Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Başbakan'dan müjde üstüne müjde!

25.06.2013 13:19
Erdoğan, AK Parti Grup toplantısında Fatih projesi, engelli öğretmen atamaları ve sözleşmeli çalışanlar ile ilgili 3 müjde birden verdi.

Başbakan Tayyip Erdoğan grup toplantısı konuşmasına müjdeler vererek başladı. Başbakan Erdoğan, kamuda çalışan 96 bin 500 sözleşmeli personelin kadroya alınacağını bildirdi.

Başbakan Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grubu Toplantısı konuşmasında yaşanan son gelişmelere dair önemli açıklamalar yaptı.

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

- Fatih projesi, bu proje hızla devam ediyor. Tablet dağıtımı ile ilgili yapılacak ihalede ön yeterlilikleri aldık. 10 milyonun üzerinde tablet dağıtacağız. Bu uygulamanın herkese hayırlı olmasını diliyorum.

- Kamuda çalışan sözleşmeli persenoleni devlet memurları kadrolarına geçmesine imkan tanıyoruz. Bugün itibariyle görevde bulunan 657 sayılı kanunu 4b maddesine göre çalışan sözleşmeli personel, 4929 sayılı kanun hükümlerine göre çalışan personel devlet kadrolarına geçecek. Yasal düzenlemeyi bu yasama döneminde yapmış olacağıız. 

"600 ENGELLİ ÖĞRETMEN ADAYINA MÜJDE!"

- 1 Temmuz 2013 Pazartesi günü mesai bitimine kadar 46 branşta 600 öğretmen alımı için işlemleri başlatıyoruz. 600 engelli öğretmen adayı arkadaşımız 2013-2014 eğitim yılından itibaren çocuklarımızı eğitmeye başlayacaklar. 

- 25 Haziran 2013 tarihi itibariyle, bundan sonrası geçerli değil. geçmişe yönelik görevde bulunan 1-657 sayılı kanunun 4b maddesine göre çalışan sözleşmeli personel 2-5393 sayılı belediye kanunun 49. Maddesine göre çalışan
3-4924 sayılı kanuna göre çalışan sözleşmeli sağlık personeli, Devlet memuru kadrosuna geçebilecek. 

- Bu kapsamda 96 bin 500 personel bulunuyor. Buna ilişkin yasal düzenlemeyi de süratle yapmış olacağız. Yani tatile girmeden bu işi inşallah bitireceğiz. Sözleşmeli personelimize onların ailelerine hayırlı olsun diyorum.

- Coşku heyecan her geçen gün daha fazla artıyor. Milli iradeye saygı mitinglerinin bir diğerini Samsun'da gerçekleştirdik. Samsun'da heyecanı gördük. Samsun'un nasıl çırpındığını gördük, karadenizin hissiyatini yakalamış olduğunu gördük. Erzurum gerçekten farklı bir manzarayla karşıladı.

"DADAŞLAR GEREKEN CEVABI VERDİ"

- Dadaşlar birilerine enterasan karneler hazırlamışlar. Sokakların insan seliyle meydana aktığını gördük. Bizden bir gün önce MHP'nin yaptığı mitingin hali ortada. Neler yaptıklanı ortada. Zaten dadaşlar gereken cevabı verdi.

- Gösteriler başladığından itibaren Sosyal medya dezerformasyon kampanyası başlatmıştı. Onlar yakmadılar, demokrakik haklarını istismarları yasaların kendilerine tanıdığı alanlarda gösterdiler. Bir şey mi söyleyeceksiniz gelin burada söyleyin. Yani şiddet hiç bir zaman zaferin müjdecisi değildir. Şiddet iter, ötekileştirir. 

- Şiddete başvuranlar her daim kaybetmeye mahkumdur. Siz dürüstlükten yanaysanız demokrasinin şartları bellidir. Gelirsiniz yasal çerçevede anlatırsınız, seçim zamanında sandıktan neticeyi alırınız. AK Parti'nin yaptığı budur.

- Bu millet kampanyaları yutmadı, millet neyin ne olduğunu her zamanhakkın haklının yanında yer aldı. Gösterileri kışkırtanlar milleti etkileyemeceklerini biliyorlardı. Uluslararası çevreleri muhatap aldılar, türkçe yerine ingilizce yazmayı tercih ettiler.

- Gösterilere katılanlar farklı katmanlardan oluşuyorlardı. Bizim hiç bir kompleksimiz yok. Halkın taleplerine yüz çeviren hükümet olmadık. Her bir grubun taleplerini dinledik dikkate aldık. 10.5 yıl boyunca yüzde 100'ün hükümeti olmak için hasasiyet gösterdik.

"AYAKLAR NE ZAMANDAN BERİ BAŞ OLDU?"

- Bu millet hakkın haklının yanında yer aldı. Gezi Parkı ağaç hassasiyeti olanlarını gördük onları diğerlerinden ayrı tuttuk. Onları dinledik.

- Kalkacaksın sen şu emniyet müdürünü açığa al, şunu görevden al. Önce haddini bileceksin. Ne platformu olursa ol Ayaklar ne zaman baş olmaya başladı. Milletin verdiği yetki var. Bu iktidarı kullanamaz duruma gelirse o zaman zaten bittik demektir. Millet bize tek başına iktidar yetkisi vermiş. 

"MÜSLÜMAN SOKULDUĞU YERDEN BİR DAHA SOKULMAZ!"

- Saygı duyulan Türkiye'yi içeride ve dışarıda koordine adımlarla yıpratmak istediler. Fakat bu millet bize sahip çıktı. Brezilya'da oynanan oyunun aynı merkezden yapıldığına inanıyorum.ada rahatsız ediyor. 

- Breziya da IMF'ye borçlarını ödemiş durumda. Birilerini hoplattı. niye rahatsız oluyorsunuz? Bazı çevreleri ciddi manada rahatsız etti.Müslaman sokulduğu bir yerden bir daha sokulmaz.

CHP DERSİM KATLİAMININ MİMARIDIR!

- Dersim katliamı karşında CHP ne yaptı? Bu eski parti biziz demeyi biliyorlar. CHP Dersim katliamının mimarıdır! CHP Alevi vatandaşları için ne yapmıştır?  Dersim katliamınrda CHP'nin herhangi bir tavrı oldu mu? O dönemde yapılmayan özür beyanını Tayip Erdoğan yaptı. Maraş olaylarında CHP iktidar ortağıydı. CHP bu olayları engelleyemediği gibi takipçisi olmamışır.

- Gezi olaylarını kışkıtan alevi vatandaşlarını sokağa dökmek isteyen televizyon sahipleri CHP'lilerdir. Alevi vatandaşların bu oyuna karşı son derece dikkatli olmalarını istiyorum. Alevi kardeşlerimizin duyarlı uyanık olmalarını rica ediyorum. Çözülmez engelleri çözdüğümüz gibi kardeşlik hukuku içinde hal yoluna koyarız. Sorunları konuşarak çözeceğiz, hukuk yoluyle meseleleri çözüm yoluna koyacağız.

- Bu nasıl parti teşkilatı. polis parti teşkilatının içine girdi. O meydanda vandalizmi temsil ettikleri için polis oraya girdi. Divan otelinde aynı şey oldu. Meydanlarda polisle çatışanlar oraya sığındılar. Yasalarda yataklık etmek te suçtur. Orada yataklık edildi.

MEMET ALİ ALABORA'YA BİR GÖNDERME DAHA!

- "Mesele Gezi Parkı değil sen hala anlamadın mı" diyorlar. Meselenin hesap görme meselesi olduğunu itiraf ettiler. Başbakan sert diyorlar. Allttan alsın diyorlar. Onlar zaten başından beri senaryoyu bunun üzerine kuruyorlar. Ağacı gösteriyorlar ama yağmalamaı gizliyorlar. Paçavraları gizliyorlar, Mustafa Kemal'in askerleriyiz diyorlar yakılan bayrağı, Taksim meydanında paçavralarla yan yana asılan bayrağını görmüyorlar. 

- Ulusalcılar müdahale etmedi, baktım bunlar halen duruyor. kuzey Afrika'dan geldim, İçişleri Bakanıma 24 saat içinde burayı temizleyeceksin dedim. Ardından gezi parkını işgalcilerden temizleyeksin dedim. Gezi parkı belli bir azınlığn değil tüm milletindir.

- Hepsiyle görüştüm, niye duruyorsunuz orada, yargı kararı var ortada. Niye gençleri burada tutuyorsunuz dedim. halk oylamasına gidyoruz dedim. Çoğunluğu çok güzel dediler. sonra bizim yetkimiz yok dediler. Bir taraftan platform diyorson bir taraftan yetkim yok diyorsun. Anlamak mümkün değil. Bunların derdi başka dert ortalığı karıştırmak. 

"BU OYUNA GELMEYİN!"

- Biz de üniversite öğrencisi olduk biz bu imkanları yaşamadık. şimdi gençlik yaşamasın dedik. Gençlere sesleniyorum, bu oyuna gelmeyin kullanılmayın. Hukuk içinde bunu yapın. 30 yaşında seçilme hakkına sahiptin ey genç kardeşim. 25 yaşına seçilme hakkını getiren biziz. Seçme yaşı 18. Seçme ve secilme yaşının 18 olması için çalışma yaptırıyorum. Gençlere hangi partinin sahip çıktığını bilin. 

- Kandil simidi gösteriyorlar, ama ayakkabıyla girilen içki içilen camiyi gizliyorlar. Dolmabahçe üç gün işgal altında. Oradan operasyonları yönettiler. Bu tahriklere kapılmış olsaydık Allah muhafaza çok tehlikeli şeyler olabilirdi. Namaz kılanları göstriyorlar başörtülüre saldırıyı göstermiyorlar.

- Yüzlerce taş atıyorlar, polis kalkanıyla duruyorlar. Onlar yıkacak biz görmeyeceğiz, biz görmeyeceğiz. Tencere tava dinlettiler millete. Çevrecilikte gürültü kirliliği yoktur, canım saksı çiçeklerini bile yerlere yıkıp barikat oluşturdular. Tencere tavayla saat dörde kadar sınava giren gençleri rahatsız ettiler.

"BÖYLE BİR DÜNYA YOK!"

Zahide nineye ahlaksızca para teklif edecekler biz bunu görmezden geleceğiz öyle mi? Müftünün karısıyım diyecek biz bunu görmezden gelecekler. 21 milyon oy veren kömürcü makarnacı olarak küçümsenecek, biz bunu sineye çekeceeğiz öyle mi? Böyle bir dünya yok. Yarın sandık kurulunca millet bu vandallara ne yaptın diye onlara soracak. Biz sessiz kalacak olursak hesabını soracak.

"MESELE GEZİ PARKI DEĞİL MESELE İŞTE BU! "

Bu nasıl gözü dönmüşlüktür, buna basın özgürlüğü denir mi? Türkiye'nin düşmanları böyle bir tavrın içinde olabilir ama bu ülkenin vatandaşı kendi ülkesine karşı tehlikeli çağrı yapabilir mi? Mesele gezi parkı değil mesele işte bu. Mesele ekonomiyi durdurup türkiye'nin kaybetmesini sağlamak.

Bu haber toplam 2012 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri