Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Cemaat medyası ‘Cumhuriyet güçbirliği’ne sarıldı

29.03.2014 15:13
Cemaat medyası 2007’de AK Parti’ye karşı kurulan ‘Cumhuriyet Güçbirliği’ni hortlattı ve “AK Parti’ye karşı kim güçlüyse oylarınızı onda birleştirin” kampanyası başlattı.

Güçbirliği’ kavramı siyasete, 2006’da, daha sonra ‘cumhuriyet mitingleri’ne dönüşecek olan ‘bayrak mitingleri’ ile ortaya çıkan Vatansever Kuvvetler Güçbirliği Hareketi ile gündeme girdi. Dernek Başkanı Taner Ünal, 2007’de tutuklandı, Ergenekon’dan 8 yıl 9 ay hapis cezası aldı. Danıştay saldırısını yapan Alparslan Arslan’dan da dernek başkanının kartviziti çıktı.

2007 seçimlerinde AK Parti’nin ezici galibiyeti üzerine geri plana çekilen ‘güçbirliği’ ekibi, 12 Haziran 2011 seçimleri öncesi bu kez “Cumhuriyet güçbirliği” olarak yeniden ortaya çıktı. Alınan karar şuydu: “TBMM'de Atatürk Devrim'inden yana bir grup oluşturmak ve parlamento aritmetiğinde, AKP ve BDP/PKK dışındaki siyasal güçlerle hükümet kurmaya katılmak.” Güçbirliği’nin medya propagandasını üstlenen Ulusal Kanal’da proje şöyle tanıtıldı: “CHP ile koalisyon yapacağız. MHP’ye karşı değiliz. Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’ı milletvekili yapacağız.”

O günlerin (31 Mart 2011) Zaman gazetesi, haberi şöyle vermişti: “Cumhuriyet Güçbirliği, geçen yerel seçimde kuruldu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu'na destek verdi. Şimdi de çıkaracakları bağımsız milletvekili adayları ile seçime girmeye hazırlanıyorlar. Parti programlarında ise ergenekon davasının bitirileceği sözünü veriyorlar.”

Güçbirliği’nin destekçileri arasındaki isimler tanıdıktı: Müjdat Gezen, Tarık Akan, Levent Kırca, Ferhan Şensoy, Kemal Alemdaroğlu, Çetin Doğan, Osman Özbek, Levent Göktaş!
Ancak 2011 seçimlerinde de AK Parti gücünü arttırarak çıktı; ‘güçbirliği’ciler de yeniden perde gerisine çekildi.

‘Güçbirliği’ toplantısıyla ‘paralel’

Ve 30 Mart seçimleri yaklaşırken yeniden ortaya çıktılar!. 2 Aralık 2013’te İstanbul’da, bu kez ‘Milli Merkez’ adıyla toplanan ‘Yerel seçimlerde güçbirliği’ platformunun katılımcıları da tanıdıktı: CHP’li eski bakan Ali Topuz, İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ferit İlsever, MHP’ye yakın Yeniçağ gazetesi yazarı Arslan Bulut, TGB Genel Başkanı Çağdaş Cengiz!

Şöyle diyorlardı:

Ali Topuz: “Partiler işbirliği yaparak AKP’ye seçim yenilgisi yaşatmalı.”

Ferit İlsever: “CHP-MHP ve İşçi Partisi’nin birleşmesiyle müthiş bir odak ortaya çıkacaktır. Bu odak AKP diktasını yıkar.”

Arslan Bulut: “Siyasi partilere değil seçmenlere seslenmemiz lazım; adaylar etrafında sandıkta oylarımızı birleştirelim.”

Toplantının sonuç bildirgesi ise daha tanıdıktı: “Biz CHP, MHP, İP, DP, DYP,DSP, HEPAR, BTP ve diğer ulusalcı siyasi partilerin yerel güçleri, tüm milli güçler, kitle örgütleri ve halk temsilcileri, Atatürk’te birleşiyor ve yerel iktidarı mafya ve tarikatlardan, Türkiye’yi ise Tayyip-Gül diktasından kurtaracak gücümüzü birleştiriyoruz. Tüm Atatürkçüleri yerel seçimlerde güçbirliği yapmaya çağırıyoruz.”

AK Parti’yi bitirmeye tam destek

Bu toplantının ardından 17 Aralık Operasyonu, MİT TIR’larına müdahale, El Kaide yalanlarıyla Türkiye’nin dünyaya ihbar edilmesi, Başbakan’ın kriptolu telefonunun ve Dışişleri’ndeki ulusal güvenlik toplantısının dinlenmesi gibi ‘casusluk’ girişimleri geldi. Hedef aynıydı, “AK Parti ve Erdoğan’ı bitirmek”…

Bütün bu operasyonlarda cemaat medyası AK Parti ve Erdoğan’ı hedef alan tarafta yer aldı.

‘CHP’ye oy verin’ yazıları

Seçime bir hafta kalarak da, 2007’nin ‘cumhuriyet güçbirliği’ni hortlatan, “CHP, MHP, İP, DP, DYP,DSP, HEPAR, BTP ve diğer ulusalcı grupların” son aldığı ‘güçbirliği’ kararına destek veren yayınlara başladılar.

AK Parti’ye karşı güçbirliği” kavramı, cemaat medyasının seçimden önceki son haftasının tek konusu oldu. Zaman ve Bugün yazarları “Oylarınızı AKP’den sonraki partide birleştirin” temalı yazılar yazdı. Bazıları açıkça CHP’yi işaret etti; bazıları utangaç utangaç ‘ima’ etmekle yetindi.

Bugün’den ‘güçbirliği’ çağrısı!

Bugün gazetesi Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt ise bugün (29 Mart 2014 “Seçim sonuçlarını güç birliği belirleyecek” yazısıyla son noktayı koydu! Başyurt yazısında, vatandaşları, “belediye meclislerinde partilerine, ilçe ve büyükşehir belediye başkanlığında ise ‘en güçlü adaya’ oy vermeye yönlendiriyor, “partinizin hiçbir oy kaybı olmaz” yalanını ekliyor!

İşte 2007’de ‘Cumhuriyet güçbirliği’ yandaşlarının propagandalarını hatırlatan o yazıdan ibretlik satırlar:
Halk seçimde kendilerine yüksek destek verirse, zulüm halkın sırtından icra edilecek. … Evdeki hesabın çarşıya uyup uymadığını halk gösterecektir. (Seçmenler) Belediye başkanı seçilmesini istemedikleri adayın en güçlü rakibi üzerine güç birliği yapıyorlar. Hem istedikleri ismi başkan seçtiriyor hem de Türkiye geneli oy dağılımı hesaplanırken de kendi partilerine oy vermiş oluyorlar. Bu durumda yüzde 50 ve üzeri oy alamayan her adayın, “güç birliği“ karşısında kaybetmesi kaçınılmaz. … Şu gerçek ki, seçmenin yerel seçimlerde seçilemeyecek adaya ‘benim partimden’ diyerek belediye başkanlığı için vereceği oyun partisine de hiçbir katkısı yok. … Yine bir parti adayının yüzde 90 oy almasının da partisinin Türkiye geneli oy dağılımına hiç katkısı olmuyor. … Bazı yanlı anket şirketleri, büyükşehir belediye başkanlarının aldığı oyları Türkiye Geneli Oy Dağılımı’nda hesaplamada kullanarak, seçimde en güçlü adayın arkasında “güç birliği” yapılmasını önlemeye çalışıyor.”

 

star

Bu haber toplam 1634 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri