Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Büyük koalisyon! Ortak düşman Tayyip!

15.05.2011 02:29
Paslı tüfekler, yavşak sinemacılar, apoletli mizahçılar, püskevitler... Hepsi düşman...

Emre AKÖZ'ün yazısı...

Geçen akşam gazetedeki kitaplığımı elden geçiriyordum. Karşıma karikatürcü Semih Balcıoğlu'nun (1928-2006) "Karikaturgut" adlı kitabı çıkıverdi.

Turgut Özal hakkındaki karikatürlerini, 1990'da yayınlanan bu kitapta derlemiş Balcıoğlu. 2004'te imzalayıp vermiş.
Semih Bey'i az tanıdım, çok sevdim. Benim için dünya tatlısı bir insandı. İşinin ustasıydı. "Çizgiyle 2002 Günlüğü" adlı kitabı bir başyapıttır.

Karikatürcülerin kalkınması için çok emek sarf etmişti. Nur içinde yatsın...
Ancak 'Karikaturgut'u karıştırırken yüzümü ateş bastı. Çünkü ustura gibi keskin zekâsına rağmen, Turgut Özal'ı zerre kadar anlamamıştı Semih Bey...

Semih Bey için Özal; "şişman", "zamcı", "sansürcü", "koltuk sevdalısı" bir siyasetçiden ibaretti.
1960'ların, 70'lerin popülist gözlüğüyle baktığı için, Özal'ın Türkiye'yi nasıl ileriye doğru dönüştürdüğünü görememişti.

***

Tabii Özal'ın önemini kavrayamayan sadece Semih Bey değil... Meğer zekâsından asla kuşku duymayacağız bir siyasetçi olan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da "Özal'ı anlamayanlar" grubuna dahilmiş.

Tesadüfe bakın ki benim 'Karikaturgut'u incelediğim saatlerde... Bursa Girişimci İşadamları Derneği İnegöl Şubesi tarafından düzenlenen, '2023 Yılında Nasıl Bir Türkiye' başlıklı toplantıda Özal'dan söz ediyormuş Bülent Arınç... Şöyle diyormuş:

"İşadamlarımız artık sadece Türkiye'de değil, dünyanın her yerinde iş yapacak konumda... Bunun fikir babası Turgut Özal'dır."
"Bugün çok methettiğime bakmayın. Ben, Özal'a rakip siyaset yapmış biriyim. Çok karşı karşıya geldik. Biz çok acımasızdık o zamanlar. Şimdi anlıyorum rahmetlinin kıymetini: Türkiye'nin önünü açtı."

"1983'te Başbakan oldu. Yurtdışına giderken uçağına işadamlarını aldı. 'Kapalı ekonomiyle gelişmemiz mümkün değil...
Dünyayı görün... Akıllı insanlarsınız... Türkiye için güzel şeyler yapın...' dedi."
"Alay ettiler adamla. 'Devletin uçağında ne işi var işadamlarının; menfaatiniz nedir' diye sordular. Ama arkası iyi geldi..."

***

Semih Balcıoğlu ve Bülent Arınç... İki zeki insan... İlki Kemalist... Diğeri İslami kesimden... Yani birbirlerine zıt görüşlere sahipler...
Ancak "Turgut Özal karşıtlığı" bir dönem onları birleştirmiş. Adı konmamış bir ittifak oluşmuş aralarında.

Ne acayip bir durum değil mi? İnsanları tanımak için sadece sevdiklerine değil, düşman bellediklerine de bakmak gerek.
Benzeri bir ittifaka bugün de şahit oluyoruz.

Tayyip Erdoğan ve AK Parti düşmanlığı, bol aktörlü bir koalisyonun oluşmasına yol açtı.

Bu 'Anti-Parti'de kimler yok ki:

Derin devletin 87 yaşındaki çobanı Süleyman Demirel'in akıl hocalığında... Kemal Kılıçdaroğlu, Devlet Bahçeli, Ergenekon Davası sanıkları, Aydın Doğan ve Karamehmet'in tetikçileri, askerperest kapitalistler, harbi Sözcü'ler ile yüze gülüp masa altından tekme atan NTV'ciler, bidon kafalar, poposunu kaşıyanlar, bakkallığa hazırlanan anketçiler, Sülü'ye teslim olmuş CHP'yi sosyal demokrat diye pazarlayan akademisyenler, Heron'cu Türkler, federasyoncu Kürtler, paslı tüfekler, yavşak sinemacılar, apoletli mizahçılar, püskevitler...

"Ne ararsan bulunur derde devadan gayrı."

Not: Bülent Arınç koalisyon hükümetindeki saçmalıkları pek güzel örneklemiş.

Kayda geçirelim:

"Türkiye'de koalisyon kurmak kolay değil. 'Ben 7 isterim' diyor biri, '6 isterim ama Sağlık Bakanlığı bende olsun' diyor öteki... O zamanlar her devlet bakanı, bir kurumdan sorumluydu. Mesela Mustafa Taşar gübre sanayisinden sorumlu devlet bakanıydı; tek görevi buydu. Türkiye, yıllarca böyle yönetildi."

Sabah.com.tr 

Bu haber toplam 1602 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri