Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Cumhuriyet yazarı Sönmez'den CHP'ye Oslo tepkisi

14.09.2012 13:16
Mustafa Sönmez CHP'nin Oslo çıkışına bugünkü köşesinde tepki gösterdi: Ey CHP!.. Oslo'nun Nesi Yanlış?

Cumhuriyet Halk Partisi'nin Kürt politikasını eleştiren Cumhuriyet yazarı Mustafa Sönmez, Oslo görüşmeleriyle ilgili anamuhalefetin tepkisine eleştiriler getirdi. Sönmez, ' Ey CHP!.. Oslo'nun Nesi Yanlış?' diye yazdı.

İşte Sönmez'in o yazısı:

Kangren olmuş 30 yıllık Kürt sorununa iki tür yaklaşım var. Birincisi "güvenlikçi"
diye bilinen ateş, kan, operasyon, gözaltı, tutuklama ile ezme yöntemi. Yani
savaşın dili... Kürtlerin inkârını içeren bu yöntem sorunun tarihi boyunca
hâkim oldu ancak soruna çözüm üretemedi. Hâlâ da vazgeçilmiş değil. İkinci
yaklaşım "müzakereyi", tartışmayı, konuşmayı, uzlaşmayı içeriyor.
Yani barışın dilini... Üçüncü bir yol^ok. Sorun da ortada çözüm bekliyor.
Hangisinden yanaşınız? Savaşın dilinden yanaysanız, karşı taraf da o dili iyi
konuşuyor, siz vurunca o daha beter vuruyor. İşte son 1 aydır yaşananlar
ortada. Barışın dili, çağa daha uygun, insanlığa daha uygun. Kardeş kanının
dökülmesini, halkların düşmanlığını, kutuplaşmayı kimse istemiyor.

 

CHP'DEN BEKLENEN..

CHP'nin, çağdaş, sosyal demokrat bir parti olarak Kürt sorununa müzakereci, barışın dilini savunarak yaklaşması beklenir. CHP geleneğinin geçmiş pratiği
zikzaklarla dolu. Erdal İnönü döneminin bilançosunda sorunu yapıcı yolda
geliştirmede övgüye değer sayfalar var. Baykal, haklı ya da haksız, barış
dilini, müzakere dilini savunmaktan çok dar, statükocu bir Kürt yaklaşımı ile
anılıyor. Ya bugün? Bugünün CHP'sinde iki yaklaşıma da yakın kesimler olduğunu anlıyoruz. Melih Aşık Abim bundan dolayı CHP için "kokteyl parti"
tabirini uygun görmüş. Bir gün arayla iki CHP vardı Kürt sorunu ile ilgili
sahnede. CHP MYK toplantısına verilen arada basın toplantısı düzenleyen Haluk Koç, Oslo görüşmeleriyle ilgili ellerinde belgeler olduğunu belirterek RTE'ye
sorular yöneltiyordu: "Oslo tezgâhları öncesinde ve sırasında
görevlendirdiğin devlet yetkilileri Imralı'dan Kandil'e kaç mektup
götürmüşlerdir? Bu mektupların içeriğinden Apo'nun ve Kandil'in planlarından ne
derece haberdarsınız, ne önlem aldınız? Kuryelik görevini devlet görevlisi
olarak kimler yerine getirmiştir?" Haluk Koç'un salvosu, benzer sorularla
devam ediyor.

OSLO GÖRÜŞMELERİ ÜZERİNDEN HÜKÜMETİ SIKIŞTIRMAK

Belli ki Koç CHP'si"Oslo görüşmeleri" üstünden AKP'yi
sıkıştırmayı programına almış. İyi de nedir Oslo görüşmelerinde eleştiri konusu
yapılacak? Yazının girişinde özetlediğim iki yaklaşımdan müzakereci; tartışmacı
yaklaşımın bir deneyimidir Oslo. Devletin MİT'i ile Kürt siyasetinin
temsilcileri arasında yapılmış görüşmeler... Hatırlayalım, bunu RTE'yi vurmak
için malzeme yapan ilk defa Gülen Cemaati oldu. Savcılar, koalisyon
ortaklarının kolunu bükmek için bu görüşmeleri bahane edip MİT Başkanı'na,
oradan RTE'ye uzanacak bir hamleye cüret ettiler ama RTE, anında önlem alarak
yasa değişikliklerini süratle gerçekleştirerek cemaati etkisiz hale getirdi.

DÜN CEMAAT BUGÜN CHP

O gün cemaatin diline doladığı Oslo dosyası, bugün CHP'li Koç'un koltuğunun
altında, ne yazık ki Kılıçdaroğlu'nun da dilinde. Oslo görüşmelerinden, yani
müzakereden bir karar çıktı mı? Hayır; Tersine devam etmesi gereken
müzakerenin, görüşmenin, tartışmanın yerini 201.1 seçimlerinin hemen ardından
"güvenlikçi" yaklaşım aldı. Yine operasyonlar, yine kan ve bitmez
tükenmez KCK operasyonları ile sayıları 7-8 bini bulan Kürt siyasetçisinin,
belediye başkanının, parti üyesinin, gazetecilerin gözaltına alınması,
tutuklanması... Tepki olarak da "madem öyle, gel böyle" diyen PKK
şiddeti... Hakkâri'den başlayıp Foça'ya kadar uzanan savaşçı tepki... ???
Müzakereci yaklaşımın ürünü Oslo görüşmelerini diline dolayarak, buradan AKP'yi sıkıştırmayı ve siyasi prim hedefleyen bir CHP, Kürt sorununun çözümüne bu yolla ne kadar katkı yapmış olabilecektir? Hiç... Oslo, Kandil, Ankara... Yer
önemli mi? MİT, AKP yönetimi, MHP, CHP... Barışçı yolla çözüm arayan kim olursa olsun; önemli mi? Barışçı dili tercih ediyorsa, PKK, BDP, KCK... Hangisinin
olduğu önemli mi?

KÜRT SORUNUN MUHATABI BU İSİMLER

Kürt sorununun muhatabı bu isimler... Kürt sorununu Kürtlerle, onları temsil ettikleri çok açık olan bu aktörlerle konuşmayıp kimle konuşacaksınız? CHP, Oslo'daki gibi konuşmalara mı karşı? O zaman bilinen savaşçı dilden mi yana? Kürt siyasetçilerle konuşmadan mı sorunu çözeceğini sanıyor? Haluk Koç ve aynı dile sahip olanlar, "vur kurtuHa mesafe alabileceğini mi düşünüyorlar? Öğreniyoruz ki, Haluk Koç, Oslo üstünden atış yapmayı denerken İstanbul'da başka CHP'liler Kürt sorununun çözümünde müzakereci yaklaşım yanlısı liberallerle toplantı yapmışlar. Melih Aşık diyor ki, "Partinin 3 Genel Başkan Yardımcısı (Sezgin Tanrıkulu, Faruk Loğoğlu, Gülseren Onançj ve bir parti meclisi üyesi (Burhan ŞenatalarJ, İstanbul'da, kapalı kapılar ardında 'liberal aydın' diye tanımlanan Fuat Keyman, Oral Çalışlar, Cengiz Çandar gibi isimlerle Kürt sorununu görüşmek üzere bir araya geliyorlar. Böyle bir toplantıdan partinin diğer genel başkan yardımcılarının, parti meclisinin ve Merkez Yürütme Kurulu'nun haberi yok"... Melih Abim, CHP'lilerin "yetmez ama evetçi" zevatı muhatap almalarına içerliyor. Haklıdır. "Partinin milletvekilleri var. PM üyeleri var. Danışmanları var. Genel merkezde uzmanları var. İl ve ilçe teşkilatları var. Partiye gönül vermiş Atatürkçü, sosyal demokrat aydınlar var... Bunlar varken genel başkan yardımcıları gidip liberal aydınlardan fikir soruyor. Tam komedi..."
derken biraz haksızlık da ediyor.

CHP KÜRT SORUNUNU TARTIŞIYOR

CHP, sıraladığı kesimlerle de Kürt sorununu tartışıyor. Bunlardan birkaçına katılmış ve fikrini ifade etmiş biri olarak bunu rahatlıkla söylüyorum. CHP'ye yakışan. Kürt sorunu konusunda barışçı yaklaşımı savunan, müzakereci yaklaşıma açık kim, hangi parti, grup olursa olsun, her tür kısa vadeli politik hesaplardan uzak durarak desteklemek, savaşçı, güvenlikçi yaklaşımlara uzak durmaktır.

Bu haber toplam 5194 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri