Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İşte CHP Heyetinin Suriye Raporu

07.09.2011 03:07
CHP adına bir heyetle Suriye'de temaslarda bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu, Suriye'de 'yaşananları ve zamana karşı verilen yarışı anladıklarını' böyle anlattı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu, ''Suriye'de zamana karşı bir yarış var. Suriye rejimi, yönetiminin ülkedeki sıkıntının, halkın özgürlük, eşitlik, fırsat eşitliği gibi beklentilerinin yol açtığı sıkıntılara cevap vermek için bir gayret içinde olduğunu anlıyoruz'' dedi.

Loğoğlu, CHP Hatay İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında, CHP Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ, Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Hatay milletvekilleri Refik Eryılmaz ve Mehmet Ali Edipoğlu ile yaptığı 3 günlük Suriye ziyaretini değerlendirdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun talimatıyla Suriye'ye önemli ve duyarlı bir ziyaret gerçekleştirdiklerini ifade eden Loğoğlu, komşu ve kardeş Suriye'de ciddi olaylar yaşandığına dair hem basında hem de uluslararası medyada haberler yer aldığını ve farklı yorumlar yapıldığını söyledi.

Loğoğlu, Suriye'de olup bitenler, bunun kaynakları, sebepleri, sonuçları hakkında farklı yorumlar yapılmaya devam edildiğine değinerek, şöyle devam etti:

''Hükümetin tutumu belli. Bu koşullarda hem Türkiye bakımından hem bölge bakımından önemli bir ülke olan Suriye'de olup bitenleri daha iyi anlamak, birebir görmek, mümkün olduğu kadar çok geniş çevrelerle, resmi yetkililer dahil temaslarda bulunmak, görüşmeler yapmak umuduyla gittik. Bu üç gün boyunca çok yoğun temaslarımız oldu. Ziyaretimize Lazkiye'den başladık. Orada Lazkiye Valisi tarafından verilen bilgilerden sonra bu olayların cereyan ettiği ileri sürülen yere gittik. Oradaki koşullara baktık, insanlarla konuştuk. Daha sonra Şam'a geldik. Şam'da Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşme fırsatımız oldu. Ayrıntılı ve kapsamlı görüşme yaptık. Suriye Meclis Başkanı ile de görüştük. Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğini ziyaret ettik. Onlardan da kapsamlı bir brifing aldık. Bu suretle, bilgi dağarcığımızı mümkün olduğu kadar zenginleştirmeye ve çeşitlendirmeye çalıştık. Şam'dan dün sabah yola çıkarak özellikle sorunlu olduğu ileri sürülen Humus ve Hama kentlerini ziyaret ettik. Orada görevli olan valilerle konuştuk. Valiler ve yerel yetkililer tarafından şehrin olayların da cereyan ettiği yerlerde birebir gözlemlerde bulunduk. En son dün gece Halep'e geldik. Bu sabah Halep Valisi ile görüştük. Sonra da Cilvegözü Sınır Kapısı'ndan giriş yaparak Türkiye'ye döndük.''

Amaçlarının Suriye'de olup bitenleri tam olarak anlamak olduğunu vurgulayan Loğoğlu, bu amaca ciddi ölçülerde ulaştıklarını belirtti.

Loğoğlu, hem vakit darlığı hem de ziyaret etmek istedikleri yerlerin sayısının çok olması nedeniyle istedikleri derinliklere inemediklerini dile getirerek, ''Bütün ayrıntıları burada paylaşmak durumunda olamayacağız. Çünkü neticede bu ayrıntılı raporumuzu genel başkanımız Kılıçdaroğlu'na sunacağız'' dedi.

''DAHA ÖNCE ÇATIŞMALARIN OLDUĞU BÖLGELERE BİZİ GÖTÜRDÜLER''

Son üç gün zarfında bir olayla karşılaşmadıklarına, bütün ziyaret ettikleri kentlerde normal bir görüntü olduğuna dikkati çeken Loğulu, şöyle konuştu:

''Ama şunu da kabullenmek lazım. Suriye makamlarının beraberliğinde hareket ettiğimiz için onlar da ülkelerinin mümkün olduğu kadar normal gözükmesini, her şeyin yolunda gittiği gibi bir izlenim edinmemizi istiyorlardı. Fakat, ciddi bir olayla da en azından birebir yüz yüze gelmedik. Bunun ötesinde başta Devlet Başkanı Beşar Esad olmak üzere görüştüğümüz bütün yetkililerin yaptığı açıklamalardan ve sorularımıza verdiği yanıtlardan satır aralarında, Suriye'de kimi sıkıntıların olduğu da bize ifade edildi. Humus ve Hama'da daha önce çatışmaların olduğu bölgelere de bizi götürdüler. Hala çatışmaların izleri var.

Şunu anlıyoruz, Suriye'de zamana karşı bir yarış var. Suriye rejimi, yönetiminin, ülkedeki sıkıntının, halkın özgürlük, eşitlik, fırsat eşitliği gibi beklentilerinin yol açtığı sıkıntılara cevap vermek için bir gayret içinde olduğunu anlıyoruz. Fakat bu konuda beklenenden daha yavaş hareket edebileceklerini, her şeyin bir anda olamayacağı gibi bir zaman sıkıntısıyla da karşı karşıya olduklarını anlıyoruz. Suriye makamlarının ifadesi, 'ülkede sıkıntı yoktur' demiyorlar. Ancak Suriye makamları, halkın haklı isteklerini bir noktada El Kaide bağlantılı, bazı radikal unsurların, Müslüman Kardeşler'e bağlı unsurların, ayrıca bir de kriminal unsurlardan oluşan bazı silahlı çeteler tarafından rehin alındığı gibi bir değerlendirme içindeler. Suriye'de olup bitenlerin büyük ölçüde dış kaynaklı tahriklerden esinlendiği ve destek aldığını ileri sürüyorlar. Medyanın bu konuda çok büyük bir olumsuz rolü olduğunu söylüyorlar. Olayların abartıldığını, hatta yanlış aksettirildiğini söylüyorlar.''

''SIKINTININ ÜSTESİNDEN GELMEK İÇİN BİR NİYET VAR''

Suriye'de bir sıkıntı bulunduğunu, ancak bunun üstesinden gelmek için de bir niyet olduğunu dile getiren Loğoğlu, şunları kaydetti:

''Şimdi bilelim ki komşumuzda bir sıkıntı var. Bu sıkıntının az veya çok, yanlış veya doğru ölçüde yansıtılıp yansıtılmadığını kesin bir şekilde değerlendirip, 'bu böyledir' demek mümkün değil. Ama bir sıkıntı var. Bu sıkıntının üstesinden gelmek için bir niyet de var. Bu Devlet Başkanı Esad ve diğer yetkililer tarafından ifade edildi. Bir ulusal diyalog süreci başlattıklarını, anayasada bazı değişikliklerin yapılacağını, siyasi partiler yasasında, basın özgürlüğü yasalarında değişiklikler yapılmakta olduğunu ve bunların hayata geçirileceğinden bahsettiler. Bütün bunlar bir iradenin olduğunu gösteriyor. Bütün sıkıntı, yönetimin yapmak istediği, fakat zamana ihtiyaç duyduğu reformların hayata geçmesiyle muhalif güçlerin bu sabrı gösterip göstermeyecekleri. Böyle bir ikilemle karşı karşıya komşu ülke.''

Faruk Loğoğlu, Suriye'ye bir dış müdahaleye karşı olduklarını belirttiklerini, ''Suriye'nin meselelerinin Suriye'nin meselesi olduğunu'' ve çözümünün de bu ülke ve halkı tarafından bulunmasından yana olduklarını belirtti. 

Bu haber toplam 2296 defa okunmuştur

Etiket(ler): , , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri