Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bu Belirtiler Varsa Hemen Bir Hekime Başvurun!

03.05.2012 21:24
Besinlere Renk, Koku ve Tat Vermek İçin Kullanılan Katkı Maddelerinin Astıma Neden Olabileceğini Biliyor muydunuz?

Değişen iklim koşulları, çevre kirliliği derken, gıdalara renk, koku ve tat vermek için eklenen katkı maddeleri de, nefes almamızı giderek zorlaştırmaya ve astım gibi alerjik kökenli, solunum yolu hastalıklarının kapımızı daha fazla çalmasına neden oluyor. Yapılan son araştırmalara göre her 5 evden birinde astım hastası bulunuyor…

Modern çağ hastalıklarından biri olan ve giderek hasta sayısını artıran astımla ilgili merak edilenleri Hisar Intercontinental Hospital Göğüs Hastalıkları Bölümü Uzmanı Dr. Orhan Dalkılıç’a sorduk…

 

Astım Nedir?

Astım, nefes alma sırasında havanın naklini sağlayan iletici hava yollarında daralma, tıkanıklık ve buna bağlı olarak hava akımında zorlukla karakterize olan kronik iltihabi bir hastalıktır. Ülkemizde ortalama görülme sıklığının %5-6 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Bu, her 3-4 evden birinde bir astım hastasının yaşadığı anlamına geliyor.

 

Astım alerjik bir hastalık mıdır?

Her astım olgusunda alerjik kaynaklı olmasa da çoğunlukla alerjik zeminde gelişen bir hastalıktır. Kişinin havayolları, astımı olmayanlara göre daha duyarlıdır. Özellikle çocuklukta başlayan astım için bu daha belirgindir. Ancak, kişinin alerjik tabiatlı (atopik) olması astım olmasından ayrı bir şeydir.

 

Astım genetik bir hastalık mıdır?

Anne veya babadan ilgili genetik kodu alan kişilerde çevresel değişkenler ne olursa olsun hastalık mutlaka ortaya çıkar. Hastalığın ortaya çıkmasında hem genetik yatkınlık hem de çevresel faktörler birlikte rol oynar.

 

Katkı maddeleri içeren gıdalar astım nedeni olabilir mi?

Tüm dünyada, ev tozu akarları ile evde beslenen kedi gibi hayvanlar; hamamböceği, kalorifer böceği gibi haşereler ve küf mantarları en sık rastlanan astım nedenleridir. Polenler (ağaç, ot, çimen), aspirin gibi ilaçlar ve bazı iş yerlerinde maruz kalınan mesleki uyarıcılar da astımla sonuçlanan alerjik duyarlılığın gelişimine yol açarlar. Sigara dumanıyla temas, solunum yolu enfeksiyonları, hava kirliliği, domates, vişne, balık, tavuk, biber gibi gıdalara alerjisi olan kişilerin bu besinleri tüketmesi; ayrıca gıdalara renk, tat ve koku vermek için kullanılan bazı emülgatörler özellikle erken çocukluk döneminde gelişen astımın temel nedenleri arasında yer alır. Bu nedensel ilişki gösteren faktörlerin yanı sıra; iklim değişiklikleri (sisli, yağışlı, kapalı havalar), psikojenik stresler, egzersiz gibi değişkenler astımlılarda nöbetleri tetikleyebilir iken astımı olmayanlarda bu yönde etkileri yoktur. Yine sinüzit, burunda polipler, yemek borusuna mide asidinin geri kaçak yapması gibi bazı durumlar astımlılarda sık görülmekte ve hastalığın tedavi ve kontrolünü güçleştirmektedir.

 

Astım meslek hastalıkları grubunda sayılabilir mi?

En sıklıkla fırıncılar, kuaförler, boyacılar, çiftçiler, kereste ve mobilya işinde, gıda sektöründe çalışanlar olmak üzere birçok iş kolunda işyeri ortamında karşılaşılan bazı maddelere bağlı olarak astım gelişir. Böyle hastaların maske kullanması, aynı işte başka bir alanda çalışması veya meslek değiştirmesi gerekebilir.

 

Astımın mevsimlerle ilişkisi nasıldır?

Mevsimsel alerjenler daha çok polenlerdir. Ancak değişen nem ve ısı gibi iklim koşullarından etkilendikleri için ev tozu ve küf mantarı gibi diğer alerjenlerin yoğunluğu da mevsimlere göre dalgalanmalar gösterir. Buna bağlı olarak alerjik astımlıların bazılarında belirli mevsimlerde yakınmalar artabilir; hatta sadece bu dönemde hastalık ortaya çıkıp daha sonra tamamen normale dönebilir.

 

Tetikleyici etkenler nelerdir?

Bazı hastalarda nöbeti başlatan faktörler belli iken bazılarında ise bilinemez. Örneğin çoğu astımlı koşma, merdiven çıkma gibi eforlar sırasında tıkanır. Sigara, çeşitli toz kimyasal dumanlar, kokuların solunması, kalp-tansiyon ve romatizma ilaçlarından bazılarının kullanılması, grip vb viral hastalıklara yakalanmak, ağlama-gülme gibi emosyonel davranışlar, yağışlı şimşekli iklim koşulları gibi birçok durum astımlılarda nöbetleri tetikleyebilir. Astımı olanların kendileri için geçerli olan tetik faktörleri tespit edip bunlardan kaçınmaları hastalıklarının tedavisinde çok önemlidir.

 

 

Bu Belirtiler Varsa Hemen Bir Hekime Başvurun!

  • Göğsünüzde zaman zaman hırıltı, hışıltı veya ıslık sesi duyuyorsanız,
  • Özellikle geceleri veya sabah uyandığınızda inatçı öksürüğünüz varsa (bu durum astımın karakteristik özelliklerinden biridir),
  • Öksürük veya nefes darlığı nedeni ile uykunuz bölünüyorsa,
  • Koşarken veya hızlı hareket ederken öksürüyor ya da göğsünüzden hırıltı/hışıltı sesi geliyorsa,
  • Şikayetleriniz mevsimlere göre değişiyorsa,
  • Sigara dumanı, boya ve ağır kokularla karşılaşınca nefes darlığı ortaya çıkıyorsa,
  • Soğuk algınlığı göğsünüze iniyorsa veya geç düzeliyorsanız,
  • Bu şikayetler sonrası kullandığınız ilaçlarla nefesiniz rahatlıyorsa astım olabilirsiniz…

 

Astım Olduğunuzdan Şüpheleniyorsanız…

Bu konuda uzman bir hekime başvurursanız size astımınız olup olmadığını söyleyecektir. Ancak, bazı durumlarda astım teşhisi koymak biraz zaman alabilir ve bir süre hekim takibinde kalmanız gerekebilir. Hekiminiz sizinle konuşarak, sizi muayene ederek, anında sonuç alınabilecek solunum fonksiyon testleri yardımıyla tanı koyabilir. Gerekirse alerji testleri ve balgam incelemeleri de yapılabilir.

 

Erken teşhisin astım için bir önemi var mı?

Geri dönüşü olmayan patolojilerin ortaya çıkmaması için astımın zamanında teşhisle, uygun şekilde tedavi edilmesi önemlidir. Ayrıca tedavi edilebilir bir hastalıktan dolayı kişilerin yaşamının sınırlanmaması, verim ve performansının düşmemesi ve bazen öldürücü olabilen nöbetlere girmemesi için hastalığın biran önce teşhis edilip tedaviye başlanması en doğrusudur.

 

Tedavi ile astımdan kurtulmak mümkün mü?

Özellikle çocuklukta şikayetleri başlayan astımlıların bir bölümünde erken teşhis ve tedaviyle kişi yetişkin döneme geldiğinde hastalığı tamamen iyileşebilir. Ancak astım daha çok bir ömrün birlikte geçirildiği hastalıklar arasında yer alır. Hastalar kendilerine önerilen tedavi ve tavsiyelere uydukları oranda önemli bir yakınmaları olmamakla birlikte tedaviyi kestiklerinde bir süre sonra daha hafif olarak yeniden şikayetleri başlar.

 

Astım nasıl tedavi edilir?

Astım, hasta hekim ve hasta yakınlarının (anne, baba, eş ve öğretmen gibi) işbirliği ile tedavi edilebilir. Bu işbirliği olmaksızın sadece doğru ilaçların reçete edilmesiyle hastalık tedavi edilemez. Tedavi uzun sürelidir. Hasta hekimine güven duymalı, tavsiyelerine uymalı, ilaçlarını usulüne uygun şekilde kullanmalı, düzenli olarak kontrollerini yaptırmalı, sorunu olduğunda hekimine kolayca ulaşabilmelidir.

 

Sprey türü ilaçları kullanmak zorunlu mu?

Sprey türü ilaçlar astım tedavisinde tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır. Nefes yoluyla hap, şurup veya enjeksiyon şeklindeki uygulamalara göre daha az miktarda ilaç kullanarak daha güçlü etki elde edilebilir. Aynı zamanda ilaçların istenmeyen yan etkilerinden kaçınmak mümkündür. Çünkü, sprey şeklinde kullanılan ilaç sadece hastalığın yerleştiği solunum yollarına ulaşır ve etkisini burada gösterir iken; ağızdan veya enjeksiyon şeklinde verilen ilaç, tüm vücuda dağılıp her yerde ve dolayısıyla etkili olması istenmeyen organlarda da (kalp, böbrek vb) etkileri görülebilir. Üstelik sprey türü ilaçların etkileri alındıktan sonra dakikalar içerisinde hemen başlamakta iken; ağızdan veya enjeksiyonla verilen ilaçların etkilerinin gözlenmesi için saatler geçmesi gerekir.

Kaynak:
Bu haber toplam 4500 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri