Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Çankaya Resepsiyonu'ndan ilginç mesajlar

30.10.2012 02:06
Çankaya Köşkü'nde düzenlenen Cumhuriyet Resepsiyonu'nda Cumhurbaşkanı Gül tarafından verilen eşli davete çok büyük katılım oldu. Resepsiyonda siyasetçilerden ilginç mesajlar geldi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Birinci Meclis önünde yaşananlara ilişkin, ''Gördüğüm kadarıyla yine bazı üzücü şeyler oldu. Ümit ederim ki bundan sonra bunlar olmaz'' dedi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çankaya Köşkü'nde verdiği 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Gül, Birinci Meclis önünde yaşanan olaylarla ilgili soruya, ''Gördüğüm kadarıyla yine bazı üzücü şeyler oldu. Ümit ederim ki bundan sonra bunlar olmaz. Çünkü bayram. Herkes nasıl istiyorsa bayramı kutlayacak. Yani genel kuralları bozmadan, kimseyi rahatsız etmeden herkes bayramını kutlasın'' yanıtını verdi.

-Cezaevlerindeki açlık grevleri-

Cezaevlerinde devam eden açlık grevlerine ilişkin bir soruya karşılık Gül, ''Tabii ki bu konu ciddi bir konu. Türkiye'nin önemli meselesi, bir taraftan terör bir taraftan Kürt meselesi bir taraftan kendi coğrafyamızda cereyan eden olaylar. Bunlar çok ciddi meseleler, bunlara çok kapsamlı yaklaşmak gerekir'' ifadesini kullandı.

Gül, sözlerine şöyle devam etti:

''Yani bunun altını özellikle çizmek isterim. Özellikle bu Kürt meselesi, terör çerçevesinde, bunlara çok kapsamlı bakmak lazım ve bunların arkasını tabiri caizse gergef işler gibi işleyip muhakkak olumlu sonuca ulaşmak gerekir. Bu açlık grevlerinin bir an önce bitmesi için ben de çağrıda bulunmak isterim herkese. Çünkü bunların katkısı olmuyor. Ayrıca bunlar derinleştiriyor problemleri. O bakımdan Adalet Bakanı'nın çalışmalarını doğrusu çok takdir ediyorum. Daha da gayretli. Bu konuda Adalet Bakanı gerçekten duyarlı bir isim. Gördüğüm kadarıyla hükümet de elinden geleni yapmaya çalıyor. Türkiye'de eskiden bu acılar yaşanmıştı biliyorsunuz, hoş olmayan neticeler de vermişti üzüldüğümüz. Bunlara fırsat vermemek gerekir. Bugün Türkiye'de her şey konuşulabiliyor, bu çok önemli. Eğer konuşma özgürlüğü olmasaydı, ifade özgürlüğü olmasaydı insanlar başka yollara başvurabilirlerdi. Yani o tip şeyleri gerekçe edecek şeyler yok Türkiye'de. En aykırı fikir, en aykırı düşünce, en aykırı talep bile konuşulabiliyor, şiddet olmazsa. Bu çok önemli bir şey, bunun olduğu yerde her şey konuşarak, ikna ederek, varsa bazılarının korku ve şüpheleri onları gidererek ancak bu büyük problemler çözülebilir. Bu bakımdan ben de bir an önce bu cezaevlerindeki açlık grevinde olanlara bu işe son vermeleri çağrısında bulunuyorum.''

-Suriye'deki olaylar-

Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin Suriye konusunda yalnız kaldığına ilişkin iddiaların hatırlatılması üzerine, ''Onu öyle düşünmemek gerekir. Tabii ki Türkiye komşu bir ülke. Türkiye'nin arzusu, isteği, olayların Suriye'de bu şekilde gelişmesi değil. Bunu herkesin bilmesini isterim. Türkiye gerçekten çok uğraştı, Türkiye bu günlere gelineceğini gördü. Ben Cumhurbaşkanı Esed'e yazdığım mektubu bugün şöyle bir açıp baktığımda, bugünlerin hepsi var orada. 'Kendi ülkene başkalarını karıştırma' dedim ben orada. Öyle nokta gelecek ki her şey, iş işten geçecek orada'' ifadesini kullandı.

Suriye'nin güçlü olması gerektiğine işaret eden Gül, şunları söyledi:

''Biz daima güçlü müreffeh bir Suriye'yi tercih ederiz. Ama su da dikine akmıyor bugünkü dünyada değil mi? O bakımdan bizim arzumuzla gelinen bir nokta bir değil. Ümit ederim ki daha fazla kanın dökülmemesi için Güvenlik Konseyi'nde bu işe el koyacak yeni bir çare bulunur. Burada şüphesiz ki uluslararası camianın beraber hareket etmesi gerekiyor. En üzücü yanı da şu; bir ülkenin kendi kendisini yok etmesi... Kendi şehirlerini kendisi bombalıyor, kendi uçaklarını kendi halkı düşürüyor. Kendi tanklarını kendi halkı yok ediyor, kendi tanklarıyla da kendi şehirlerini yok ediyor. Böyle bir felaket hiçbir ülkenin başına gelmesin. Onun için şu anda Suriye'nin başındakilerin bir kez daha düşünmesi gerekir. Hala çıkış yolu olduğu kanaatindeyim.''

Gül, bir basın mensubunun, ''BDP ile yeniden bir temasınız söz konusu olabilir mi? Yani onlarla yeniden görüşüp aracı olmaları gibi bir şey belki...'' yönündeki sorusuna da ''Bunlar çok kapsamlı, derinlemesine düşünülmesi gereken konular. Yoksa çok büyüyünce işin içinden çıkılmaz oluyor'' diye yanıtladı.

Bu yıl yapılan Cumhuriyet resepsiyonu ilklere sahne oldu. Asker ve sivillerin eşli olarak davet edildiği resepsiyonda renkli görüntüler yaşandı. Başbakan Erdoğan, resepsiyonda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile milletvekillerinin de katıldığı yürüyüşle ilgili Erdoğan, "İzin vermeme diye bir şey söz konusu değil. Daha önce Kılıçdaroğlu ile yan yanaydık ve şimdi niye aynısı yapılmadı. Kılıçdaroğlu bu kez Ulus'a gitti ve bunun sorgulanması gerekiyor. Barikatları kaldırın talimatını ben vermedim. Polis görevini yapamadı, 11 polis yaralandı. Ama medya bunu vermedi. Yolun kapanması ya da açılması yönünde herhangi bir talimat vermedim. Kılıçdaroğlu legal ve illegal örgütlerle birlikte yürüyüş yaptı. Bu alternatif bir kutlama değil, provokasyondur." dedi.

"2007'nin bir özlemi mi var?" şeklindeki soruya Erdoğan, "Belki de öyle bir duygudur ama bu noktada herhangi bir şey söyleyemeyiz. Alternatif bir kutlamanın yapılmaması gerekiyordu. Kılıçdaroğlu örgütlerine çağrı yapabilirdi." karşılığını verdi.

Hukuk devleti mevzuatının işlemesi gerektiğini belirten Erdoğan, "Cumhuriyeti cumhur korur." diye konuştu.

Cumhuriyet kutlamaları için 8 ayrı yer gösterildiğini ancak Kılıçdaroğlu'nun bunları beğenmediğini dile getiren Erdoğan, birlik beraberlik içinde bir kutlama deniyorsa hipodroma gelmesi gerektiğini ifade ettti.

Terör örgütü PKK'nın talimatıyla başlatılan ve BDP'nin destek verdiği cezaevlerindeki açlık grevleriyle ilgili ise Erdoğan, "Aç kalan falan yok. Adalet bakanım gitti, aç kalan yok, herkes her şeyi yiyor. Müdahale gerektiğinde yapılır." şeklinde konuştu.

Yaklaşan Amerika Başkanlık seçimleriyle ilgili de Erdoğan, "Kafa kafaya gidiyorlar. Gönlümden ne geçiyor derseniz bende kalsın." değerlendirmesinde bulundu.

2014 yılındaki Cumhurbaşkanlığı senaryolarına ilişkin bir soruya da Erdoğan, "Gül ile aramıza nifak sokamazlar." karşılığını verdi.

Eşi Emine Erdoğan ile ilk kez Çankaya Köşkü'ndeki bir resepsiyona katılmasının hatırlatılması üzerine ise Erdoğan, "Eşlerle birlikte gelinmesi çok güzel. Daha önce de gelebilirdik ama böyle bir davet almadık. Bugüne kadar beni Emine hanımla buraya sokmayanlar utansın." ifadelerini kullandı.

Hayrünnisa Gül ile Emine Erdoğan arasında gerginlik olduğu iddiaları üzerine ise Erdoğan, "Benim eşimle Hayrünnisa Gül arasında herhangi bir tatsızlık, huzursuzluk olamaz. Bunlar yalan ve uydurmadır. Nifak tohumları sokmak isteyenler boşuna gayret içine girmesinler." dedi. 

Bu haber toplam 2302 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri