Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Çalışlar: Yargı militanlaşarak askerin yerini aldı

13.05.2014 12:05
Oral Çalışlar, gelinen noktada askeri vesayetinin kırıldığını yerine militanlaşan yargının geçtiğini belirtti.

Radikal yazarı Oral Çalışlar, son zamanlarda darbeci yargıçların siyasete ayar çekmeye kalkışmalarının altındayatan tarihsel süreci ele aldı. Bugün yaşananları “27 Mayısçılık” olarak tanımlayan Çalışlar, yargıyı bu zihniyetin bayrağını taşımakla suçladı.

 

İşte Çalışlar'ın yazısında öne çıkan bölümler:

27 Mayısçılık; bütün gücüne, elindeki etkili kurumlara rağmen iktidardaki büyük payını, eninde sonunda yitirecek. 27 Mayısçılık, bir düşünme ve olayları algılama yöntemidir. 27 Mayıs, Türkiye’nin son 50 küsur yılına damgasını vuran bir 'yönetme ve devlet kurumlarını biçimlendirme' kültürüdür.

27 Mayısçı düşünce sistematiğine göre; asıl egemenlik sahipleri, devlet kurumlarıdır. Seçilenlerin güvenilmez olma ihtimali ve yanlış yapma riski, her zaman yüksektir. Çünkü, onları seçen halk, geridir. Bu nedenle de iktidarı seçilenlere teslim etmemek, onları değişik kuşatma mekanizmalarıyla sıkboğaz etmek; son derece önemlidir. Yoksa, memleket gericiliğin eline düşer.

27 Mayıs Anayasası’nın da ondan sonra aynı doğrultuda darbeler döneminde hazırlanan anayasaların da temel mantığı; 'seçilene güvenmemek'tir.

Asker, yargı ve bürokrasi, anayasal kurumların ana eksenini oluşturur. İlk direnişi, bürokrasi örgütler. Seçilmişleri, 'kırmızı kitap'la yönlendirir. Siyasetçilerin bilmedikleri devleti, onlara öğretir. 'Ana omurga' ise yargıdır. Savcılarıyla, hâkimleriyle, Yargıtayı’yla, Danıştay’ıyla, askeri mahkemeleriyle, Anayasa Mahkemesi’yle; tam bir örgütlenmedir. Buna HSYK’yı da ekleyince, tablo tamamlanır.

Siyasetçiler yargılanır, partiler kapatılır. 'Devletin âli menfaatleri' için yargı her an hazır ve nazırdır. Onlar, kendilerini 'asıl devlet' olarak görürler.

27 Mayıs’tan bu yana, tam 54 yıldır, bu memlekette, bürokrasi ve yargının dediği oluyor. Onların yetmediği hallerde; askerin devreye girip, darbelerle siyasete 'format çektiğini' de unutmayalım.

Son yıllarda, işler biraz karıştı. Askerin siyaset üzerindeki ağırlığı, büyük ölçüde kırıldı. Yargı, buna rağmen, süreçten; 'güçlenerek', yani 'militanlaşarak' çıktı: Yargının siyasete yaklaşma biçiminde, yargı zihniyetinde, köklü bir değişiklik olmadı.

Türkiye, tam 54 yıldır, 27 Mayısçı bir sistemle yönetiliyor. Sistemin bazı noktalarındaki kırılmalara rağmen; sistemingeleneksel damarı, eski alışkanlıklardan kopamıyor. Yargıdan, askerden, bürokrasiden gelen değişik müdahaleler; hâlâ son bulmuş değil.

Cumhuriyetin yarattığı, 27 Mayıs darbesinin restore ettiği yönetici elit, yönetici bürokrasi; 'geleneksel İstanbulburjuvazisi'yle de birleşerek, direniyor. Eski 'seçkin'lerin, 'koltukları terk etme' noktasındaki isteksizliği, anlaşılabilir.Yeniler ise sistemi zorluyorlar.

Bu haber toplam 1036 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri