Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Memur-Sen'den Yasaklara sert bildiri

07.09.2012 17:57
BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINI SÜRDÜRMEK İSTİYENLERİ İBRETLE İZLİYORUZ!

Yeni Anayasa için ön çalışma yapan Anayasa Yazım Alt Komisyonu’nda,  kamuda başörtüyle çalışma yasağının kaldırılması yönündeki düzenlemenin muhalefet partisi milletvekilleri tarafından engellenmesini ibretle izliyoruz! İktidar partisinin ise evrensel hukuk ve insan hakları paralelinde sunduğu bu teklifini geri çekmesini doğru bir yaklaşım olarak görmüyoruz. Bu konudaki kararlılıkları samimiyetlerinin de göstergesi olacaktır!  Bu olay,  Türkiye’de kadın kavramının erkek üzerinden okunması gibi bir alışkanlığın sürdürüldüğünü göstermektedir. Geçmiş anayasaların ve kanunların bu okumayı bütünüyle değiştirecek nitelikte bir içeriğe sahip olmadığı gün gibi ortadadır.

 Türkiye’de, kadın-erkek eşitsizliğinin yanı sıra, kadın-kadın eşitsizliği de devam ediyor.  Yeni anayasa yapım sürecinde kadın temalı münhasır bir bakış açısını hem kadın-erkek hem de kadın-kadın eşitliğini sağlayan bir bakış acısıyla oluşturmak gerekir. İnançlarını referans alarak başörtüsü örtenlerin, kendileri tarafından reddedilmesine rağmen başörtüsünü siyasi simge olarak kullandıkları gerekçesiyle eğitim, siyaset ve çalışma hakkından yoksun bırakılmalarına ilişkin gayri insani tutum artık sona erdirilmelidir. Yeni anayasa,  başörtülü giyimi benimseyen bireylerin-kadınların eğitim-öğretim, siyaset ve çalışma hakkından yoksun bırakılmasına izin vermeyecek, engel olmayacak bir bakışla hazırlanmalıdır. Yeni anayasa bunu,  başörtüsü takmanın temel anayasal hak olarak gösterecek bir hükümle değil, inançlarının gereği olarak başlarını örtenler dahil, hiç kimsenin kılık kıyafeti gerekçe gösterilerek uluslararası hukukla garanti altına alınmış eğitim, çalışma ve siyaset hakkından yoksun bırakılmaması üzerine düzenlenmelidir.

Bu itibarla, yeni anayasa, kadın-erkek eşitliğinin anayasal teminatı olmanın yanında, kadının mağdur ve dezavantajlı konumuna son verecek yasal düzenlemeleri zorunlu kılacak hükümler içermelidir. Kadını, toplumun temeli olan ailenin temel unsuru olarak görmekle yetinmemeli, kadına bizzat birey ve özne olarak münhasır bir değer atfetmeli ve bu değeri her an ve her alanda yaşama/yaşatma imkânı sağlamalıdır.

Yeni anayasa, insan hak ve özgürlüklerinin bütün kadınlar için yaşanabilir bir durum olarak gerçekleşmesinde teminat olarak görülmeli, bu anlamda yasa koyucuyu tarafından bağlayıcı taahhütler içermesi sağlanmalıdır. Eğitim hakkından çalışma hayatına, siyaset hakkından kamu hizmetlerinden yararlanma hakkına kadar, mevcut itibariyle kadınların aleyhine olan fiili durumları insan onuru ekseninde ve kadın erkek, kadın-kadın eşitliğini sağlama hedefiyle kadına yönelik ayrımcılığa son vermelidir.

Memur-Sen olarak,  milli iradesinin merkezi olan TBMM çatısı altında oluşturulan Yeni Anayasa Yazım Alt Komisyonu’nun evrensel hukuk ve insan haklarına aykırı bu değerlendirme ve yorumlarından vazgeçmesini, kadınların başta eğitim, çalışma ve siyaset yapma haklarının önündeki engelleri kaldırmasını bekliyoruz. Aksi bir durum,  özgürlükçü, demokratik ve sivil anayasa beklentisi içindeki milletimizi derinden yaralayacak, gelecek umutlarını azaltacaktır. Bugün milli iradenin talep ve beklentilerini karşılamayanlar yarın milli iradenin tokadıyla karşı karşıya kalacaklarını unutmamalıdırlar. Bu kapsamda, Komisyon üyeleri yol yakınken bu yanlıştan dönmeli,  kadınlara yönelik pozitif ayrımcılığın konuşulduğu, demokratikleşip sivilleştiğimiz bir süreçte kadınların önüne yeni engeller, yüksek barikatlar konulmamalı, ayrımcılık yapılmamalıdır. Dünya demokrasi liginde ilk 10’a girmeyi hedefleyen Türkiye’ye bu tür anti demokratik girişimler yakışmamaktadır. Memur-Sen olarak, demokrasi, insan hakları ve evrensel hukuk yolunda engel değil teşvik bekliyoruz.

MEMUR-SEN GENEL BAŞKANI

                                                                                                 AHMET GÜNDOĞDU

Bu haber toplam 1692 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri