Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

BDP'li Demirtaş'ın son grup konuşması

08.01.2013 17:12
BDP'li Demirtaş partisinin grup toplantısında konuştu.

Barış ve Demokrasi Partisi Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, Meclis'teki grup toplantısında İmralı süreci hakkında açıklamalarda bulundu. Demirtaş konuşmasında şehit ailelerine seslendi.

İşte Demirtaş'ın konuşmasından satırbaşları;

Bugünkü grup toplantımızda müsaadenizle yoğun şekilde tartışılan, İmralı süreci diye tabir ettiğimiz yaklaşımları sizlerle paylaşmak istiyoruz. Elbette 30 yıldır kan ve gözyaşıyla devam eden, ama 100 yıllık bir geçmişe sahip tarihi bir sorunu konuşuyoruz.

 

BİZİM YAKLAŞIMIMIZ BUDUR

İmralı süreci olarak tartışacağımız konu bugün çıkmış yarın da sona erecek bir sorun değildir. Ancak herkesin serinkanlı şekilde tartışması, varsa eksiklikleri eleştirmesi, kansız silahsız bir çözümü onurlu bir barışı nasıl gerçekleştireceğimizi herkesin tartışması lazım. Bizim de özü itibariyle yaklaşımımız budur.

BİZ OLSAK OLSAK MEMNUZ OLURUZ

Uzun yıllardan bu yana Kürt ve demokrasi sorunlarının tek kalıcı çözüm yolunun müzakere olduğunu söyleyedurduk. Bugün hükümetin böylesi bir bakış açısıyla yaklaştığına inanırsak biz olsak olsak memnun oluruz.

Her şeyden önce İmralı'da bir heyetin resmi bir heyetin Sayın Öcalan ile görüşmesi bizler açısından önemlidir. Bunun aleniyet kazanmış olması, önemini değerini artırır. Çünkü bu sıradan bir gelişme değildir, aslında çok gecikmiş bir gelişmedir. Ama 14 yıl aradan sonra İmralı'da aleniyet kazanılarak, kısmen şeffaf olarak bu sürecin girişiminin başlanmış olması, bütün tahlillerin dışında önemlidir.

GÖRÜŞÜLMESİNİ DEĞERLİ BULUYORUZ

Bu süreci önemsiyoruz. 14 yıldır bir adada tutulan bir halk önderinin isminin önüne 'sayın' konuldu diye binlerce kişi hapse atıldı. Posteri taşındı diye çocuklar gençler coplandı. Fakat bir halk bıkmadı, yılmadı, inat etti, ısrar etti. Doğru olduğuna inandığı için, barış İmralı'dan geçtiği için bundan geri adım atmadı. Terörist başı dediler, bebek katili dediler olmadık sıfatlar yakıştırdılar. Ama bir resmi heyet İmralı'ya gidip kendisiyle görüşmeye başladı. Bunu biz değerlibuluyoruz, doğru bir adımdır.

Kim ne derse desin, nasıl değerlendirirse değerlendirsin. Her türlü milliyetçi ırkçı hezeyanlarla saldırmaya çalışabilirler. Bu çok önemliydi, bu aşamanın sağ salim geçilmiş olması, kamuoyunun bundan mutluluk duyuyor olması hükümetin ne kadar geç kaldığının da göstergesi.

BÜTÜN DOSTLARIMIZA ŞÜKRANLARIMIZI SUNUYORUZ

Yine ikinci önemli bir gelişme, iki milletvekilimizin 14 yıl sonra ilk defa siyasetçi kimlikle adaya gidilmesine destek olunmuş olmasıdır. Çünkü siyasi bir konu ancak siyasetçilerin devreye girmesiyle çözüm aşamasına getirilebilir. Bütün bu süreçlerde emeği geçen herkese, bütün halkımıza, bu bedeli ödeyen bütün dostlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz.

Bugün bazı konuların özellikle basında çokça tartışılan konuların netleşmesi açısından görüşlerimizi paylaşacağız. Medyada köşe yazarları, çıkan haberlerkendi anladıkları yazıyorlar, tartışıyorlar. Saygı duyuyoruz. Tamamının doğru olduğunun kabul etmek imkansız. Bu tartışmalar güç destek verecektir. Ama olmayanı olmuş gibi göstermek, kafa karışıklığına yol açacaktır.

AKP-BDP ORTAK ÇALIŞMASI SÖZ KONUSU DEĞİL

Bir defa başlayan sürecin, bir AKP-BDP ortaklaşması olmadığının net şekilde tespit etmek lazım. Bizim hükümetle öncesinden oturup tartıştığımız süreç söz konusu değildir. Bu AKP'nin hükümetin İmralı'da sayın Öcalan ile başlattığı süreçtir. Partimiz, iki arkadaşımızın İmralı'ya gidişiyle birlikte süreçten doğrudan haberdar olmuştur. Bir AKP-BDP ortak çalışması söz konusu değildir.

İmralı'daki görüşmede tarafımıza iletilmiş bir yol haritası, takvimlendirilmiş bir yol haritası yoktur. Böylesi bir yaklaşım belki de herkes olmasını istediği şekilde ifade ediyor deyip geçmek lazım. Bu aşamada kamuoyuna, hükümete, KCK'ya bizim aracılığımızla iletilmiş bir çözüm önerisi, takvim yoktur.

Ama gördüğümüz şudur, görüşmeyi yapan heyette de sayın Öcalan'da da kararlı bir çözüm iradesi vardır. İfade edilen de dışarıya verilen mesaj da şudur.

MÜZAKERE SÖZ KONUSU DEĞİL

Bütün bu tespitler ışığında şunu söyleyebiliriz, şu aşamada başlatılmış bir müzakere söz konusu değildir. Bunun arayışından söz edilebilir. Ama müzakere başladığına dair bize ulaşmış bir bilgi yoktur.

KCK SÜRECE DAHİL EDİLMELİ

Yine görebildiğimiz kadarıyla, müzakere aşamasına geçilmesi, hükümetin bundan sonraki tavırlarına pratiklerine bağlıdır. Çünkü taraflardan biri üzerine düşeni yapmıştır. Bu konudaki iradesini ortaya koymuştur. Hükümet müzakereyi başlatmak istiyorsa, her şeyden önce KCK'nın sürece dahil edilmesi gerekecektir. Bunlar tamamlanır, hükümette bunun adına müzakere der, biz artık müzakere aşamasına geçilmiştir diyeceğiz.

Hükümet kanadından yapılan açıklamalar, kullanılan söylemler, ele alış biçimi tartışma biçimi, pratik sahada yaptıkları bir arada değerlendirdiğimizde, ya niyetini ya ciddiyetini ya da bu işi becerip beceremeyeceğini sorgulamamız lazım. Büyük bir ciddiyet farkı vardır. Güvensizlik yaratıyor. 100 yıllık bir sorunu çözme konusunda hükümet ciddiyse diline üslubuna herkesin sirayet etmesi lazım.

YENDİYSENİZ NEYİ MÜZAKERE EDİYORSUNUZ

Hele hele askeri operasyonlar, tutuklamalar devam edecekse, bunun adına da entegre proje denilerek bu süreç sürecekse kimse birbirini yormasın. Silahsız kansız olsun acısız olsun, ama kimse hükümetin ciddi politikası vardır demesin. Öyle yendik, bitirdik, ezdik, şimdi sıra teslim almaya geldik yaklaşımını kimseye anlatamazsınız. Zaten İmralı'ya giden heyetiniz de böyle denmediğini biliyor. Yendiyseniz neyi müzakere ediyorsunuz? Yenme ve yenilme üzerine kurduğunuz diyalog süreci sakıncalı olacaktır.

ÖCALAN İMRALI'DAN ÇIKARILSIN

Bütün bu tespitler ışığında şunu söyleyebiliriz, şu aşamada başlatılmış bir müzakere söz konusu değildir. Bunun arayışından söz edilebilir. Ama müzakere başladığına dair bize ulaşmış bir bilgi yoktur. Müzakere eşit koşullarda olur. Başbakan İmralı'ya girsin demiyoruz, Öcalan'ın İmralı'dan çıkarılmasını istiyoruz.

KCK SÜRECE DAHİL EDİLMELİ

Yine görebildiğimiz kadarıyla, müzakere aşamasına geçilmesi, hükümetin bundan sonraki tavırlarına pratiklerine bağlıdır. Çünkü taraflardan biri üzerine düşeni yapmıştır. Bu konudaki iradesini ortaya koymuştur. Hükümet müzakereyi başlatmak istiyorsa, her şeyden önce KCK'nın sürece dahil edilmesi gerekecektir. Bunlar tamamlanır, hükümette bunun adına müzakere der, biz artık müzakere aşamasına geçilmiştir diyeceğiz.

Hükümet kanadından yapılan açıklamalar, kullanılan söylemler, ele alış biçimi tartışma biçimi, pratik sahada yaptıkları bir arada değerlendirdiğimizde, ya niyetini ya ciddiyetini ya da bu işi becerip beceremeyeceğini sorgulamamız lazım. Büyük bir ciddiyet farkı vardır. Güvensizlik yaratıyor. 100 yıllık bir sorunu çözme konusunda hükümet ciddiyse diline üslubuna herkesin sirayet etmesi lazım.

YENDİYSENİZ NEYİ MÜZAKERE EDİYORSUNUZ

Hele hele askeri operasyonlar, tutuklamalar devam edecekse, bunun adına da entegre proje denilerek bu süreç sürecekse kimse birbirini yormasın. Silahsız kansız olsun acısız olsun, ama kimse hükümetin ciddi politikası vardır demesin. Öyle yendik, bitirdik, ezdik, şimdi sıra teslim almaya geldik yaklaşımını kimseye anlatamazsınız. Zaten İmralı'ya giden heyetiniz de böyle denmediğini biliyor. Yendiyseniz neyi müzakere ediyorsunuz? Yenme ve yenilme üzerine kurduğunuz diyalog süreci sakıncalı olacaktır.

Ben buradan bütün şehit ailelerine annelerine babalarına sesleniyorum. Bu savaşın en acı faturasını siz ödediniz. Bütün bu olup bitenlerden payınıza düşen en acı kısım oldu. Bunu her zaman hissettik, paylaştık. Bütün bu ailelere Allah'tan sabır diliyorum. Bunu yaşayan bilir herhalde, evlat acısı dünyada en ağır acıymış. Yaşayanlar bilir, Allah başka hiç kimseye göstermesin.

Sizin çocuklarınızın, yani bizim kardeşlerimizin bu süreçte yitip gitmelerinden her gün her an acı duyduk, bunu yürekten paylaştık. Şimdi geldiğimiz bu noktada sizlerin sunacağı destek, bütün bu desteklerin en kıymetlisi olacaktır. Bu acıyı yüreğinde yaşamasına rağmen, başka analar ve babalar bu acıyı yaşamasın diye elini taşın altına koyacak her aile, her şehit annesi ve babası kutsal bir iş yapmış olacak.

ŞEHİT AİLELERİNE SESLENDİ

Kim ne derse desin, sizin böylesine onurlu ve erdemli bir duruşunuz bütün bu kapıların tek başına açılmasına yeterlidir. Ben bu annelerin ve babaların ellerinden öperek şunu söylüyorum. Bu süreç kaybettiğimiz bütün değerler adına hepimiz açısından bir fırsat olabilir. Sizin sunacağınız destek, bu kardeşlerimizin mezarlarında rahat uyumalarına vesile olabilir. Onurlu bir barış gelirse bunu sağlamamız mümkün olabilir.

Sizler bu sürecin takipçisi olmalısınız, kalıcı bir çözüm için baskı unsuru olmalıdır. En çok barışı siz hak ediyorsunuz. O barışı o ailelere armağan etmekte 30 yıllık savaş sürecinde yakınlarını kaybetmiş ailelere armağan etmekte boynumuzun borcudur.

AKDOĞAN'A 'RACON' CEVABI

Demirtaş, Murat Karayılan'ın açıklamaları için "Kandil İmralı'ya racon kesiyor" diyen Başbakan Erdoğan'ın başsdanışmanı ve AKP Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan'a da "Sen kamyon şoförü müsün yoksa başbakan danışmanı mısın"sözleri ile yanıt verdi. 

Bu haber toplam 3410 defa okunmuştur

Etiket(ler): , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri