Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Başbuğ'a "KAĞIT PARÇASI" Tepkisi

24.12.2011 09:27
Genelkurmay Adli Müşaviri Tümg. Hıfzı Çubuklu, Org. Başbuğ'un "Boru" ve " Kağıt Parçası" açıklamalarına tepki göstererek, bu açıklamaların "tam bir talihsizlik" olduğunu söyledi.

Hükümeti hedef alan 'İrtica ile Mücadele Planı'yla ilgili davanın tutuklu sanığı Genelkurmay Adli Müşaviri Tümgeneral Hıfzı Çubuklu, İlker Başbuğ'un Ergenekon operasyonlarında ele geçirilen lav silahlarına 'boru' dediği basın toplantısında, 'Darbe Andıcı' için kullandığı 'kağıt parçası' tabirinin talihsizlik olduğunu söyledi.

"İrtica ile Mücadele Eylem Planı" davasının tutuklu sanıklarından Genelkurmay Adli Müşaviri Tümgeneral Hıfzı Çubuklu, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un bir basın toplantısında dava konusu belgeye ilişkin "kağıt parçası" tabirini kullanmasının bir talihsizlik olduğunu söyledi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada çapraz sorgusu yapılan Çubuklu, Genelkurmay Başkanının basın toplantılarıyla ilgili bir görevi olmadığını ve basın toplantılarına da karşı olduğunu söyledi. Pekgüzel, "Dönemin Genelkurmay Başkanı (İlker Başbuğ) yaptığı basın toplantısında 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı'ndan 'kağıt parçası', Poyrazköy'e bulunan lav silahlarından 'boru' diye söz etti. Bu basın toplantısından haberiniz var mı? Bu konuda size soru soruldu mu? Bu konuda bir rapor hazırladınız mı?" diye sordu. Genelkurmay Başkanın "kağıt parçası" açıklamasını Askeri Savcılığın "İrtica ile Mücadele Eylem Planı"na ilişkin takipsizlik kararı vermesinden sonra yaptığını dile getiren Çubuklu, "(Kağıt parçası) tabiri, bir talihsizliktir. Ben bu görüşe katılmıyorum. Komutanı tenkit etmek için söylemiyorum. 'Boru' açıklamasını bilemem. Mühimmat konusu Lojistik Dairesini ilgilendirir" dedi.

ERGENEKON'DAN 2007'DE HABERİM OLDU

Ergenekon'dan Adli Müşavir olarak göreve başladıktan sonra 2007'de savcılıktan gelen resmi yazılar üzerine haberi olduğunu söyleyen Çubuklu, Adli Müşavirin, Genelkurmay Başkanlığına gelen istihbari amaçlı bilgilerden haberi olmadığını ifade etti.

Savcı Pekgüzel'in "Bundan haberdar olduktan sonra bir çalışma yapıldı mı?" sorusuna Çubuklu, eğer böyle bir yapılanma incelenecekse bunun İstihbarat Başkanı'nın görevi olduğunu kaydetti.

KOMUTANIM BİLİR!..

Pekgüzel, "Ergenekon" soruşturması sırasında bazı sanıklardan savaş çıkarabilecek nitelikte çok gizli askeri belgelerin ele geçirildiğini belirterek, bu kişilerle ilgili bir soruşturma yapılıp yapılmadığını sordu. Bunları Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının konuştuğunu, bir kısım belgeler nedeniyle ilgili birimler tarafından araştırma yapıldığını ifade eden Çubuklu ise "Komutanın bilgisi dahilinde olan konuları biz sonra öğrenirsek soruşturma emri isteyemeyiz. Eğer komutanın bilgisi yoksa soruşturma emri istenir" dedi. Çubuklu, Pekgüzel'in andıç belgelerinde gri ve siyah propaganda görüp görmediğine ilişkin sorusu üzerine de "Görseydim imzalamazdım. İtiraz eder, not yazardım. Ekinde imzam da yok. Bana geldiğinde de ekinde bunlar yoktu, ya da konmadı" dedi.

ÇİÇEK'TEN 'TALİHSİZ' İTİRAZI

Sorguda tutuklu sanıklarından Albay Dursun Çiçek de Çubuklu'ya "İlker Başbuğ'un 'Kağıt parçası' açıklamasının talihsizlik olduğunu söylediniz. Sizin açıklamanız daha fazla talihsizlik değil mi" diye sordu. Çubuklu, ise "Ben 'keşke söylemeseydi' anlamında söyledim. Bu söz üzerinde çok tartışıldı. TSK yıpratılmak istendi. Eleştiri anlamında söylemedim" ifadelerini kullandı.

LAV SİLAH DEĞİL DEMİŞTİ

Emekli Binbaşı Fikret Emek'in Eskişehir'deki evi, Ankara Zir Vadisi ve Poyrazköy'deki kazılarda 7 lav silahı ve 15 el bombası bulunmuştu. Dönemin Genelkurmay Başkanı Başbuğ da lav silahlarının TSK envanterinde çıkmadığını açıklamış ve ele geçirilen lav silahları için 'boru' nitelendirmesi yapmıştı.

Andıç belgesinin aslı imha edilmiş

İnternet Andıcı davasının dünkü duruşmasında internet andıcı belgesini ekleri ile birlikte isteyen mahkemeye Genelkurmay Başkanlığı'ndan gönderilen yazı dikkat çekti. Genelkurmay Başkanlığı'ndan Adli Müşavir vekili Hakim Albay Şakir Aytaş imzasıyla gönderilen cevabi yazıda, andıç belgesi ile eklerinin asılları yerine dava sanıklarından Albay Cemal Gökçeoğlu'nun 'Aslı gibidir' şeklinde parafı ile onaylanmış suretlerinin gönderildiği öğrenildi. Murat Uslukılıç tarafından yazılan internet siteleri konulu andıçın aslının gönderilmemesi ile ilgili olarak da 2 Nisan 2009 tarihinde hazırlanan andıcın, 3 Eylül 2009 tarihinde ekleri ile birlikte imha edildiğinin bildirildiği öğrenildi. Bu imha işlemine ilişkin tutanak da Adli Müşavir vekili Aytaş tarafından cevabi yazı ile birlikte mahkemeye gönderildi. Andıcın Ek-A isimli ekinde, 'Günlük olarak takip edilen ve Türkçe yayın yapan internet siteleri' başlıklı toplam 292 internet sitesinin ismi bulunuyor. Ek-A'da ise 'Günlük olarak takip edilen yabancı dilde yayın yapan internet siteleri' başlıklı 138 adet internet sitesinin listesinin bulunuyor. Andıcın güvenlik tedbirleri başlıklı imzasız 2 sayfalık Ek-C'si de gönderilen belgeler arasında yer alıyor. 

Bu haber toplam 1472 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri