Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bülent Arınç: Adayımız yüzde 100 Erdoğan

05.05.2014 15:48
Bülent Arınç: Cumhurbaşkanlığı adaylığı söz konusu olduğunda yüzde 100 adayımız Recep Tayyip Erdoğan olduğunu biliyoruz.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AK Parti'nin cumhurbaşkanı adayının kim olacağı konusunda, "Bugün cumhurbaşkanlığı adaylığı söz konusu olduğunda yüzde 100 adayımızın Recep Tayyip Erdoğan olduğunu biliyor ve inanıyoruz." dedi.

 

Seçim bölgesi Bursa’ya gelen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Ayrıca Arınç, Ak Parti'nin seçim şarkısı Dombra'yı övdü, "Öyle ıbıdık ıbıdık şeyler var, onları çalacağınıza hep bunu çalın" dedi.

"DOMBRA BİZE 3 PUAN KAZANDIRDI"

TRT'de yayınlanan Kızıl Elma dizisinin fragmanında Dombra şarkısını duyduğunda şaşırdığını kaydeden Arınç, "O dizinin meraklısıyım doğrusu. İlk çıktığı zaman fragmanların içinde bir müzik vardı. Dombra çalıyordu. Ben bunu bir yerde tanıyorum, kulağıma hoş geliyor, bu da neyin nesi dedi. Osman Sınav nereden akıl etti de bunu dizinin fragmanına koydu diye düşündüm. Hoşuma gitmişti. Sonra da ne göreyim Ankara'da aday toplantısında sevgili kardeşimiz Uğur Işılak bunun içine Recep Tayyip Erdoğan'ı öyle bir yerleştirdi ki yerimizde duramaz olduk. İşte bu seçimlerde 3 puan da Dombradan. En kritik dönemlerde Allah bir şeyler gönderiveriyor, işimiz rast gidiyor. Şu bazılarımızın cep telefonlarında var. Bazen çaldığı zaman aç da şunu dinleyelim diyorum. Öyle ıbıdık ıbıdık şeyler var, onları çalacağına hep bunu çalın" şeklinde konuştu.

ÇOCUK CİNAYETLERİ

Çocuk cinayetleriyle ilgili bir soruya verdiği cevapta bazı televizyon yayınlarına dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Arınç, son dönemde artan çocuk cinayetleriyle ilgili kabine üyeleri arasında idam yanlısı bazı açıklamaların yapıldığının hatırlatılması üzerine de Türkiye’de idam cezasının kaldırıldığına dikkat çekti. Arınç, "Şimdi Türkiye’de idam cezasını gerektiren suçlarda ’ağırlaştırılmış müebbet’ veya ’müebbet hapis’ var. Eğer çocuklar hakkında işlenen cinayetler caydırıcı olma vasfını taşımayan bu günkü Türk Ceza Kanunu’ndaki maddelerle engellenemiyorsa, elbette cezalarını daha çok arttırmak gereklidir. Bu konuda Adalet Bakanlığımızın bir çalışması var" dedi.

"AMERİKA'DA BÖYLE DİZİLER GÖREMEZSİNİZ"

Arınç, çocuk cinayetleriyle ilgili soruyu yanıtlarken, bazı televizyon yayınlarına dikkat edilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: "Maalesef bazı televizyonlar bütün gelir kaynaklarını bu tür dizilere haslediyorlar. Bu ulusal çapta yayın yapan mesela Avrupa’da bunun örneklerini göremezsiniz. Amerika’da böyle televizyon dizileri göremezsiniz. Bizde gençlere yönelik kravatı buralara kadar gelmiş, dizleri buraya kadar çıkmış etekleri ve birbirileriyle sadece argo konuşan 25 kelimeyle hayatlarını sürdüren ama her şeyin içerisinde cinsellik içeren bu türlü programlar Türkiye’deki cinsel hayatı sınırsız ve sorumsuz hale getiriyor. Eleştireceklermiş varsın eleştirsinler."

TELEVİZYONLARDAKİ GENÇLİK DİZİLERİ

Gençliğin uyuşturucu ve her türkü kötü alışkanlıklardan kurtarılması gerektiğini, bunun hükümetin görevleri arasında bulunduğunu ifade eden Arınç şunları söyledi: "Toplumsal bazı sebepleri ve dikkatleri de ön plana almamız lazım. Mesela ben, RTÜK’te basından biraz sorumlu arkadaşınız olarak söylüyorum. Çok eleştirileceğimizi biliyorum. Pek çok televizyonumuzda lise çağındaki gençlere yönelik diziler. Okul sıralarında öğretmenlerine karşı hitapları, arkadaşlarla ilişkileri, kız yüzünden kavga etmeleri, genç yaşta bazı özentilere gitmeleri, lüks hayat özlemleri, çocukların ailesi ile olan ilişkileri o kadar büyük bir dejenerasyon halinde topluma naklediliyor ki. Ben Türkiye’nin yaşadığı bu sosyal bunalımda bu tür dizilerin eğer eğitici ve öğretici olmuyorsa, çok büyük payının olduğuna inanıyorum. Toplumdaki bunalımın kaynaklarından bir tanesi de budur. Bakın tıbbi bir gerçekliktir: Bluğa erme yaşı çok küçülmüştür Türkiye’de. Yani uyarılma yaşı eskiden kızlarımızda 13-14, gençlerde 15 iken, şimdi 8-9-10’lara kadar gerilemiştir. Bu iyi bir şey midir. Fizyolojik bir şeydir. Belki bunun önüne geçilemez. Ama çocuklarımızı çocuk yaşlarında cinsel açıdan uyaran pek çok etken var. Bu etkenler bizi hangi sonuca götürüyor. Ülkemizin çok ünlü pedegogları var. Onların bunları konuşması lazım. "

"LİDER OLİGARŞİSİNE SON VERİLECEK"

Arınç, Ak Parti’de üç dönem kuralının devamı kararı ile ilgili görüşlerini de açıkladı. Kendisinin MKYK üyesi olduğunu hatırlatan Arınç, gelişmelerin tahmin ettiği şekilde gerçekleştiğini söyledi. Kendisinin de aktif siyaset hayatının 2015 yılında sona ereceğini hatırlatan Arınç, üç dönem kuralıyla partilerde ’lider oligarşisine’ son vermenin amaçlandığını söyledi.

20 YILDIR PARLAMENTODAYIM

Dün yapılan toplantıda çok güzel verilerin ortaya konulduğuna dikkat çeken Arınç, 2002, 2007 ve 2011 seçimlerinde partisinden toplam bin 31 milletvekilinin parlemontoya girdiğini ve bunların yarısına yakınının değişime uğradığını belirtti. "20 yıldır parlamentodayım. 3 dönemi Ak Parti’de, 2 dönemi de farklı partilerde oldu" diyen Arınç, siyasetin aynı zamanda her yurttaşın da görevi olduğunu belirtti. Partide bu kararın alındığı zaman TBMM Başkanı olduğu için kararı daha sonra duyduğunu ve bunun doğru olduğuna inandığını belirten Arınç, "Çünkü, 80, 90 yaşına gelmiş, geçmiş siyasetçiler vardı. Onlara şunu teklif ettiler. ’Siz artık biraz yaşlandınız, yoruldunuz, sizin oğlunuzu veya evlatlarınızdan birisini milletvekili yapsak da siz biraz daha dinlenseniz, daha iyi olmaz mı?’ Adamcağız önce ’şöyle bir düşüneyim’ dedi. Sonra gece yarısı telefon açtı. ’Siz gene beni yazın listeye, çoluk çocuk işi değil bu’ dedi. Kendisi 90 yaşına yakındı. Oğlu da 65 yaşındaydı. Yani bu işi bu noktadan çıkartmak lazım" dedi.

"BAZILARININ DİLİ VARMIYOR"

Bu örneğin, diğer partilerde de geçerli olmasını isteyen Arınç, o zaman genel başkanların 20-25 yıl genel başkanlık yapamayacağını, siyasetçilerin 30-40 yıl mecliste veya siyasette kalmayıp, mahrum olup, partinin dinamizm ve heyecan kazanacağını söyledi. "Yoksa herkes yerinde’ löp’ gibi oturur" diyen Arınç, "Yerinden de kalkmazsa o zaman o partilerde şiddetli bir talep bastırılmış olur. Ben çok doğru bir karar verildiğini düşünüyorum. Şüphesiz genel başkanımızın, başbakanımızın zamanında koyduğu bu kuralın şartlar içerisinde değişebileceğini düşünenler de vardı. Olabilir ama dünkü karar bunun önümüzdeki seçimlerde uygulanması noktasından çıktı. Hayırlı olmasını diliyorum. Demek ki ben öngörülerimde haklıymışım. Herkesten daha önce, tek başıma ’2015 son’ demiştim. Bazılarının dili varmıyor ama bunu söylemekte fayda var" diye konuştu.

CUMHURBAŞKANI ADAYI İÇİN 20 MAYIS SONRASI

Bülent Arınç, bir başka soru üzerine AK Parti’nin cumhurbaşkanı adayının 20 Mayıs sonrası açıklanacağını söyledi. Kendilerinin acelesi olmadığını, psikolojik olarak da, güç olarakta çok üstün durumda olduklarını ifade eden Arınç, bu soruların muhalefete yöneltilmesini önerdi. Arınç, "Çünkü bizde hemen hemen üç aşağı beş yukarı kimin aday olacağı belli. Ya çed ya ped demişler eskiler. Yani başka bir dilde üç veya dört anlamında. Ama bizde bir kişi belli en azından. Veya ikinci kişi belli. İnşallah ikisinden biri olacak gibi" dedi.

"ADAYIMIZ YÜZDE YÜZ ERDOĞAN"

Bugün cumhurbaşkanlığı adaylığı söz konusu olduğunda yüzde 100 adayımızın Recep Tayyip Erdoğan olduğunu biliyor ve inanıyoruz. Eminim ki Sayın Cumhurbaşkanımız, bu işe yüzde 100 layık bir cumhurbaşkanı olarak Sayın Başbakanımızı görüyor. Bunu ifade ettiğini ve edeceğini şahsen biliyorum.

"TAKİPSİZLİK KARARI BAKANLA İLGİLİ DEĞİL"

Basın mensuplarının, 17 Aralık operasyonu kapsamında verilen takipsizlik kararı ile ilgili sorusunu yanıtlayan Arınç, "17 Aralık ile ilgili pek çok iddialar var. Benim bilebildiğim kadarıyla dün bir savcılık, içinde Ali Ağaoğlu ve bazı imar ile ilgili kişilerin bulunduğu bir dosya hakkında, Sayın Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar’ın oğlunun da bulunduğu bir grup hakkında ’takipsizlik’ kararı verilmiş. Erdoğan Bayraktar’ın şahsı ile ilgili bir karar değil" diye konuştu.

Kaynak:
Bu haber toplam 1474 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri