Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Başbuğ'un Yüce Divan Talebine Set

08.01.2012 11:58
Koşaner ve 3 kuvvet komutanının Hasdal ziyaretlerine yapılan şikâyette Yargıtay'ın görevsizlik kararı, Başbuğ'un ifadesini özel savcıların almasına da zemin oluşturdu.

"Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek" ve "Türkiye Cumhuriyet Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçlamalarıyla tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne konan Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ'un hakkında Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca işlem yapılmasının gerekçesi ortaya çıktı. Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın aralarında Genelkurmay eski Başkanı Işık Koşaner'in de bulunduğu 4 orgeneral ile ilgili Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen bir görevsizlik kararını dikkate alarak İlker Başbuğ hakkında işlem yaptığı anlaşıldı.

'GÖREV SUÇU DEĞİL'

Dört orgeneralle ilgili soruşturma, Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik'in Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na Genelkurmay Eski Başkanı Emekli Orgeneral Işık Koşaner ve kuvvet komutanlarının Balyoz ve Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan generalleri Hasdal Cezaevi'nde ziyaret etmesi ardından "terör örgütüne yardım ve yataklık" şikayeti üzerine başladı. Başsavcılık, suç duyurusuna ilişkin görevsizlik kararı vererek dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. 12 Eylül'de yapılan anayasa değişikliğinde Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları hakkında yargılama yetkisi Yüce Divan'a veriliyordu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, bu karara ilişkin 'görevsizlik' kararı vererek dosyayı 11 Nisan 2011'de İstanbul'a gönderdi. Yargıtay Başsavcılığı, komutanların Hasdal ziyareti ile ilgili yapılan şikayetin görev suçu olarak kabul edilmeyeceğini gerekçe gösterdi. İşte bu gerekçenin, Özel Yetkili Mahkemelerin hem Genelkurmay Başkanı hem de kuvvet komutanları hakkında soruşturma açabilmesinin önünü açtığı belirtiliyor. Koşaner'in de aralarında bulunduğu dört orgeneralle ilgili Yargıtay'dan gönderilen soruşturma dosyası Özel Yetkili Savcılıkça yeniden açıldı. 2011/2036 soruşturma numarası verilen dosya halen savcı Muammer Akkaş'ın elinde.

SİYASET, İLKER BAŞBUĞ'UN TUTUKLANMASINI KONUŞUYOR

Bülent Arınç (Başbakan Yardımcısı): TSK'NIN İTİBARINA GÖLGE DÜŞÜRÜLMEMELİ "Genelkurmay Başkanlığı'nda görev yapmış bir sayın komutanın şu veya bu iddiayla tutuklanmış olmasından sadece üzüntü duyulur. Bize düşen görev bu makamın yıpratılmasına ve özellikle genelkurmay başkanlığı makamıyla Türk Silahlı Kuvvetleri'nin itibar ve gücüne gölge düşürmemektir. Çünkü bu makamları işgal eden insanlar hata da yapabilirler. Onların suçlanıyor olması o makamın gücüne itibarına kesinlikle gölge düşürmez. Bu karar hiçbir şekilde kişisel değil. Eminim ki, adli süreç bir an önce tamamlanır."

İsmet Yılmaz (Milli Savunma Bakanı): HIZLA NETİCELENMELİ "Türkiye bir hukuk devleti. Masumiyet karinesi gereği, herkesi aksi mahkeme kararıyla ispat edilene kadar masum kabul etmek gerekir. Hukuk devleti içerisinde bu süreci en kısa zamanda neticelendirmek Türkiye'nin lehinedir."

Zafer Çağlayan (Ekonomi Bakanı): GECE RÜYASINDA GÖREN SABAH İHTİLAL YAPAMAYACAK "Artık kimse gece rüyasında görüp sabah kalkıp ihtilal yapamayacak. İşte bakın ihtilalcilerden hesap soruluyor."

Reha Denemeç (AK Parti Genel Başkan Yardımcısı): DEMOKRATİK ÜLKEDE NORMAL "Şu an birçoklarının şaşkınlıkla izlediği gelişmeler normal ve demokratik ülkelerde çoktan olması gereken olaylardı. 'Hükümete karşı darbeye teşebbüs ettiyseniz, kim olursanız olun yargılanırsınız ve ceza alırsınız' Bu kadar basit."

Faik Öztrak (CHP Genel Başkan Yardımcısı): HÜKÜMET GÖZ YUMDU "Böyle bir davada böyle bir iddia varsa tabii ki soruşturulsun, ama tutuklanarak mı soruşturulması gerekiyor. Hükümet, Başbuğ ile birlikte 2 yıl çalıştı. Eğer o dönemde, Başbuğ bir darbe hazırlığı içindeyse, hükümet de buna göz yumarak, suç ortağı durumuna düşmüştür."

Reşat Doğru (MHP Genel Başkan Yardımcısı) TSK'YA HAKARET "Genelkurmay Başkanı nereye kaçacak? Ortada doğru düzgün suç yok, suçlanma ve zulüm var. Hiç kimse adalet karar vermeden suçlu kabul edilemez. Bunu TSK'nın şahsına yapılmış bir hakaret olarak değerlendiriyoruz."

Sırrı Süreyya Önder (BDP İstanbul Milletvekili): GECİKMİŞ BİR KARAR "Tutuklama yerindedir, gecikmiş bir karardır. Çıkıp bütün halka yaptığı bu kötülüklerin hesabını vermelidir. Masumsa aklanır değilse mahkûm olur."

Burhan Kuzu (TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı): YARGI YERİ YÜCE DİVAN DEĞİL "Tutuklama bir tedbirdir. Bir Genelkurmay Başkanının görevi ile alakalı bir suç ise Yüce Divan'a gider. Ama buradaki iddia gibi görevine girmeyen yasadışı bir takım faaliyetler içinde bulunursa yetkili mahkemede yargılanmaya devam etmesi gerekiyor."

Mustafa Destici (BBP Genel Başkanı): HUKUK HERKESE DOKUNABİLMELİ "Hukuk, cumhurbaşkanına, başbakana, genelkurmay başkanına da dokunmalıdır ama, millete pervasızca saldıran, vatandaşları bölen eylemler ve söylemlerden kaçınmayan PKK'nın sözde milletvekillerine, PKK'nın dilli şeytanlarına da hukukun dokunmasını bekliyoruz. Hukukun 28 Şubat ve 27 Nisan e-muhtıra sahiplerine de işletilmesini bekliyoruz."

Numan Kurtulmuş (HAS Parti Genel Başkanı): TÜRKİYE SİVİLLEŞİYOR "Türkiye sivilleşiyor. Ama sadece Türkiye'nin sivilleşmesi de yetmez. Türkiye demokratikleşsin. Türkiye'de hiç kimsenin aklının ucuna andıç hazırlamak gelmemeli."

AVUKATI YARIN BAŞVURACAK

İnternet Andıcı soruşturmasında tutuklanan Başbuğ, yarın avukatı aracılığıyla bir üst mahkemeye itiraz ederek, tutuksuz yargılanmasını talep edecek. Başbuğ, aynı zamanda Genelkurmay Başkanı olması nedeniyle, "Yüce Divan" sıfatıyla Anayasa Mahkemesi'nde yargılanma talebinde bulunacak. Başbuğ'un avukatı İlkay Sezer, Cumhuriyet Savcılığı ifadesi ve nöbetçi mahkemedeki sorguda da, anayasanın 148'nci maddesi gereğince Başbuğ'un yargılamasının, Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesi'nde yapılması gerektiğini belirterek, soruşturma dosyasının derhal yetkisizlik kararı verilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesini talep etmişti.

Sabah 

Bu haber toplam 1896 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri