Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Darbecilerin şahidi Darwinci Celal

12.05.2012 03:00
Tarihi 12 Eylül davasının 4. duuşması dün görülürken, “Darwinci Prof.” olarak bilinen Celal Şengör, Evren ve Şahinkaya lehine şahitlik yapmak için mahkemeye başvurdu. Dünkü duruşmada, MİT'in darbe konusunda hükümeti uyarmadığı ortaya çıkarken, Darwinci Pr

Meclis ve Başbakanlığın mahkemeye gönderdiği yazılardan; 12 Eylül cuntacılarıyla birlikte hareket eden MİT'in, darbe yapılacağı konusunda dönemin hükümetini uyarmadığı ortaya çıktı. Her iki kurum da dönemin MİT yöneticilerinin ihtilal hazırlığı konusunda kendilerini haberdar etmediğini vurguladı. MİT'in, sivil hükümetin yanında yer almayıp darbecilerle iş tutmasının anlaşılması yeni bir tartışmanın fitilini ateşlerken, militarist görüşleriyle bilinen Prof.Dr. Celal Şengör ise sanık orgeneraller Kenan Evren ile Tahsin Şahinkaya lehine şahitlik yapabilmek için mahkemeye dilekçe verdi. YÖK üyesi olabilmek için kulis yaptığı ortaya çıkan Şengör'ün bu tavrı mağdurların tepkisini çekti.

YİNE MİLLETTEN KAÇTILAR

Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 12 Eylül askeri darbesine ilişkin davanın 4. duruşması dün yapıldı. Sanıklar dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Kenan Evren ile dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya yine duruşmaya gelmezken, sanık avukatları hazır bulundu. Mahkemenin müdahillik taleplerini kabul ettiği TBMM, Başbakanlık, CHP, MHP, DİSK ve HAK-İŞ avukatları da salondaki yerlerini aldı. Ayrıca 1980 darbesinde Ulucanlar Cezaevi'nde yatan AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, BBP Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çayır, BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, eski vekil Ufuk Uras, Mehmet Kutlular ile Osman Esendağ, mağdur edildikleri gerekçesiyle davaya müdahil olma talebinde bulundu.

KKTC DE CUNTACILARDAN ŞİKAYETÇİ

Cunta liderlerinden Kıbrıs'ta yaşayan Türkler de şikayetçi oldu. 12 Eylül darbesinden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin de olumsuz etkilendiğini belirten Esat Varoğlu başta olmak üzere 3 KKTC vatandaşı, mahkemeye müdahillik başvurusunda bulundu ve dilekçelerini mahkemeye sundu.

MUHTIRA MEKTUBUNUN ORİJİNALİ GELDİ

Mahkeme Başkanı Süleyman İnce, çeşitli kurumlara yazılan müzakkerelere gelen cevapları okudu. İnce, YÖK'ün yargı kararı olmaksızın meslekten atılan öğretim görevlilerinin bulunup bulunmadığına dair taleplerine yanıt verdiğini ve 27 Aralık 1979'da dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'e verilen muhtıra mektubunun orijinalinin de mahkemeye gönderildiğini kaydetti.

MİT DARBE HAZIRLIĞINI HÜKÜMETTEN GİZLEMİŞ

Tarihi davaya bakan Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne en dikkat çekici cevap ise TBMM Başkanlığı ve Başbakanlık'tan geldi. Mahkeme heyeti, bu iki kuruma MİT Müsteşarlığı'nın darbe olacağı konusunda kendilerine bilgi verip vermediğini sormuş ve varsa belgeleri göndermelerini istemişti. Meclis ve Başbakanlık, dünkü duruşma öncesi mahkemeye, “Böyle bir belgeye arşivlerde rastlanmadı” cevabını gönderdi. Böylece ülkeyi maddi ve manevi zarara uğratan darbecilerle birlikte hareket eden dönemin MİT yöneticilerinin, darbe hazırlığına ilişkin sivil hükümeti uyarmadığı anlaşıldı.

GENELKURMAY 4 CİLTLİK NOT GÖNDERDİ

Milli Savunma Bakanlığı ise Fatsa olaylarıyla ilgili iki klasör belge gönderdi. Belgelerde mahkeme kararları ve olaydan sonraki operasyonlara ilişkin bilgiler var. Cezaevlerindeki işkenceler konusunda bilgi ve belge istenen Kara Kuvvetleri Komutanlığı, bu konudaki bilgilerin dönemin sıkıyönetim mahkemeleri ile askeri mahkemelerde bulunduğunu, sanık ismi verilirse araştırma yapılabileceğini bildirdi. Genelkurmay da mahkemeye 4 cilt halinde Sıkıyönetim Koordinasyon Toplantısı notlarını yolladı. Başkan Süleyman İnce, Genelkurmay'ın gönderdiği bu notların resmi bir toplantının notları olduğuna, darbe hazırlığına dair bilgiler içermediğine dikkat çekti. İnce ayrıca Adli Tıp Kurumu'ndan GATA'da yatan sanıklar Kenan Evren ile Tahsin Şahinkaya'nın sağlık durumlarına ilişin açıklayıcı bilgi istendiğini söyledi.

ŞENGÖR DARBECİLER LEHİNE İFADE VERECEK!

Militarist çıkışlarıyla bilinen, “Bugüne kadar hiç bir general veya amiralle oturduğum yerde konuşmadım. Aradığım zaman ayakta ararım... Onlardan telefon geldiğinde ayağa kalkar, esas duruşa geçerim!.. Şevket Dıngıloğlu bunu biliyor, aradığı zaman, ‘Rahat' diyor. Oturmuyorum çünkü ‘Otur' değil ‘Rahat' diyor. Hanım, ‘Seni görmüyorlar ki' diye dalga geçiyor. Bu beni rahat ettiren bir şey.” diyen, bilimin ve özgür düşüncenin yuvası olması gereken üniversiteleri kışlaya benzeten Prof.Dr. Celal Şengör'ün mahkemeye gönderdiği dilekçe ise herkesi utandırdı. Cunta liderlerinin gönüllü avukatlığına soyunan Şengör, mahkeme heyetine, “mahkemede görülmekte olan davada şahit dinlenmesine karar verildiğinde, sanıklar lehine tanıklık yapmak istediği” yönünde bir dilekçe verdi. Mahkemenin talebini kabul etmesi halinde önümüzdeki duruşmalara gelecek olan Şengör, mağdurların karşısına geçerek, emekli orgeneraller Kenan Evren ile Tahsin Şahinkaya'nın darbe yapmakla faydalı bir iş yaptıklarını savunacak. Şengör'ün dışında Mustafa Çalışkan isimli bir şahıs da sanıklar lehine ifade vermek istediğini bildirdi.

“TEK SUÇU İMAM HATİP'TE OKUMAKTI”

Mahkemenin müdahillik talebini kabul etmesini isteyen Osman Esendağ, kardeşi Halil Esendağ'ın sorgusuz sualsiz, tanıklar dinlenmeden idam edildiğini söyledi. Esendağ, “Kardeşimin tek suçu İmam Hatip Lisesinde okumaktı. Buca Cezaevi'ne götürüp katlettiler. Bize bu acıları yaşatanlardan şikayetçiyim” dedi.

BERFO NİNE: ÖLENE KADAR PEŞİNDEYİM

30 yıldır oğlu Cemil Kırbayır'dan haber alamayan 105 yaşındaki Berfo Nine ise ambulansla geldiği adliyede, duruşma salonuna yakınlarının yardımıyla çıkarıldı. Berfo Nine, mahkemede, “Ben Kenan Evren'in peşindeyim. Ben anayım, ölene kadar peşindeyim. Ben, kardeşim, bacım, bütün gelmişler ağlıyorlar, sızlıyorlar. Gözü bağlı, eli bağlı nereye kaçtı, gitti? Kemiğini istiyorum. Benim yavruma nasıl kıydın? Hiç mi insafın yoktu?.. Bunun ocağı söneydi...” şeklinde konuştu.

MAĞDURLAR KONUŞTU

12 Eylül davasının dördüncü duruşmasında müdahillik talebinde bulunanların beyanları alındı. Dönemin Fatsa Belediye Başkanı Lütfü Sönmez'in oğlu Naci Sönmez, babasına otopsi yapılmadığını, cenazesinin gösterilmediğini ve selasının yarım kesildiğini söyledi.

Müdahillik talebinde bulunan Orhan Keskin'in ablası İpek Gür, yaptıkları zulme baktığında, onların kemikleri bile yargılansa az olacağını söyledi.
Eski İstanbul Milletvekili Ufuk Uras da müdahillik talebinde bulundu. 12 Eylül darbesiyle siyasi partilerin kapatıldığını anlatan Uras, “Daha sonra da 12 Eylül'ün gölgesi siyasetin üzerinde devam etmiştir. Biz de parti olarak bu gölgeden etkilendik ve bu bağlamda zarar gördük. Parti olarak müdahilliğimize karar verilmesini talep ediyorum” görüşünü dile getirdi.

“BENİM YERİME BABAMA İŞKENCE YAPTILAR”

İsmail Uyar ise, “Suçsuz yere 30 yıla yakın mahkum edildim. Ben cezaevinden kaçtım, babama ‘Hacı, oğlunu getireceksin' diye işkence yaptılar. Bana ulaşamayanlar, babamı çağırdılar, işkence ettiler. Ailenin kadınlarına tecavüz edeceklerini söylediler. Bu baskılara dayanamayan inançlı babam, bir caminin minaresinden kendisini atarak intihar etti. Bize bu olayları, 12 Eylül iktidarı yaşatmıştır. Sanıklardan şikayetçiyim.”

duruşma 29 haziran'a ertelendi
Cumhuriyet Savcısı Kemal Çetin, 12 Eylül öncesinin İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş ve 1 Mayıs 1977 olaylarına ilişkin davanın savcısı Çetin Yetkin'in tanık olarak dinlenilmesini istedi.
Mahkeme, duruşmaya yine gelmeyen Evren ve Şahinkaya'nın sağlık durumları için Adli Tıp'tan gelecek raporun beklenmesine karar verdi.

Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi, 12 Eylül darbesine ilişkin davayı, Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'nın eş ve çocuklarının mal varlıklarının araştırılması ile darbeden sonra TBMM kararı olmadan idam edilenlerden Erdal Eren'in ve MHP'nin merhum lideri Alparslan Türkeş'in yakınlarının müdahillik taleplerinin kabulüne karar vererek, duruşmayı 29 Haziran'a erteledi.

EROL METİN/AKİT  

Bu haber toplam 7000 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri