökenli kardeşimizi bu baskıcı zihniyete teslim etmeyeceğiz. Farkımızı ortaya koyacağız. Onlar çözümsüzlüğe zorladıkça biz çözüme ağırlık vereceğiz.

 

Bu haber toplam 2230 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri