Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

"Bedel ile askerlik olmuyor !"

25.11.2011 11:34
Emekli Albay Durmuş Türemen'den çarpıcı açıklamalar..

Kritik davaların avukatı hukukçu emekli Albay Durmuş Türemen, bedelli askerlikten zorunlu askerliğe, İnternet andıcı davası sanığı Tümg. Mustafa Bakıcı’nın firarından korunaksız karakollara kadar gündemin ilk maddelerini oluşturan konuları değerlendirdi. Çarpıcı açıklamalarda bulunan Türemen, TBMM’ye, TSK’ya ve çetelere ince mesajlar yolladı. İşte Türemen ile yapılan söyleşi:

VİCDANLAR RAHATSIZ AMA…
- Bedelli askerlik konusunda düşünceniz nedir?

Bedelli askerlik kavramındaki anlamsızlığa dikkatinizi çekerim. Askerlik belli çağdaki erkeklerin ülke savunması için eğitilmesi ve bu hizmetin belli bir süre yapılmasıdır. Bedelli olunca bir noktada bu hizmetten muaf oluyorsunuz. Dolayısıyla buradaki bedel bir zorunlu yükümlülükten kurtulmak için ödenen karşılık olmaktadır. Bedel ödendiğinde askerlik ya yapılmıyor veya çok kısa süreli bir eğitime tabi tutuluyorsunuz. Kısacası bedel ile askerlik olmuyor. Bedel askerlerin kabul edebileceği bir yöntem değil. Diğer kesimler için izah edilebilir bir durum olabilir. Gerçek askerler, omuz omuza ve çok fedakârlıklar isteyen bir görevi birlikte yaptıkları askerler ile para karşılığı bu görevden muaf edilenleri nasıl aynı kaba koyup üstelik muaf edilenlere bir de asker diyebilecekler? Bizim ne örfümüzde ne de askeri geleneklerimizde bu yoktur.

Şimdi çıkarılmakta olan bedellilikte vicdanları rahatsız etmekle birlikte neredeyse bir zorunluluktu. Bahanenin bol olduğu bir zamanda gündeme geldiği için çok da rahatsızlık vermeyecektir.

ASIL SORUN SÜRENİN UZUN OLMASI
- Eş zamanlı olarak “zorunlu askerlik” de gündemimize girdi. Neler söylemek istersiniz?


Milletin bir çoğu askerlik süresinin uzunluğu bir kısmı da Güneydoğudaki meseleler yüzünden askerlik çağına girdikleri halde bunu değişik bahanelerle geciktirdiler. Bütün bunlara sebep zorunlu askerlik süresinin uzunluğudur. Temel askerlik eğitimini üç ay gibi bir süreye sıkıştırır bir aylık bir sürede de birlik eğitimine tabi tutar vatandaşınızı terhis ederseniz, bunların hiç birisine de ihtiyaç olmaz. Daha sonra bu gücünüzü zinde tutabilmek için iki yılda bir bir aylık eğitime alırsınız. İki yıllık periyotlarda eğitime alacağınız bu insanlar hem kendi hazırlık süreleri hem de eğitim sürecinde spor yapma imkânı da bulacağından sağlıklı ve dinç olurlar. Bu sağlık harcamalarına bile olumlu yansır. Zorunlu askerler ile Güneydoğu meselesinin çözülemeyeceği de anlaşılmıştır. Aklı başında olan hiçbir asker de buna olumlu bakmaz zaten. Ordu asayiş hizmetlerinde sadece çevre güvenliğini sağlayabilir. Operasyonlar profesyonellerce yapılır. Baştan beri itiraz ettiğimiz ve önerdiğimiz çarenin nihayet anlaşıldığını da görüyoruz. Terörle mücadele konusunda TSK’nın kullanılması şimdi daha büyük sorunlar doğuracak bir “profesyonel ordu” söylemi ve bunun için abuk sabuk düzenlemelere yöneltti devleti. Bizim geleneğimizde profesyonel askerler, subay ve astsubaylar olarak zaten var. Siz bir de buna erbaş ve erleri eklerseniz sonunda ortaya çıkacak meselelerin içinden çıkamazsınız. Güneydoğu için profesyonellerden oluşacak iç güvenlik teşkilatını oluşturamadığınız veya akıl edemediğiniz için ülkenin başına başka gaileler açılmaktadır. Ayrıca milletin büyük ekseriyetinin kabul edemeyeceği sistemlere yöneliyorsunuz. Amerika’da böyleymiş de bizde de öyle olmalıymış aptallığı. Bu sistem Türk milletinin genetiğine bile aykırıdır. Bunu yaşayanlar görecek.

O GENERALE SERT SÖZLER
- İnternet andıcı davası sanığı Tümg. Mustafa Bakıcı’nın ‘yakalama’ kararından sonra firar etmesi hakkındaki görüşünüz nedir?

Tam bir yüz karası, kepazelik. Bu mahluk nasıl onca zaman orduda kalabilmiş, ve o rütbelere nasıl yükselebilmiş? Ama “tanıdık iyi çocuklar familyası” genelde bu tiplerden oluşuyor. Gaçgın ve devşirmeler. Onlar zaten kaçarak gelmişler ve devşirmeler. Onlar için her zaman kaçılacak bir yer vardır. Hırsıza çare olmaz. Onu hastaneye yatıranlar, çıkışında gerekli işlemleri yapmayanlar, hemen izin verenler ve gümrüklerde bunlara göz yumanlar, maalesef hepsi aynı familyadan. Hepsi suçlu. Gecikmeksizin ve şiddetle cezalandırılmalılar.

YURDU OLAN YURDUNU TERK ETMEZ
- Ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılanan birinin basitçe yurdu terk etmesi garip değil mi?

Yurdu olan yurdunu terk etmez. Onlar zaten yersiz ve yurtsuz oldukları için ben onlara “Gaçgın ve devşirme” demekteyim. Benim için garipsenecek bir durum olmadığı gibi, beklenen bir tavır olduğundan hiç hayret etmedim. Bizim “Baba yurdumuz” var Orta Asya, “Ana Yurdumuz” var Anadolu, bir de “yaylak ve kışlaklarımız” var, o da bütün bir dünya. İçimizdeki gaçgın ve devşirmelerin ise sadece “Gaçılacak yurtları” var, o da bütün bizim coğrafyalarımız. Onlar gaçar gider, sonra gelir biz yine kabul ve baş tacı ederiz. Onlar da bunu bilir.

KARAKOLLARIN SAĞLAM OLMASI YETMEZ
- En fazla şehidin verildiği İleri Üs Bölgeleri ile kaçakçılıkla mücadele için kurulan ancak daha sonra terörle mücadelede de kullanılan korunaksız karakolların kaldırılması için bir çalışma başlatıldı. Bu çalışmanın sağlıklı yürümesi için öneriniz nedir?

Bu işi bilenlerle yapılmalı bu çalışma. Şimdiye kadar yapılanlara bakılınca beyhude çabalar olduğunu görmekteyim. Çünkü bu tesislerin yapımında en önemli konu bunların birbirini destekleyecek ve bu birimlere yönelecek tehditleri kanalize edecek şekilde yapılandırılmasıdır. Sadece ulaşılabilir ve sağlam olması yetmez. Bunu TOKİ yetkililerine bile söyledim. Çok bilmişlerle çalışıyor olacaklar ki halen bize danışmaya ihtiyaçları olmadı. Sonunda çok da işe yaramadığını görecekler. Yazıktır. Yapılanlar sadece korku duvarları. Osmanlı’ya baksınlar. Neyi nereye ve nasıl yapmışlar. Çanakkale, Erzurum ve Dumlu’da ve daha bir çok yerde var örnekleri. Bu işi yürütenlerin bile gaçgın olması ihtimali var. Onun için yapıyorlar gibime geliyor.

AÇILIM AÇIKTA BIRAKTI
- Terörizmle mücadele de ciddi sorunlar görüyor musunuz? Neler yapılmalı?

Terörle mücadele de hiçbir sorun görmüyorum. Olmayan meselenin sorunu da olmaz. Daha doğrusu mücadelede işin neresinden tutulacağı bilinemediğinden ve sonuca müessir bir mücadelede halen olmadığından sorunsuz gidiyor. Sivrisinekleri tek tek avlamakta bazı başarılar var. Topyekun çözümünde ise ne bir belirlenmiş strateji ne de uygulama var. Hükümet, geçmişleri şaibeli bir sürü akıl hocaları ile bazı iyi niyetli çabalar sarf ediyor ama kılavuzları ve dolayısıyla aldıkları önlemler yanlış. Bu kişilerin teşvik ve tahriki ile “AÇILIM” diye bir olaya kalkıştılar nerelerin ve nasıl açılacağını bilemediklerinden açıkta kaldılar. Açılımcılık fikrini geliştirenlere şöyle bir bakıldığında bu işin olmayacağı görülür. Adamın geçmişinde bu ülke için yaptığı tutarlı ve doğru tek hizmet yok. Cafcaflı Laf etmiş çoğu da zaten yanlış. Onların dediğine nasıl bakılır ve itimat edilip kale alınıp yola çıkılır? Aklın alacağı iş değil. Biz de çok laf ettik. Çare ne dire cevap olmak üzere:

1- Bu güne kadar mücadele edenleri geri çekmek,

2- Onların yaptıklarını yapmamak,

3- Söylediklerinin tersini düşünerek tedbirler almak,

4- İç güvenlik birimlerini süratle teşkil etmek,

5- Gece karanlığından yaralanmak,

6- Akılcı bir planlama ile bölgesel sorumluluk alanları ve sorumluları tayin etmek,

7- Çok kapsamlı inisiyatif kullanabilecek, tavır davranışları ile bölge insanının da benimseyebileceği liderleri atamak ve desteklemek,

8- Bölgedeki yaşayan ve güvenliğini sağlayamadığın insana hiçbir suç yüklememek.

Şimdilik ve çok önemli olanlar kısaca bu kadar. Teferruatlandırmayı teknisyenler yapabilir.


Değirmenci İletişim Ajansı 
 

 

Bu haber toplam 2640 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri