Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bir suikast, altı mesaj

12.01.2013 15:46
Paris’teki suikastla PKK'nın kurucularından Sakine Cansız, KNK Paris temsilcisi Fidan Doğan ve Leyla Söylemez’i öldürenler ile Oslo sürecini deşifre edenler aynı ele hizmet ediyor. Suikastçıların vermek istediği altı mesaj var.

 

ASLAN DEĞİRMENCİ- ANALİZ

Paris’te düzenlenen silahlı bir saldırıda PKK'nın kurucularından Sakine Cansız ile KNK Paris temsilcisi Fidan Doğan ve Leyla Söylemez’i öldürenler ile Oslo sürecini deşifre edenler aynı ele hizmet etmektedir. Bundan zerre kadar şüphem yok.

Oslo görüşmelerini derin PKK, Mossad ve paralel devletin elemanlarının ortak bir operasyonu olduğunu defalarca yazdık, gazete olarak olayın üzerine gidip çok kritik bilgileri de kamuoyu ile paylaştık. Hatta gazete olarak diyalog ortamının oluşması, silahların susması ve akan kanın durması için yapılan Oslo görüşmesini kayıt altına alan derin PKK’dan isimleri verdik, söz konusu ses kaydının İsrail kaynaklı olduğunu da ısrarla belirttik. Haber merkezinde aktif görev alan arkadaşlarımızın araştırmaları sonucunda internete sızdırılan ses kayıtlarının IP adreslerinin de bu ülkeden sağlandığını deşifre ettik.

-İlk uyarımız-

Kurumlar arasında çatışmayı körüklemek ve Türk-Kürt çatışması çıkartarak ülkeyi şiddet sarmalına sokmak için sahnelenen oyunu fark etmeyenleri de uyararak, “Gerilim en fazla derin çetelerin işine yarıyor” dedik.

-Nifak tohumları-

Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı düğmeye bastığında da benzer uyarılarımızı sürdürerek, “Dikkat! Sadece diyalog ortamını sonlandırmak istemiyorlar. Karanlık yapılar; eş zamanlı hükümet ile camialar arasına nifak tohumları serpiyorlar. Bu oyuna gelmeyelim” demeyi ihmal etmedik.

-CHP oyuna sokuldu!-

Karanlık örgütler ve Mossad aracılığıyla sızdırılan Oslo görüşmelerinin CHP Parti Sözcüsü Haluk Koç tarafından gündeme taşınmaya çalışıldığı günlerde yeniden kurgulanan oyunu bozmak adına, “Millet bu kanın durması için beklenti içinde. Atılan adımları da bu kapsamda değerlendiren millet, ‘kanın durması için ne gerekiyorsa artık yapın’ diyor. Bu kapsamda Oslo görüşmeleri başladığı şekilde sürseydi, bu süreç iyi işletilseydi sorunun çözümü için bugün çok daha farklı bir noktada olurduk. Bugün bunun farkına varamayanlar yine derin yapıların oyununa gelerek eski defterleri açıyor. Bu en fazla kandan beslenenlerin işine yarar” diye bir uyarı daha yaptık. Israrla “diyalog”, “diyalog” deyip durduk.

-Yeni süreç rahatsız etti-

Biz bu uyarılarımızı yaptığımız süreçte Oslo yerle bir olurken, devlet sorunun çözümünden yana olduğunu attığı kararlı adımlar ile gösterdi. Ve yeni sürece yeni görüşmeler ile start verildi. Devlet, İmralı süreci öncesinde önemli kritik isimler ile görüşmeler yaptı. Kanaat önderleri dinlendi, STK’ların raporları gözden geçirildi, uluslar arası boyut masaya yatırıldı, siyasilerden destek istendi, hükümet ile kurumlar arasında şimdiye kadar hiç olmayan koordineli çalışmalar gerçekleştirildi ve MİT’e yeni bir görev verildi. MİT- İmralı görüşmeleri başlarken, bazı BDP’li temsilcilerde süreç hakkında bilgilendirildi. Daha sonra sürece Ahmet Türk ve Ayla Akat Ata dâhil edildi. Süreç şeffaflık içerisinde yürütülsün diye kamuoyu ile paylaşıldı ve hiç olmadığı kadar ilk defa Kürt yapılardan büyük destek alındı. Siyasilerin yaptığı açıklamalar ile süreç devam ettirilirken, yapılan anketler milletin de diyalog ortamına destek verdiğini gözler önüne serdi. Kısacası süreç taçlandırılırdı. Medya da atılan adıma destek verince rahatsızlıklar ortaya çıktı.

-İki hamle boşa çıktı-

Önce destek verenleri içimizdeki bazı yapılar hedef gösterdi. Tutmadı. Daha sonra AK Parti içerisinde sürece farklı bakanlar olduğunu öne süren birkaç haber servis edildi. Farklı görüş içerisinde olduğu iddia edilen isimler haberleri aynı anda yalanlayınca ikinci hamle de boşa çıktı.

-Saldırı bertaraf edildi-

Bu kez iş derin PKK’ya ihale edildi. Hakkari'nin Çukurca İlçesi'nde sınıra sıfır noktasındaki Karataş Karakolu'na yaklaşık 110 kişilik PKK'lı grup saldırı düzenledi. Hedef yeni şehit haberleri ile süreci sabote etmekti. Sabote eylemlerine karşın etkin istihbarat ve birimlerin birlikte hareket etmesi sonucunda saldırı bertaraf edildi. Kısmen de olsa üçüncü plan da devre dışı kaldı.

-Mossad- Derin PKK- Paralel devlet-

Baktılar olmayacak kendileri devreye girdi. Kim mi? Oslo sürecini sabote eden ortaklık: Mossad- Derin PKK- Paralel devlet. (Bu ortakları biz Uludere ve Başbakan Erdoğan’ın ofisine böcek yerleştirirken deduymuştuk!) Hedef seçildi. Öcalan’ın ekibinden, Oslo sürecinde bulunan ve son süreçte ısrarla siyasi mücadeleyi gündeme taşıyan PKK'nın kurucularından Sakine Cansız… Dikkat edin, ‘Oslo sürecinde bulunan’ diyorum. Evet Sakine Cansız bizzat o görüşmelerin içerisindeydi. Söz konusu masada görünmese de sürecin başlamasına katkı sağlayan ve görüşmelerin başlamasına yardım eden Sakine Cansız… Büyük bir risk alarak şahin kanada rağmen sürece destek sağlayan Sakine Cansız hemen her ortamda örgüt içinde Öcalan’a karşı yükselen farklı seslere karşı da mücadele veriyordu. Çünkü Cansız, PKK’nın ilk kurucularındandı ve Öcalan’ın yol arkadaşıydı. Yani bir suikast ile birkaç hedef vardı. Ve tabi her hedefe verilen mesajlar:

*Oslo sürecine destek verenlere: “Biz silahlı mücadeleden yanayız, aksini düşünen ölür.”

*Diyalogdan yana olanlara: “Çok fazla konuşmaya başladınız, biz yoksak siz de yoksunuz.”

*Muhalif Kürtlere: “Siz çözümü tek çare göstererek, tüm planlarımızı bozuyorsunuz. Biz istemeden çözüm olmaz, daha fazla girişimde bulunmayın.”

*BDP’ye: “Siz nasıl kendi başınıza siyaset yapma özgürlüğüne sahip değilseniz, örgütte kendi başına kararlar alacak kadar hür değil. Biz istediğimiz an sizi de örgütü de karıştırma gücüne sahibiz.”

*Devlete: “Oslo ve Uludere de verdiğimiz mesajı anlamadınız. Biz halen kan dökecek, suçu sizin üstünüze yıkacak kadar güçlüyüz.”

*Hükümete: “Ortadoğu’da karşımıza çıktınız, Mısır ve Suriye’de oyunlarımızı bozdunuz, içeride reformlar ile bizi yalnızlaştırdınız, dalga operasyonlar ile ekip arkadaşlarımızı etkisizleştirdiniz ama biz daha tükenmedik. Biz tükenmediğimiz sürece Kürt sorununu çözmenize izin vermeyeceğiz.”

Bu mesajlar adrese profesyonel bir kanlı eylem ile teslim edilirken, varılmaya çalışan uzlaşmayı destekleyen kişilerin kanını yerde bırakmamak lazım. Çok kapsamlı bir araştırma ile önce söz konusu suikast ekibi deşifre edilmeli, tüm bağlantıları korkusuzca dünyaya ilan edilmelidir. Akan kanın yerde kalmaması için yıllardır sistematik bir şekilde plan yapanların kim olduğu net bir şekilde gösterilerek küresel oyun bozulmalıdır. Ve tabi unutulmamalıdır ki nasıl devlet organizasyonun içerisinde bu karanlık yapılar sızmayı başardıysa PKK’nın içerisine de girmeyi ihmal etmemişlerdir. PKK’da uzlaşmadan yanaysa önce bu karanlık yapıları içerisinde temizlemeli ondan sonra müzakereleri düşünmelidir. Akıttığı kanın iç muhasebesini de iyi yapmalıdır.

Herkes içindeki dinamitleri, mayınları temizlemeden sürece katkı sunamayacağını görmelidir. Tüm yapılar da inadına sabote girişimlerini boşa çıkartmak için sağduyulu davranmalı, çözüm yoluna sıkılan kurşunların oyununa gelmemelidir. Bu sis perdesi derhal aralanmalı ve kimse sorumluluk almaktan kaçınmamalıdır.MILATGAZETESI.COM 

Bu haber toplam 3996 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri