Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

"Bu tür ifadeler haddine değil!"

27.08.2012 11:17
"Onlara göre Çanakkale kafayı çekmek, aylak aylak dolaşmak demek..."

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İktisat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamit Palabıyık'ın yerel bir gazetede "Çanakkale'de Değişim Direncinin Nedenleri" başlıklı yazısında kent halkı için "Aylaklar, şarapçılar" şeklindeki benzetmeleri ortalığı karıştırdı. Palabıyık'ın üniversitenin yapacağı yat limanına karşı çıkılması üzerine kaleme aldığı yazıda eleştiriden ziyade yaşam tarzına yönelik hakaretlerde bulunduğunu belirten kentin önde gelen isimleri "Palabıyık haddi aştı. Derhal Çanakkale halkından özür dilemeli. Cumhuriyet Savcılığı da soruşturma açmalı" dedi.

NE DEDİLER?

"İKTİDARA YARANMA TELAŞI İÇİNDE"

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, "Geçen gün bir imam da cuma namazında 'Çanakkale'dekiler cehennemlik' demiş. İnsanlar bu özgür yapıyı anlamıyorlar. Kafaları bunu almıyor. Buradaki özgürlük ve barış ortamından rahatsızlık duyanlar var. Çanakkale'de insanlar mezhebine, yaşam tarzına bakılmaksızın özgür olmayı severler. Genç kızlarımız bile özgürce geç saatlerde tek gezebilir. Bundan rahatsızlık duyanlar var. Çanakkale halkı içmesini de bilir, ayyaş değildir! Toplumun tamamı aylak ve şarapçı olabilir mi? Bu nasıl bir mantık? Çanakkale halkı Tıp Fakültesi'ne ve yat limanına karşı değil. Tam tersine benim seçim bildirgemde de limanın şimdiki yerine yapılması vaadi var. Ben belediye başkanı olarak bunu istiyorum ama istemeyenler de olacaktır. İktidara yaranma telaşı içinde davranıyorlar. AK Parti hükümeti ile birlikte ortaya konmaya çalışılan bir algı var. Belediye meclisinde de konuyu gündeme getireceğiz. Üniversite kenti takip edemiyor. Seçimlerdeki bir muhalif partinin tavır ve davranışlarını sergiliyorlar."

"ÇANAKKALE HALKI ÇALIŞKAN"

CHP Çanakkale İl Başkanı Hamza Karagöz: "Çanakkale halkının ne kadar çalışkan olduğu ortada. Kendi kendine yetinen kentlerden biri. Çanakkale halkının tarihsel olarak bugüne kadar yaratıcılığı, çalışkanlığı her alanda görülmüş. Bilim adamı dediğimiz bir öğretim üyesinin böyle değerlendirme yapmasını yakıştıramadık. Çanakkale halkından özür dilemeli."

"HOCAMIZ SÜRÇÜLİSAN ETMİŞ"

AK Parti Çanakkale İl Başkanı Muzafer Kutlu: "Köşe yazısını okumadım. Ama eğer gerçekten böyle bir açıklaması varsa ne şahsi olarak ne partimiz olarak katılmak mümkün değil. Böyle bir açıklamayı bir akademisyenin yapacağına inanmıyorum. Evet Çanakkale emekli şehridir, barış şehridir. Ama örgütsel olarak bunu yapıyorlar, gençleri şarap içer, aylak gezerler gibi söylemlere kim katılabilir ki? Böyle bir şey gerçekten söylenmişse Çanakkale halkından özür dilenmeli. Böyle bir üslup ve söylem Çanakkale'de yaşayan birisine yakışmaz. Hocamız da bunları söylediyse sürçü lisan etmiş. Yanlış buluyoruz."

"DERHAL İSTİFA ETMELİ"

MHP Çanakkale İl Başkanı Efkan Erkan: "Prof. Dr. Hamit Palabıyık'ın bir taraftan özgürlükleri savunuyor olması, diğer yandan ise Çanakkale'nin emekli kenti olduğunu ve kimsenin çalışmak istemediğini, çocuk doğurma konusunda isteksiz ve yetersiz olduğunu, Çanakkalelilerin özel yaşamla ilgili eğlencelerini eleştiriyor olması manidardır. Kendisini Çanakkale'nin tarihini ve kültürünü tam olarak bilmeyen bir akademisyen olarak değerlendiriyorum. Sayın Prof. Dr. Hamit Palabıyık öncelikle Çanakkale halkından özür dilemeli ve ÇOMÜ'deki görevinden derhal istifa etmeli veya görevden alınmalıdır."

"ÇANAKKALE HALKINADN ÖZÜR DİLEMELİ VE SAVCLIK DA GEREKLİ İŞLEMLERİ BAŞLATMALI"

CHP Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş: "Üniversitede görevli bir profesörün bu kadar basiretsiz açıklamaları olamaz. Çanakkale halkının yaşam tarzına hakaretler yağdırıp, şarapçı, aylak, doğum yapamayan şeklindeki hiçbir bilimsel veriye dayanmayan suçlamaları yapma cesaretini nereden alıyor? Birilerine yaranmayı mı hedefliyor? Bir menfaati mi vardır? Dekan olunca işler mi değişti? Hükümete mi yaklaşmak istiyor. Yoksa başka özel sektörle ilişkisi olarak kendisinin bir menfaati mi vardır? 360 derece dönüşünün nedeni nedir? Derhal hakaretlerinden dolayı Çanakkale halkından özür dilemeli ve Cumhuriyet Savcılığı da gerekli işlemleri başlatmalıdır. Çanakkale'yi beğenmiyorsa başka kente gidebilir."

"BU TÜR İFADELER HADDİNE DEĞİL"

Çanakkale Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Mustafa Vurucu: "Tarihiyle kültürüyle ün salmış, dünyada benzeri olmayan bir kente bu tür ifadeler yakıştırmak kimsenin haddine değil. Kendisi ne kadar Çanakkaleli ve ne zamandan beri Çanakkaleli bilmiyorum, ama haddini aşmış. Çanakkale halkından derhal özür dilemesi gerekir. Bu kentte 21 bin esnaf çalışıyor. 21 bin kişi eşini, çoluğunu çocuğunu geçindirmek için mücadele ediyor. Onun dediği kafa çekmiyor, aylak aylak gezmiyor. Bu kadar duyarsızca açıklamalar yapmak hoş değil."

NE DEMİŞTİ?

Üniversitenin gerçekleştireceği yat limanına karşı çıkılmasını Çanakkale'de değişime direnç göstermenin ötesinde örgütlü ve bilinçli bir gelişimi engelleme kampanyası olarak nitelendiren Prof. Palabıyık, yazısında Çanakkaleliler için şu değerlendirmeleri yapmıştı:

Pek çok kişi Çanakkale'ye çalışmak için değil, dinlenmek ve eğlenmek için geliyor. Gelenlerin önemli bir kısmı emekli kişiler. Ya gerçekten emekli olup Çanakkale'ye yerleşmişler, ya da kafadan kendilerini emekli ilan edip çalıştıkları yerlerde işlerini safsaklayarak gün sayıyorlar.

Türkiye'nin en yaşlı kentiyiz ve bazılarımız artık çalışmak istemiyor. Daha doğrusu zora gelmek istemiyor. Yeni projeler, daha çok çalışmak, daha çok gelişmek hiç de cazip gelmiyor. Bu kişilerden bazıları ise bahçesinde domates yetiştirmekle, ya da balkonunda çay içmekle meşgul, yaşananlara kulak bile vermiyor.

Yaşları genç de olsa onlara göre Çanakkale demek sakinlik demek, doğallık demek, akşamları geç vakitlere kadar kafayı çekmek demek, dans etmek demek, denizde yüzmek, dağda yürüyüşler demek. Hatta aylak aylak dolaşmak demek. Dolayısıyla bu kişiler Çanakkale'yi hareketlendirecek her şeye karşılar. Gazetelerde, barlarda, sokaklarda asıl gürültüyü çıkaranlar da bunlar zaten.

Bu kişiler için Çanakkale'de kanalizasyon arıtması olmasa da olur, sokaklar lağım kokabilir. Depreme dayanıksız evlerde oturan, daracık ve kirli sokaklardan geçen bu kişilerin arabalarının lüks, kıyafetlerinin ise her daim baloluk olduğunu görürsünüz.

Bu haber toplam 1416 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri