Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

"Cemaat" görünümünden "örgüt" görünümüne geçiş

19.12.2014 11:49
Sabah gazetesi yazarı Mehmet Barlas, Paralel yapının kamuoyu gözünde "Cemaat" boyutundan "Örgüt" boyutuna nasıl geçiş yaptığını kaleme aldı.
Barlas bugünkü yazısında, "Kökü dışarıda" örgütlenmelerle Türkiye'nin kaderine ipotek koyulmasına hangi "Cemaat"in mensupları razı olabilirler?" diye sordu.

 

İşte Mehmet Barlas'ın o yazısı:

Pensilvanya'dan Türkiye'ye istikamet verebileceklerini zannedenlere bakarken hep Can Cangır'ı hatırlarım... Özal döneminde Toplu Konut'un Başkanı olan ve çocukluğu Amerika'da geçtiği için Türkçesi pek güçlü olmayan Can Cangır Taksim'den taksiye binmiş... "Florya'ya gidiyoruz" diyecek yerde karıştırıp "Florida'ya gidiyoruz" demiş. Şoför onu alıp, Yeşilköy havalimanına getirmiş... "Beyefendi buradan bir uçağa binip, Florida'ya devam edersiniz" demiş.

Can Cangır "Şakır şakır yağmur yağıyor" demek yerine de "Hüngür hüngür yağmur yağıyor" derdi.

Türkiye'de doğup büyüyen, dile de toplum geleneklerine de hâkim insanların, 21'inci yüzyılda, geçmiş yüzyıllardaki yanılgıları yeniden sahnelemelerini anlamak pek mümkün değil. "Cemaat" kisvesi altında örgütlenip devleti ele geçirebileceklerini zannedenlerin geçen yüzyıllardaki serüvenlerini hepimiz tarih kitaplarında okumadık mı?

Bunların 'beyin takımı' var mı?

2'nci Mahmut'un Yeniçeri Ocağı'nı yok etmesine dayanan "Vaka-i Hayriye"sinden en büyük zararı Bektaşiler görmedi mi? Ya da siyaset etmeyi çetecilikle karıştıran İttihatçılar, sonunda Osmanlı İmparatorluğu'nu çökertmediler mi?

Bu gerçeklerin ışığında "Pensilvanya Örgütü"nün eğer varsa "Beyin Takımı"nın bir noktada durum muhakemesi yapmasının zamanı gelmiştir, geçmektedir.

Birincisi bu örgüt kamuoyunun gözünde "Kökü dışarıda" bir oluşum görüntüsündedir. Örgütün lideri konumundaki kişi, bir nevi "Rehine" konumundadır. Her türlü açık ve kapalı global operasyonların tezgâhlandığı ABD yönetiminin "Göçmen" statüsündeki bir kişinin müttefik ülke Türkiye'ye dönük komplolarda üs olarak Amerikan topraklarını kullanmasına göz yumması, pek mümkün değildir. Ve Türk kamuoyunda Pensilvanya Örgütü'nün eylemleri, giderek ABD-İsrail güdümlü operasyonlar biçiminde algılanmaya başlamıştır.

Olur mu böyle olur mu?

Tabloyu gözünüzde canlandırmaya çalışın...

Biz burada canımızı dişimize takıp, Ortadoğu krizlerinin Türkiye'ye yansımalarını önlemeye çalışacağız. Kalıcı iç barışı gerçekleştirmek için binbir engeli ve komployu aşarak "Çözüm Süreci"ni nihai hedefine ulaştırmak için ter dökeceğiz... Bir yandan da yüzyılların mirası olan geri kalmışlığı aşıp, dünya ile her alanda rekabete girebilmek için alt ve üst yapımızı yenileyeceğiz.

Bu sırada Pensilvanya'dan bir adam "Ocaklarına ateş düşsün, göbekleri çatlasın" diye Okyanus ötesinden mesajlar gönderecek... Seçilmişlere karşı darbe girişimleri organize edilecek... Gizli dinlemelerle Türkiye'nin dış siyasetine dinamit koyulacak...

"Kökü dışarıda" örgütlenmelerle Türkiye'nin kaderine ipotek koyulmasına hangi "Cemaat"in mensupları razı olabilirler? İşte bu nedenle kamuoyu gözünde olay "Cemaat" boyutundan "Örgüt" boyutuna taşınmış durumda. Bunların eğer bir "Beyin Takımı" varsa, bu gerçeği görmeleri geremez mi?

Haber 10

Bu haber toplam 1418 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri