Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Davutoğlu uçak tartışmalarına noktayı koydu

18.10.2012 19:53
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye uçağının Esenboğa Havalimanı'na indirilmesine ilişkin, yapılan alışverişi değil askeri nitelikli unsurların sivil uçakla Türkiye üzerinden taşınmasına karşı çıktıklarını açıkladı.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye uçağının Esenboğa Havalimanı'na indirilmesine ilişkin, ''Önemli olan bir alışveriş yapılması değil, burada söz konusu olan, bizim üzerinde durduğumuz şey, bu alışveriş nerede ve nasıl yapılmış olursa olsun, bu alışverişe mevzu olan askeri nitelikte olan unsurların, Türk hava sahası üzerinde bir sivil uçuş yapan uçakla taşınmış olmasıdır'' dedi.
 
Davutoğlu, Arnavutluk Dışişleri Bakanı Edmond Panariti ile Hilton Otel'de düzenlediği basın toplantısında, Suriye uçağının Esenboğa Havalimanı'na indirilmesine ilişkin soruyu da yanıtladı.
 
Bir gazetecinin, ''Türkiye ve Rusya arasında son dönemde uçak ve uçakta taşınan malzemelere ilişkin kriz... Bu konuda Rusya tarafından birden çok açıklama gelmiş durumda'' şeklindeki ifadesi üzerine Davutoğlu, şunları söyledi:
 
''Bir kere hiçbir şekilde bu mesele, sizin ifadenizi kullanarak söylüyorum, Türkiye-Rusya arasında aşılamayan bir kriz değil. Öyle bir durum yok. Daha olayın başladığı ilk saatten itibaren Türkiye-Rusya arasında her türlü istişare kanalı açıktı. Konu paylaşıldı. Daha ilk anlardan itibaren Rus Büyükelçisi Ankara'da bilgilendirildi. Moskova'daki mevkidaşı, Rusya'daki yetkili kurumları bilgilendirdi. Burada biz malzemenin muhteviyatı konusuna girmemeye özen gösterdik. Bu Türkiye, Rusya ve alıcı olan Suriye tarafından malum olan konulardır. Önemli olan bir alışveriş yapılması değil, burada söz konusu olan, bizim üzerinde durduğumuz şey, bu alışveriş nerede ve nasıl yapılmış olursa olsun, bu alışverişe mevzu olan askeri nitelikte olan unsurların, Türk hava sahası üzerinde bir sivil uçuş yapan uçakla taşınmış olmasıdır. Konunun esası budur. Tüm uluslararası sözleşmeler açık şekilde söyler ki, sivil uçuşlarda hiçbir surette askeri nitelikte malzeme taşınamaz. Mühimmatın dil karşılıklarına girmeye gerek görmüyorum. Bu konuda zaten yeterli şeyler söylendi. Burada kastedilen askeri malzeme, askeri nitelikte malzeme.''
 
-''Rusya tarafından yapılan açıklamalar bu konuyu teyit eder nitelikte''-
 
Rusya tarafından yapılan açıklamaların da bu konuyu teyit eder nitelikte olduğunu ifade eden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
''Sayın Lavrov'un 'İkili kullanımlı şeyler olabilir' sözünde de var. O zaman bakacağız, ulaştığında bunu kim kullanacak? Ulaştığında kullanacak olan sivil otorite mi? Hayır, Suriye Savunma Bakanlığı. Suriye Savunma Bakanlığı bunu niçin kullanır? Askeri amaçla kullanır. Ortada o kadar açık bir tablo var ki. Bunun tekrar tekrar sorulması doğru değil. Son derece açık bir tablo var. Türkiye, uluslararası hukuka ve ulusal mevzuatına uygun şekilde, kendisine ulaşan istihbaratı değerlendirerek, kendi hava sahası üzerinde uçma izni talep eden bir sivil uçakta, böyle bir bilgi gelince gerekli müdahaleyi yapmıştır. Bu konunun tartışılır bir tarafı yoktur.''
 
-''Askeri nitelikteki malzemeler iade edilebilir mi?''-
 
Davutoğlu, sivil uçakta bulunan askeri nitelikteki malzemelerin iade edilip edilmeyeceğine ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı:
''Uluslararası hukuk ve ulusal mevzuatımız neyi gerektiriyorsa onu yaparız. Ne aşağısı, ne fazlası. Türkiye, bunu hiçbir şekilde Türkiye ile Rusya arasında bir mesele olarak görmemektedir. Zaten değerli dostum Lavrov da dünkü açıklamasında, Türk-Rus ilişkilerini kimsenin olumsuz etkileyemeyeceğini ifade etti. Türkiye'nin Chicago Sözleşmesi çerçevesinde hakkı olan uygulamayı yaptığını ifade etmiştir. Birçok açıklamalarla, yapılan yorumlarla, ortada bir kriz varmış görüntüsü doğurmak doğru değil. Bir kriz varsa Suriye'nin içinde bir krizdir. Bu, Suriye Havayolları'na ait uçağın izinsiz bir şekilde, izin de alamaz zaten bu konuda, uluslararası hukuka aykırı şekilde askeri nitelikte malzeme taşımış olmasıdır. Türkiye'nin de bunu durdurması, hangi açıdan bakılırsa bakılsın doğrudur, haklıdır. Benzer bir durum olsa yine aynı uygulamayı gerçekleştiririz, elimizde sağlam verilerle desteklenmiş bir veri olduğunda. Dolayısıyla bu konuda haklılığımız konusu da kuşku götürmez. Bu konunun Türk-Rus ilişkilerinin bir parametresi olmadığı kanaatimiz de kuşku götürmez.'' 
Bu haber toplam 1870 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri