Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Osmanlı Devleti'yle ilgli şok çıkış

26.11.2011 10:24
Cumhurbaşkanı Gül, Londra dönüşünde Osmanlı Devleti’yle ilgili ezber bozan bir çıkış yaptı.

Devletlerin yeri geldiğinde semboller üzerinden büyüklüğünü ortaya koyduğunu belirten Gül, “Bunlar ülkenin büyüklüğü ve asaletiyle ilgilidir. Bunları kaybetmiş vaziyetteyiz. Bu, Türkiye’ye karşı haksızlık” dedi

Cumhurbaşkanı Gül, Londra dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. AB’ye Kıbrıs konusunda rest çeken Gül,Osmanlı konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’de geriye dönüş talebinin söz konusu olmadığını vurgulayan Gül, “Devletler büyüklüklerini gösterirlerken, protokolde olsun, şekilde olsun geçmişlerinin bütün itibarını yansıtacak şeyleri olmalı. Bütün bunlar ülkenin büyüklüğü ve asaletiyle ilgilidir. Bunları kaybetmiş vaziyetteyiz” ifadesini kullandı. Gül’ün sorulara verdiği cevaplar şöyle:

HEYBE DOLUYSA İYİ OLUR

Yoğun ama verimli bir gezi oldu. Sizin izlenimleriniz nasıl?


Tarihi bir geziydi. Türkiye’ye olağanüstü önem verildiğine, ilgi olduğuna siz de şahit oldunuz. Başta Kraliçe olmak üzere, bütün saray, sonra hükümet, koalisyonun her iki tarafı aynı ilgiyi gösterdi.Onun ötesinde ekonomiyle ilgili toplantılar da dolu dolu oldu. Tabii heybe dolu olunca bu tip geziler iyi olur.Heybeniz dolu olmazsa farklı geçer. Şu çok açık ki Türkiye’nin profili çok yüksek. Geçmişi, tarihi zaten zengin. İlk büyükelçimizi 1793’te göndermişiz. Onlar da 1583’te göndermişler. Biz onlardan daha öndeydik. Çağın iki büyük eş imparatorluğu. Geçmişi olan, köklü devlet geleneği olan iki devletiz. Bugüne geldiğimizde bugün için de Türkiye’nin profili çok yüksek. Bu şartlar altında olağanüstü bir ilgi gösterdiler. Kraliçe hiç bu kadar kalmazmış yemeklerde. Kraliçe ‘Tanıtmak istediğin kimse varmı?’ dedi. Kendi ekibi de şaşırmış. Sultan Abdülaziz geldiğinde çalınanmüziği çaldılar. Türkçe söylediler. Çarpıcıydı. Aynımekanda ağırlandık.

ÖZEL İHTİMAM VAR

Saray’da da kaldınız. Sizi en çok etkileyen ne oldu?


Samimi ve açık bir şekilde Türkiye’ye gösterdikleri saygıyı belli ediyorlar. Doğrusu çok duygulandıran bir tarafı var. Devletler arasında büyük, küçük ayrımı olmaz, nezaket icabı herkes ev sahipliği yapar. Çok açık ki özel bir ihtimam vardı. Sarayın önündeki bayrakların bir hafta boyunca orada dalgalanıyor olması.

Topuk farkıyla önüme geçti

İngiliz medyasının haberlerini nasıl baktınız eşinizin kıyafeti, ayakkabıları çok konuşuldu?


Hayrünnisa Hanım’a ‘Benim önüme geçmişsin’ dedim.

Yüksek topuklar sürpriz oldu mu?

Niye olsun? Hanımlarla ilgili bir konu. Ben girmeyeyim.

Dolu dolu Türk haftası oldu Londra’da...

Başbakan David Cameron’un Türkiye’yi bu kadar yakından tanıdığını bilmiyordum. Bir sürü ili saydı, üniversite öğrencisiyken sırtında çantasıyla Trabzon’u, Konya’yı, Anadolu’da bir sürü yeri gezmiş.

Geçmişi ihmal kısırlaşmaya sebep oluyor

Cumhuriyetle monarşiyi mukayese ettiğinizde teamüller açısından ne dersiniz?

Cumhuriyetle yeni düzen oturmuştur. Türkiye’de geriye dönüş talebi söz konusu değil. Hatta hanedan mensuplarının bile böyle bir talebi yok. Şu önemli, devletler yeri geldiğinde semboller üzerinden büyüklüğünü ortaya koyar. Lüks lüzumsuz harcamaları kastetmiyorum tabii ki. Devletler büyüklüklerini gösterirlerken, protokolde olsun, şekilde olsun, bir odanın düzeninde olsun geçmişlerinin bütün itibarını da yansıtacak şeyleri olmalı. Bu başbakanın, cumhurbaşkanının odası da olabilir. Bütün bunlar ülkenin büyüklüğü ve asaletiyle ilgilidir. Doğrusu bunları kaybetmiş vaziyetteyiz. Bazen hiç geçmişi olmayan, sanki tarihe damgasını vurmamış yeni ortaya çıkmış bir devlet gibi davrandığımız oluyor. Doğrusu bu Türkiye’ye karşı haksızlık. TSK’nın KKK’nın Danıştay’ın kuruluş tarihine baktığınızda yüzyıllar öncesine gidiyor.

EN BÜYÜK MADALYA OSMANLI AY YILDIZI

İngilizler’den en çok duyduğum laflardan birisi ‘legacy’ (miras). Her yerde kullanıyorlar. Bu kavram bizde unutulmuş. Halbuki böyle olmamalı. Bugün kimse cumhuriyetten farklı bir düzen şeklini düşünmez. Ama biz bazen bugüne vurgu yaparken o büyük geçmişimizi ihmal ediyoruz. Bu kısırlaşmaya neden oluyor. Sanatta, kültürde ortaya büyük isimler çıkartamıyorsak bunun büyük etkisi var. Türkiye’de her şeyi vasatta ayarlıyoruz. Bu kadar olmaz. Bu işimize de binamıza da şehirlerimize de yansıyor. Ümit ederim bundan kurtuluruz. Öğle yemeği yediğimiz gemi Trafalgar Savaşı’ndan, 17. yüzyıldan kalma. O günden bugüne gemi orijinal haliyle duruyor. Amiral Nelson’un odasını ve orijinal üniformasını gösterdiler. Göğsünde çok büyük bir ay yıldız var. Hangi sultan verdi bilmiyorum. Birkaç madalyası var ama en büyük madalya Osmanlı ay yıldızı. Onlar biliyorlar ve saygı duyuyorlar. Yapmacık değildi.

Ermeni meselesinde de arşiv çağrısı yaptık

Başbakan Erdoğan, Dersim için özür diledi. Bu yaklaşımı biz geçmişimizdeki diğer zorlu konulara nasıl taşıyabiliriz?

Tabulara gerek yok artık. O dönemler geçti, Türkiye o olgunluğa da erişti. Yeter ki bu konulara başka şeyler amaçlanmadan yaklaşılsın. Tabii ki arşivleri açmak gerekir. Biz tüm dünyaya Ermeni meselesi ile ilgili çağrı yaptık, Dışişleri olarak gazetelere ilan verdik. “Ortak komisyon kuralım, üçüncü bir ülke varsa o da gelsin. Biz bütün arşivlerimizi açıyoruz” dedik. Bu Türkiye’nin belki de Ermeni meselesinde dünyaya karşı ilk meydan okuması. Biz bu konuda arşivlerimizi cesaretle açtıktan sonra diğer konularda niye açmayalım?

 

Bu haber toplam 1912 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri