Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Çekiç Güç destekli örtülü darbe

28.01.2012 14:03
Araştırmacı Yazar Hakkı Öznur, yeni çıkacak olan “1993 Örtülü Darbe” adlı kitabında çarpıcı tespitlere yer verdi

1991-1994 yılları arasında Çekiç Güç’e karşı çıkanların, peş peşe suikast ve şüpheli ölümlerle hayatlarını kaybettiğini vurgulayan Öznur, Uğur Mumcu’yu öldürenler ile Danıştay saldırısını tertipleyenlerin NATO merkezli Gladyo ile bağlantılı olduklarını öne sürdü.

ASLAN DEĞİRMENCİ / ANKARA


Araştırmacı Yazar Hakkı Öznur, Timaş yayınlarından haftaya çıkacak olan “1993 Örtülü Darbe” adlı kitabında Uğur Mumcu suikasti, Eşref Bitlis olayı, Sivas/ Başbağlar katliamı ile 1991-1993 yılları arasında tırmandırılan şiddet olayları hakkında çarpıcı tespitlere yer verdi.
1991-1994 yılları arasında Çekiç Güç’e karşı çıkanların, peş peşe suikast ve şüpheli ölümlerle hayatlarını kaybettiğini vurgulayan Öznur, derin yapıların “Psikolojik Savaş”, “Özel savaş ”, “Örtülü Harp”, “Destabilize” faaliyetlerine devam ettiğini belirtti.

Danıştay ile Mumcu suikastı arasında derin bağ

Öznur, Uğur Mumcu’yu öldürenler ile Danıştay saldırısını tertipleyenlerin arkasında darbe şartlarını olgunlaştırarak, ülkeyi kaosa sürüklemek isteyen NATO merkezli Gladyo ile bağlantılı, demokrasi dışı arayışlarda bulunan iç ve dış karanlık güç odakların olduğunu ifade ediyor.

1990-93 sürecinde taşeron örgütlerin yaptığı kanlı baskınlara Çekiç Güç’ün destek verdiğini belirten Öznur, Gladyo elemanları ve uzantılarının ihtilal şartlarını olgunlaştırmak için “33 er olayını” da tezgâhladıklarını vurguluyor. Ülkede yaşanan kanlı olaylarda, CIA ve Pentagon okullarında yetişen, adlarına “barış gönüllüleri” denilen ajanların parmağının olduğunu ifade eden Öznur, kitabında, söz konusu ajanların; ABD’nin Ortadoğu politikasına uygun olarak, Türkiye’de etnik grup ve mezhepsel çatışmalar doğrultusunda planlar yaptıklarını anlatıyor.

TSK içinde derin Natocular

CIA mensuplarının Türkiye’deki siyasi gelişmeleri, ordu içindeki kaynamaları, cuntaları, askeri müdahale ve muhtıra hazırlıklarını ve komuta kademesinin siyasi eğilimlerini, Washington ve Pentagon’a düzenli bir şekilde rapor ettiklerini vurgulayan Öznur, TSK içindeki, Amerikancı, NATO’cu generallerin bu raporların hazırlanmasına yardım ettiklerini öne sürüyor. Darbe dönemlerinde CIA’nın Türkiye’deki görevlilerinin, Genelkurmay karargahında darbe çalışmaları ve planları yaparak kriptolarını Washington’a yolladıklarını vurgulayan Öznur, Washington’un, Türkiye’nin hassas damarlarını çözmek için her türlü karanlık olayı sahnelediğini belirtiyor.

28 Şubat 1993’ün devamıdır

Her darbe sonrası, ilk olarak ABD’nin Ankara Büyükelçilerinin darbecileri ziyaret ederek, onlara kuracakları yeni hükümette ABD yanlısı kişilerin bakan yapılmasını söylediklerini ifade eden Öznur, kitabında “28 Şubat, karanlık yıl 1993’ün devamıdır” tespitinde bulunuyor, dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Org. Çevik Bir’in ABD ve İsrail yandaşı olduğuna dikkat çekiyor.

Nato’nun kozmik odalarına girilmeli

1993 sürecini ‘örtülü darbe’ olarak tanımlayan Öznur, “TSK, 12 Eylül gibi yönetime el koymadı -koymasına da gerek kalmadan- örtülü bir şekilde sürece müdahale etti. 1993 süreci çözülmeden, 28 Şubat süreci çözülemez. Yakın politik tarihimizin aydınlanması, demokrasinin kökleşmesi ve demokrasi dışı arayışların tarihe karışması için, küresel güç NATO’nun kozmik odalarına girilmeli” uyarısında bulunuyor. 

Bu haber toplam 2166 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri