Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Canlı yayında özeleştiri: Derin senaryoyu göremedik

09.12.2012 13:30
Gazeteci yazar Uğur Mumcu suikastı sürecinde Sol Güçbirliği Kurulu Genel Başkanı olan Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu, dezenformasyon yüzünden İslami çevreleri hedef aldıklarını söyledi.

Uğur Mumcu suikastı sürecinde Sol Güçbirliği Kurulu Genel Başkanı olan Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu, canlı yayında özeleştiri yaparak, “Dezenformasyon yüzünden İslami çevreleri hedef aldık. Ben de o dönem farklı açıklamalarda bulundum. Özeleştiri yapıyorum. Pişmanım. Hem kendi arkadaş grubumuzun içinde hem de medya eliyle farklı yönlendirildik. Özel Harp Dairesi tarafından planlanmış bir senaryoyu göremedik” dedi. Hatipoğlu, Uğur Mumcu suikastını yapanların içeride olmadığını da vurguladı.

***

Yapımcılığını ve Sunuculuğunu Gazeteci Yazar Aslan Değirmenci’nin Kanal 5’te yaptığı haber programı ‘Son Gündem’e konuk olan Demokratik Üniversiteler Platformu Başkanı Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu önemli açıklamalarda bulundu.

Uğur Mumcu suikastı sürecinde Sol Güçbirliği Kurulu Genel Başkanı olan Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu, dezenformasyon yüzünden gerçeği göremediklerini, olay sonrası İslami çevreleri suçladıklarını açıkladı. Hatipoğlu canlı yayında “Özeleştiri yapıyorum. Pişmanım” dedi.

-Senaryo ÖHD’den-

Medyanın bir dönem belli yapılanmalar tarafından kullanıldığının altını çizen Hatipoğlu, “Mumcu’nun öldürülmesinin hemen ardından yine medya devreye girdi. Basın bir dezenformasyon görevi üstlendi. Olayın gerçek faillerinin görülmesi engellendi. Ben de o dönem farklı açıklamalarda bulundum. Özeleştiri yapıyorum. Pişmanım. Hem kendi arkadaş grubumuzun içinde hem de medya eliyle farklı yönlendirildik. Bu ‘28 Şubat’ döneminde çok daha etkili kullanıldı. Hatta Danıştay saldırısının ardından da kartel medya yine devreye sokularak olayları farklı mecralara çekmeye çalıştı. Uğur Mumcu ve Danıştay saldırısı İslamcılara yıkılmak istendi. Mumcu’da başarılı oldular ama Danıştay saldırısı tutmadı. Bu iki olayda tamamen Özel Harp Dairesi tarafından planlanmış bir senaryoydu” dedi.

-Katiller aramızda dolaşıyor-

Uğur Mumcu suikastını yapanların içeride olmadığını toplumun içinde dolaştıklarını öne süren Hatipoğlu, “Asıl katiller şuanda aramızda dolaşıyor. Daha önceden tutuklu bulunan kişiler suikastı yapanlar olarak gösterildi. Burada bir çarpıtmanın olduğunu biliyoruz. Dosya derinlemesine gözden geçirilmeli. Ülkemizde laik-anti laik çatışması çıkartarak, darbelere zemin hazırlayan yapılar deşifre edilmelidir. Mumcu gibi; Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok ve Necip Hablemitoğlu cinayetlerinde de derin devlet izi aranmalıdır” şeklinde konuştu.

-MGK, Gürüz organizasyonu-

2003’te yapılan ‘Ordu Göreve’ pankartının açıldığı miting hakkında da çarpıcı açıklamalarda bulunan Hatipoğlu, “Talimat MGK’dan, hayata geçiren dönemin YÖK Başkanı Kemal Gürüz’dü. MGK’nın talimatı doğrultusunda üniversitedeki akademik kadroları Gürüz baskı altına aldı. ‘Ordu Göreve’ pankartının açıldığı miting başta olmak üzere, anıtkabir’e ‘cumhuriyet elden gidiyor’ diye yapılan çıkarmaklar ve cumhuriyet mitinglerine sağlanan katılım da Gürüz’ün dayatmaları sonucunda gerçekleşti. Hatta dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’ de devredeydi. Atadığı rektörlerden mitinglere katılmalarını istedi” dedi.

-Rektörlerin gündemi darbe-

O dönem bazı rektörlerin kendi aralarında “Darbe geliyor, biz makamlarımızı koruyalım” şeklinde konuştuklarını ifade eden Hatipoğlu, “Tam bir statüko hastalığı. Bir nevi makamlarını kaybetmemek için darbeyi desteklediler. ‘Darbe olsun biz makamlarımızı koruyalım’ beklentisi ile hareket ettiler. Bir takım garantiler de aldılar. Sonuçta aynı zihniyet.Maskeleri ise ise her zaman Kemalizm oldu. Bunun sayesinde bir dönem dokunulmazlık elde ettiler” şeklinde konuştu. 

Bu haber toplam 2310 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri