Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Başbakan il başkanları toplantısında konuştu

20.08.2013 14:41
Başbakan Erdoğan il başkanları toplantısında bir konuşma yaptı. Konuşmasında Mısır'daki olaylara değinen Erdoğan, CHP ve MHP hakkında da sert sözler kullandı.

Başbakan Erdoğan AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında konuştu. AK Parti'nin 12 yıllık geçmişinden ve gelecek hayallerinden bahseden Erdoğan, Mısır'da yaşananlara da değindi. Erdoğan, Mısır'daki darbenin arkasında İsrail olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, "Elimizde belgeler var" dedi. Kendisine "diktatör" diyenleri eleştiren Erdoğan, "Diktatörlüğün olduğu bür ülkede sabah akşam televizyonlarda gazetelerde "Diktatör" diyemezler, sallandırırlar, aynı Mısır'daki gibi" şeklinde konuştu.


Başbakanın konuşmasından satırbaşları:

Ak Parti 12 yaşına ulaştı elbette bir siyasi parti için 12 yıl çok uzun bir süre değildir. 12 yaşında olsa da şunu bilmenizi isterim ki hareketimiz davamız meselemiz 12 yıla değil binlerce yıla dayanan bir sürecin devamıdır. Her fırsatta ifade ediyorum, AK Parti Selçuklu ve Osmanlı çınarını, Cumhuriyet çınarını, yani kökü çok derinlerde olan, dallarıyla dünyayı kucaklayan o ulu çınarın gövdesinden gıdasını alan bir harekettir. 

Ak Parti, 12 yıl önce 14 Ağustos 2001'de çok köklü ve kadim bir davanın tezahürü olarak Ak Parti ismiyle ortaya çıkmış bir harekettir. 

BİZİM HEDEFLERİMİZ VAR

Bizim için önemli tarihler var. 2023 ve 2053 ve 2071 gibi... Biri Cumhuriyetin 100. yılı, biri İstanbul fethinin yıldönümü, biri de Malazgirtteki büyük zaferin yıldönümü... Biz Türkiye için bunları hedef olarak koyduk. Hedefi olmayan başarıya ulaşamaz. Cemil Meriç'in dediği gibi ağaçlar nasıl kökleriyle yaşarsa, insanlar da kökleriyle yaşar ve ayakta kalırlar. Kökü olmayan ağaç hafif bir rüzgarda savrulur gider. Bir çınar ise kökünden aldığı güçle kökünden aldığı ilhamla rüzgarlara fırtınalara yağmurlara boralara direnir. Dimdik ayakta kalır. İşte AK Parti de tıpkı Türkiye gibi o derin köklerden güç alarak Allahın izniyle eğilmeden, savrulmadan fırtınalara boyun eğmeden büyük bir kararlılıkla geleceğe yürümeye devam edecektir. 

 

BİZ KADİM BİR HAREKETİZ

12 yıl önce başlayan kadim hareketimiz, son derece önemli bir süreçten geçmiş ve bugünlere ulaşmıştır. Gerek 12 yılımız, gerekse beslendiğimiz o kadim hareket incelendiğinde, sabırla metanetle ve dirayetle adeta ilmek ilmek işlenmiş bir davanın varlığı çok daha net olarak görülecektir. AK Parti'yi diğerlerinden farklı kılan çok sayıda özellik vardır. Ak Parti sırtını statükoya dayamış bir parti değildir. Ak Parti gücünü yetkisini mevcudiyetinin sırrını belli güç odaklarından belli çevrelerden devşirmiş bir parti değildir. AK Parti dengeleri gözeterek konjonktürü okuyarak değil, daha en başından itibaren Hakka inanarak, millete inanarak, bundan zerre kadar taviz vermeyerek bugünlere ulaşmış bir partidir.

MAKAM HIRSIMIZ YOK

Biz bu yola çıkarken, belli makamlara ulaşmak hırsıyla çıkmadık. Biz bu yola çıkarken her ne olursa olsun iktidar bizim olsun anlayışıyla, fırsatçı bir yaklaşımla çıkmadık. Hiçbir zaman her yol mübah demedik. Hiçbir zaman her metot meşrudur anlayışına teslim olmadık. Biz zafere değil, hedefe değil, o hedefe giden yola inanmış bir kadroyuz. Hedefe ulaşmak, zafere nail olmak sadece ve sadece Allah'ın takdiridir. 

SABREDEN İÇİN ZAFER MUKADDERDİR

Önemli olmadan tuzaklara düşmeden ilerlemektir. Bunun önemini unutanlar her ne vesileyle olursa olsun kestirmeden menzile varmak isteyenler o menzile varsalar da orada tutunamazlar. Her yolu meşru görenler zafer kazandık sansalar da aslında hezimetten başka hiçbir şey elde edemezler. Eğer siz doğru yolu bulur ve doğru yol arkadaşlarla dosdoğru ilerlerseniz, menzile ulaşmak mukadder olacak ve gerçek zafer gelecektir. Sabır yoksa zafer yoktur. Sabreden için zafer mukadderdir. 

GÖKLERDEN GELEN BİR KARAR VAR

Biz ne yapsalar boş dedik. Ardından bir şey daha ilave ettik. Göklerden gelen bir karar vardır dedik. Tarih boyunca nice engellerle karşılaştık. Büyük tahribatlara maruz kaldık. Ama hiçbir zaman vazgeçmedik, düştük yine kalktık... Hamdolsun ayakta dimdik yolumuza devam ediyoruz. Yenilgiyi görüp zaferin çok uzakta olduğunu görüp yoldan çıkanlardan hakkı terk edenlerden, yani eline silah alanlardan, şiddeti bir metot olarak görenlerden de hiçbir zaman olmadık. 

AK PARTİ'YE AÇILAN KAPATMA DAVASINI İNCELEYİN

Çünkü haklı olduğumuzu biliyorduk. Hakkın ve halkın bizimle olduğuna inandık. İşte bugünlere böyle ulaştık. Bizi şiddete sevketmek için tuzak kuranlar, tahrik edenler, bunlar biliyorsunuz her zaman oldu. Bizi silmek için kendilerine gerekçe arayanlar oldu. Allaha hamdolsun hiçbirine bu fırsatı vermedik. Silah ve şiddet davasının haklılığından kuşku duyanların yöntemidir. Arkasına halk desteğini alamayanların yöntemidir. Biz davamızın haklılığına halkımızın hissiyatına güvendik ve gayri meşru yollara hiçbir zaman tevessül etmedik. İçinde siyaset yaptığımız partilerin nasıl kapatıldığını lütfen tekrar inceleyin. Hatta 2007 yılında AK Parti'ye açılan kapatma davasını yeniden inceleyin. Çünkü biz de inceliyoruz. O davalarda silah bulamazsınız. O davalarda şiddet bulamazsınız. Demokrasi dışı, hukuk dışı hiçbir hareket ve girişim bulamazsınız. O davalarda bulabileceğiniz tek şey ısmarlama ile emir komuta zinciri dahilinde hazırlanmış gazete küpürleridir. O davalarda bulamayacağınız tek şey de hukuktur adalettir. Apaçık hukuksuzluklara maruz kaldık. Düşünün eğitim haklarımızı kaybettik, kızlarımızı üniversitelerin kapılarında, imam hatip okullarının kapılarında inim inim inlettiler. Eğitim haklarını ellerinden aldılar. 

Her seferinde sabır dedik. Bundan sonra da sabırla hareket edeceğiz. Sabırdan tahammülden en önemlisi haktan ve halk ile yol arkadaşlığından vazgeçmeyeceğiz. Sırtını statükoya dayayan sırtını millet dışında güç odaklarına dayayan er yada geç kaybetmeye mahkumdur. Sırtını millete dayayan ise her zaman için kazanacaktır. 

ZULME BASKIYA ÖTELEME VE HORLAMAYA MARUZ KALDIK

Bizler AK Parti olarak AK Parti teşkilatı olarak, çok uzun ve meşakkatli bir yoldan geliyoruz. Her acıyı yaşadık, her zulme horlamaya maruz kaldık. Dikkatinizi çekiyorum. Zulme baskıya öteleme ve horlamaya maruz kalan kadro, temsil ettiğimiz sessiz yığınlarla birliktedir. Bu ülkede her zaman çoğunluk bir avuç seçkinin tahakkümüne maruz kaldı. Bu ülkede işte o çoğunluğun seçtiği hükümetler hukuksuzca alaşağı edildi. Bu milletin seçtiği başbakan, bakanlar idam edildi. Millet iradesini hazmedemeyenler tarafından millet veya demokrasiye darbeler vuruldu. Milletin partileri kapatıldı. 

Biz diyoruz ki demokrasinin yolu sandıktan geçer. Sandık milli iradenin ta kendisidir. 

MISIR'DAKİ OLAYLARIN ARKASINDA İSRAİL VAR!

Mısır'daki olayların arkasında İsrail var... İsrail 2011 seçimleri öncesinde Fransa'da yapılan bir oturumda, Adalet Bakanıyla bir fransız yahudi entellektüel şunu diyorlar: "Müslümanlar seçimi kazansa da kazanamayacaklardır. Çünkü demokrasi sadece sandık değildir"

Batı bir defa demokrasi tanımını öğrenmesi lazım. Eğer bunu başaramazsa bu çatışmalar dünyayı başka bir yöne taşıyacaktır. Otokratik rejimler ortaya çıkacaktır. Bizim endişemiz budur. Eğer halkın iradesinin egemen bir dünya istiyorsak, sandıklara saygı göstermek zorundayız. 

TÜRKİYE OLARAK DÜNYAYA DEMOKRASİ DERSİ VERMELİYİZ

Bakın altını çizerek ifade ediyorum. Bugün geldiğimiz nokta, bu manada son derece önemlidir. Onca acıyı yaşadıktan sonra bugün ulaştığımız seviyeleri muhafaza edemezsek, hem tarih ve ecdad karşısında hem de millet karşısında mahcup oluruz. Demokrasiyi çok meşakkatler ile bir yere taşıdık. Biz Türkiye olarak dünyaya demokrasi dersi vermeliyiz. En güzeliyle demokrasiyi yaşatmalıyız. Malum gezi olaylarında benim milletim iradesine sahip çıktı ve gereken dersi gerekenlere gerektiği şekilde verdi. 

ÖNÜMÜZDE 2023, 2053 VE 2071 VAR

Daha yapacağımız çok iş var. Önümüzde 2023 var... Önümüzde çocuklarımızın ve torunlarımızın omuzlayıp yürüyecekleri 2053 ve 2071 var. 

Biz sabırlı davrandık ama sabırsızca pusuda bekleyenler var. Bu kadro olarak bizler, tıpkı Sultan Alparslan gibi omuzlarınızda bir milletin tarihini ve sorumluluğunu taşıyorsunuz. Bu AK teşkilat tıpkı Gazi Mustafa Kemal gibi, tıpkı Kurtuluş Savaşı'nın kahramanları gibi tarihi değiştirecek bir vazifeyi yüreklerinizde taşıyorsunuz. Her biriniz bir kahraman, her biriniz bir lider, bir muhafız şuuruyla demokrasinin önünde siper almak zorundasınız. Kardeşliğimize yönelik her saldırı cehennem bile olsa sizlerin göğsünde sönecektir. Bu hareket 2023 burçlarına ulaşmadan akamete uğrarsa bunun vebali en fazla bu teşkilatın üzerinde olur. Bu yüzden rehaveti asla kabul edemeyiz. 

Tüm teşkilatımız hakikaten bir örnek teşkil etmiştir. Bundan dolayı sizlere teşekkür ediyor tebrik ediyorum. Boşvermişlik hırs kibir bugüne kadar bu teşkilat içinde yer bulamadı. Bundan sonra da edinemeyecektir. Ancak Mart seçim ayımız. Biz bu seçime çok iyi hazırlanacağız. Bize saldıranlar kadar, bizim üzerimizden millete saldıranlar kadar bizi birbirimize düşürmeye ve fitne sokmaya çalışanlar kadar her an her saniye uyanık olacağız. Her senaryoya karşı müteyakkız olacağız. Bugün de yarın da sabırdan, tahammülden hukuk ve meşruiyetten asla taviz vermeyeceğiz. Milletin emanetini de gözümüz gibi koruyacağız. Mart seçimleri bu notkada çok büyük önem arzediyor. Ben değil, arkadaşım bu işe daha layık diyebilecek bir nezaketi göstermek inanıyorum ki bizi çok daha güçlü kılacaktır. 

TEŞKİLATI BİR KENARA KOYUP "BEN" DEMEYİN

Teşkilatımı bir kenara koyup, "ben" dememeliyiz. Ehliyetiyle liyakatiyle hareketimizi çok daha güçlü kılacak isimlerle bu seçimlere girmeliyiz. Çünkü mart ayında sandığın demokrasinin namusu olduğunu herkese göstermek zorundayız. Türkiye'yi her yere şikayet edecek kadar alçalanlara, bu ülkenin ne kadar demokratik olduğunu göstermek zorundayız. Bu seçimin farkı var. 30 büyük şehir. Yüzde 76'yı oluşturuyor. 

DİKTATÖR GÖRMEK İSTİYORSANIZ MISIR'A GİDİN

Bu 30 büyük şehirde alacağımız yol ne kadar önemli görmeliyiz. Bunu görmemezlikten gelemeyiz. Utanmadan sıkılmadan diktatörlük söylemleri kullananlara Mart ayında en güzel cevabı vermek zorundayız. Bize son derece yakışıksız şekilde diktatör diyenlere hodri meydan diyelim. Martta seçim var. Demokratik özgür şeffaf bir şekilde millet sandık başına gideceğiz. Kİmin demokrat kimin diktatör olduğunu millet söyleyecek. Eğer diktatör görmek istiyorsanız buyurun Mısır'a gidin.

BİR HACI BEKTAŞ DÜŞMANI SALDIRDI, CHP SAHİP ÇIKTI

Şu işe bakar mısınız. Hacı bektaş'ta o muhterem zatın manevi huzurunda bu ülkenin başbakan yardımcısına, bir kendini bilmez, bir hacıbektaş düşmanı alçakça saldırıda bulunuyor. Anamuhalefet partisi milletvekilleri anında saldırganın etrafında etten duvar örüyor, saldırganı okşuyorlar. Saldırgana sahip çıkıyorlar. Başbakan yardımcımıza saldırıda bulunan bu kendini bilmez, kısa bir süre sorgulandıktan sonra bakıyorsunuz hemen tutuksuz yargılanmak üzere salıveriliyor. Ondan sonra çıkıyorlar, utanmadan sıkılmadan diktatörlükten bahsediyorlar.

DİKTATÖR DİYENİ SALLANDIRIRLAR

Kimse diktatörlüğün olduğu yerde diktatör bile diyemez. Gazeteler dergiler televizyonlar sabah akşam diktatör diyemez. Sallandırırlar Mısır'da olduğu gibi. Şu anda TRT muhabirimiz gözaltında. AA da alınmıştı sonra bırakıldı. Daha önce de alınmıştı. Bakın orada kaç tane basın mensubu öldürüldü. Kimler öldürdü. O diktatörlerin görevlendirdiği kişiler...

Türkiye'de kim böyle şeylerden bahsedebilir. Çıkacaksın meydanlarda bağırıp çağıracaksın sana su sıkıldığı zaman da buna diktatörlük diyeceksin. Dünyada uluslar arası hukuka bak, polise ne yetkiler veriliyor gör. Anamuhalefet partisine diyorum, gidin Milli Şef dönemine bakın. Bir tek kişi bile ona diktatör diyebilmiş mi? Darbeci arkadaşlarınıza bugüne kadar aranızdan diktatör diyebilen çıkmış mıdır? 

CHP'Yİ İFLASIN EŞİĞİNE GETİRDİLER

CHP'de çok büyük bir liderlik boşluğu var. Genel Başkan boşluğu var. Şu anda CHP genel müdürünün kontrolünden bile çıktı. Şu anda CHP'yi de iflasın eşiğine getirmiş durumda. Şu anda CHP'ye kimin yön verdiği en büyük muammadır. Şu anda CHP sokakta şiddet uygulayanlarla, eli kanlı terör örgütleriyle ancak gündeme gelebilen bir partidir. CHP'nin gündemi vandallar, barbarlar, eli kanlı terör örgütleri tarafından belirleniyor. CHP her kanadın bir yöne çektiği umutsuz bir parti haline geldi. Türkiye CUmhuriyetinin başbakan yardımcısı gözünün önünde yumruklanacak, kürsüde bir özür dahi dilemeyeceksin. Bu çok önemli.. Elemanların saldırganın etrafında etten duvar örecekler. Ta savcılığa kadar yanında olacaklar... 

Siz hangi diktatörlükten bahsediyorsunuz? Sevgili milletim CHP denilen siyasi parti ne yazık ki çok talihsiz yerlerdedir. Demokrasi için bu çok büyük bir talihsizliktir. İsterdik ki karşımızda demokrasinin hakkını veren ve iktidara oynayan bir muhalefet olsun. İŞte böyle bir umutsuzluk içinde CHP seçim sürecini bulandırmak için her yönteme başvuracaktır. Çünkü kamuoyu araştırmaları ortada. Bunları gördükçe bu yollara başvuruyorlar. Bulanmış suda balık avlamanın gayreti içerisindeler. Ama biz bulanmış su bırakmayacağız. Sandığa tertemiz gidilecek ve çok güçlü çıkacağız. 

CHP HER ZAMAN ŞİDDETİ BESLEDİ

CHP öfkenin şiddetin nefretin diline daha çok sarılacaktır. Geçmişte bunu defalarca yaptılar. Merhum Menderes karşısında defalarca yaptılar. Hep şiddeti beslediler, darbecileri teşvik ettiler. Ne biz ne de aziz millet bu bayat senaryoya asla ve asla geçit vermeyeceğiz. Son sözü sandık söyleyecek. Son kararı millet verecek. Herkes bu karar saygı duyacak. CHP'nin onunla birlikte MHP'nin umutsuzluk içinde çirkinleştirmeye çalıştıkları bu süreçte her zaman dik duracağız. Tuzağa düşmeyeceğiz. Sabırla ve tahammülle süreci götürecek. İnşallah milletin teveccühüne bir kez daha mazhar olacağız. 

MISIR'DAKİ HADİSELERİ TÜRKİYE'DE YAŞADIKLARIMIZLA KARŞILAŞTIRIN

Mısır'da son haftalarda yaşanan hadiseleri, bizim 10 yıllardır Türkiye'de yaşadığımız hadiselerle birlikte değerlendirmek isabetli olacaktır. Mısır'daki hiçbir cemiyet diktatörülüğe bahane teşkil edecek şiddete başvurmamış meşru zeminden ayrılmamıştır. Mısır halkı bir gün zafere nail olacağını biliyor ve meşru zeminden ayrılmıyor. 25 Ocak'la birlikte Mısır çok önemli bir adım attı. Demokratik bir rejim için adım attı. Halk kararını sandıkta tecelli ettirerek kendisini yönetecekleri seçti. Yüzde 52 oyla sayın Mursi'yi iş başına getirdi. Değerli arkadaşlar süratle bir anayasa oylaması yapıldı. Yüzde 65 oyla bir anayasa kabul edildi. Batı bir yıllık süreç içerisinde Mursi halkını kucaklamadı diyor. Ne yazık ki buna İslam ülkelerinin bir çoğunda da katılanlar oldu. Bir yıl içerisinde bu nasıl kucaklamamak ki, mevcut kabinenin yani Mübarek kabinesinin üçte ikisi sayın Mursi'nin hala kabinesini oluşturuyordu. Sadece üçte birini değiştirmişti. Kendisine bu darbeyi yapan Sisi... Genelkurmay başkanlığına sayın Mursi'nin getirdiği bir kişidir. Kendisini milli savunma bakanı da yaptı. Buraya da geldi. Burada görüştük kendisiyle. Şu anda Cumhurbaşkanı olan kişi, aslında o da Sisi'nin yönettiği bir kişidir. Onu da anayasa mahkemesi başkanlığına sayın Mursi getirdi. Bu nasıl bir şey ki, sayın Mursi'nin atadığı bu insanlar arkadan kendisini vuruyor. Hala utanmadan sıkılmadan buna darbe denilmiyor, müdahale deniliyor ve kucaklamadı diyor ve kendisine fatura kesmeye çalışıyor. Bunun yenilir yutulur yanı yok. Bu siyasi literatürde bal gibi dört dörtlük bir darbedir. Kan vardır... Babasının elleri üzerinde altı aylık yavrular vardır. Bu darbede 17 yaşındaki Esma vardır. Kadınlar vardır. İnsanlar öldürülmüş ve 1000'i aşmıştır. Yaralılar 5 bini aştı. Suriyede olduğu gibi kutsal mekanlara saygı kalmamıştır. Sadece bizim değli, Hıristiyanların da kutsal mekanlarına saygı kalmamıştır. 37 kiliseyi ve camileri yakmışlardır. Suriye'de de yakılan ve vurulan camilerin haddi hesabı yoktur. 100 bini aşkın Suriyeli öldü. Sığınmacıların sayısı artık milyonlarla konuşuluyor. Batı nerde? Hani insan hakları evrensel beyannamesi? 

ARAP DÜNYASI AFRİKA'DAKİ MÜSLÜMANLARIN HANGİSİNE ELİNİ UZATTI?

Eğer Batı Mısır'a yardımı keserse Arap dünyası biz çok zenginiz biz yardım ederiz diyor. Arap dünyasının içerisinde zenginlerin olduğunu biliyoruz ama biz İslam dünyasının içinde zekata muhtaç olanların olduğunu da biliyoruz. Kaç tanesine elinizi uzattınız. Afrikadaki Müslümanların hangisine el uzattınız?

SAYIN BAHÇELİ DARBE SİZİN İÇİNİZE SİNDİ Mİ?

Bunlar ancak diktatörlere sahip çıkıyorlar. Mısır halkı son derece onurlu bir şekilde direndi. Adeviye'de Rabia'da İskenderiye'de onurlu bir duruşla onurunu ve namusunu korudu. Bunların elinde silah yoktu. Karşılarında tank, top ve helikopterlerle halka karşı koydu. Mısır ordusundaki inançlı insanlara sesleniyorum. Siz o Müslüman kardeşlerinize nasıl silah doğrultuyorsunuz. Sizin zerre kadar inancınızda imanınızda bir titreme yok mu? Hiçbir zaman hukuka uygun olmayan talimata uyulmaz. Burada size böyle bir talimat veriliyorsa ve bu hukuksuzsa insanları öldüremezsiniz. Bunun bedelini biz tarihte çok ödedik. Mısır bu tecrübeyi geçmişte de yaşadı ama bu denli yaşamadı. Türkiye olarak Mısır'daki darbeye en sert tepkiyi gösterdik. Çünkü biz ilkelerle hareket eden bir hareketiz. Şimdi sayın Bahçeli Başbakan darbeyi kabullenemedi diyor. Sayın Bahçeli siz kabullendiniz mi? Darbe içinize sindi mi? Siz hazmettiniz mi? Evet biz kabullenemiyoruz ve kabullenemeyeceğiz. 

BUGÜN SESSİZ KALIRSAK YARIN BAŞKA YERDE SES ÇIKARAMAYIZ

Sessiz kalırsak yarın başka yerde olduğunda da ses çıkaramayız. Yarın aynı tuzağı bize kurduklarında sesimizi çıkarmaya hakkımız olmaz. İşte batı iyi bir sınav verememiştir. İslam dünyası iyi bir sınav verememiştir. Şu anda İslam dünyası adeta Hz. Yusuf'u kuyuya atan kardeşlerden farksızdır. Ama Rabbim nasıl ki Yusuf'u kuyudan çıkarıp, Mısır'a sultan ettiyse ve o kardeşleri Yusuf karşısında mahcup ettiyse, bugün de Mısır halkının Mısır'ı idare etmesinin önüne hiçkimse geçemeyecektir. 

Bugün kardeşlerine karşı ihanet içerisinde olanlar da er ya da geç mahçup olacaktır. Sayın Bahçeli sen öncelikle imanının sesini duy ve oradaki mazlumların yanında yerini al. Biz çocuklarımıza şerefli bir ülke bırakacağız. Dünyanın neresinde olursa olsun, kime karşı olursa olsun milli iradeye karşı saldırılar karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz. 

Önümüzdeki 1 yıl boyunca seçimlere hazırlanacak ve hizmet üretmeye devam edeceğiz. Mart yerel yönetimler, ağustosta ilk defa cumhurbaşkanlığı seçimi olacak. 11 yıl boyunca güçlendirdiğimiz demokrasiyi hep birlikte muhafaza edecek ve geleceğe samimiyetle ilerleyeceğiz. Tuzaklara boyun eğmeden geleceği hep birlikte inşa edeceğiz. 11 yıllık iktidarımız boyunca ne yaptıysak sizlerle yaptık. Bir kez daha teşekkür ediyorum. 

KAYNAK: www.rotahaber.com

 


 

Bu haber toplam 1380 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri