Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Davutoğlu'ndan cemaate olay benzetme

08.12.2014 01:33
Başbakan Davutoğlu, MGK'da cemaatlerin gündeme gelmediğini söyledi. Davutoğlu, dinlemelerle ilgili olarak da cemaat için ilginç bir benzetme yaptı.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, bir takım çevrelerin Gezi süreciyle birlikte Türkiye üzerinde sürekli hesap yaptıklarını söyledi. Aynı çevrelerin şimdi de seçilmiş bir cumhurbaşkanı ile başbakan arasında tefrika çıkarmaya çıkarmaya çalıştıklarını anlatan Davutoğlu, çözüm süreciyle ilgili olarakta ne zaman bir ilerleme kaydedilse provokasyonların yaşandığını söyledi. MGK'da cemaatlerin kesinlikle gündeme gelmediğini de söyleyen Davutoğlu, dinlemelerle ilgili olarak ta "Bunların neresi cemaat? Kiramen katibin melekleri mi bunlar?" diye sordu.

Başbakan Davutoğlu, Başbakanlık uçağında İnternethaber.com'dan Süleyman Özışık'ın da bulunduğu internet medyası temsilcilerinin sorularını cevapladı. Dışişleri Bakanlığı döneminde zaman zaman dinlenme imkanı bulduğunu; ancak bu yeni süreçte geceli gündüzlü bir koşuşturma içerisinde olduklarını söyleyen Davutoğlu, yine bu dönemde parti içerisindeki kongre sürecini takip ettiğini anlattı. İşte Davuoğlu'nun açıklamalarından bazı satır başları;
 
"DARBE GİRİŞİMLERİ"
 
Geçen sene Gezi'den beri bazı kesimilerin sürekli bir hesapları söz konusu oldu. Türkiye'de var olan istikrarı zedelemek için hep bir olağanüstü durum peşinde oldular bir takım çevreler. Gezi sürecinde denediler olmadı. 17-25 Aralık darbe girişimi keza. Hükümet ve parti üzerinde manipülatif girişimlerle bir şüpheli durum oluşturmaya çalıştılar. 30 mart seçimlerinde millet bunlara gereken cevabı verince bunlar artık, Gezi'de olsun, 17-25 Aralık'ta yapamadıkları şeyleri Ak Parti içerisinde karışıklık çıkartarak yapma girişimine soyundular. Sürekli olarak Cumhurbaşkanlığı konusunda bir karışıklık pompaladılar. Bir çatışma çıkarmaya çalıştılar. Ama bu olmadı. Herkes, tüm teşkilat tek bir aday üzerinde, Sayın Cumhurbaşkanımızın ismi üzerinde kenetlendi ve Cumhurbaşkanımız milletimizin büyük  teveccühü ile seçildi. 

davutoglu.20141207234657.jpg

"SEÇİLMİŞ CUMHURBAŞKANI İLE BAŞBAKAN ARASINDA..."
 
Baktılar bu olmadı ardından acaba Başbakanlık konusunda bir ihtilaf çıkartabilir miyiz derdine düştüler ama bu da olmadı. 3 dönem kuralına takılan milletvekillerini manipüle etmeye çalıştılar. Bunda da muvaffak olamadılar. Şimdi de seçilmiş Cumhurbaşkanı ile seçilmiş Başbakan arasında bir tefrika çıkartabilir miyiz peşindeler. Ama tabi onların bilmedikleri bir şey var: Bizde bir dava ahlakı vardır. Meseleye bakışımız budur. Bizim sayın Cumhurbaşkanımızla dostluğumuz düne dayanmıyor. Ben Dışişleri bakanlığımdan önce 7 yıl süreyle Sayın Cumhurbaşkanımızın ki o zaman Başbakanımızdı kendileri Baş Danışmanlığını yaptım. Ailemden daha çok Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikteydik. Keza Sayın Cumhurbaşkanımız da aynı durumdaydı. Dışişleri Bakanlığım döneminde de gelişen tüm krizlere, tüm manipülatif saldırılara karşı birlikte mücadele ettik. Bu bağlamda onların beklentileri kursaklarında kalacaktır. Bizim aramızda bir ihtilaf çıkmaz tekraren söylüyorum bizim dava ahlakımız buna müsaade etmez.

ÇÖZÜM SÜRECİNDE KAMU DÜZENİ VURGUSU
 
Bu tür süreçlerde her şey yolunda demek kolay değildir. Her şey iyi giderken birden bire bir provakasyonla karşılaşabilir ve ortam bir anda sıkıntıya girebilir. Şua anda 6-7 Ekim'e göre iyi durumda tabi süreç ama bu tarafların olaya yaklaşımlarına bağlıdır. Biz 6-7 Ekim sonra soğuk kanlı bir şekilde meseleya yaklaştık ve Yasin Börü'nün katillerini yakaladık. Çözüm sürecini asla gözardı etmeden, kamu düzenini esas alarak ilerlemeye devam ediyoruz. Kamu düzeni olmazsa olmazımızdır. Bölgedeki illegal faaliyetlerde, haraç toplamadır, yol kesmedir, adam kaçırmadır bu tür olaylarda ciddi bir azalma yaşanmaktadır. Çözüm süreci sabır gerektiren bir süreçtir. Kararlı bir şekilde, kamu düzeninden asla taviz vermeden yolumuza devam edeceğiz.

"DEMİRTAŞ TAHRİK ETTİ"
 
Öyle mi dedi Sayın Demirtaş? Peki Pervin Buldan, İdris Baluken kimi temsil etmektedir?  Adalet, herkese hakkını vermek demektir. Ben kendisini 1 Ekim'de başbakanlıkta ağırladım. Başka bir partinin eş başkanı olarak ağırladım. Ve çok gönlümü açarak konuştum kendisiyle. Siyasi bir risk aldım. Kendisi görüşme sonrasında çok olumlu bir görüşme gerçekleştirdik açıklamasında bulundu.Sonra n'oldu?
 
6 Ekim'de Diyarbakır'da sosyal medya mesajlarıyla büyük bir tahrike sebep oldu Demirtaş. Lider olduğunuzda sorumluluk sahibisiniz. Söyleyeceğiniz her sözden mesulsunuz. Ayrıca benim görevlendirdiğim bakanların görüşmeleri benim adıma yapılmaktadır. Diğer eş başkanlarla görüşmeler sürmektedir. Kaç tane eş başkan var bilemem. Ve eğer bir siyasi muhatap alınmak istiyorsa sorumluluk bilinciyle davranmalı, soğukkanlı yaklaşabilmelidir. Selahattin Demirtaş'tan o süreçte olayları yatıştırıcı mesajlar bekledik. Kendisini bizzat aradık. Ama işte yaşanan olaylar ortada. Fakat son süreçte HDP içerisinde farklı sesler, özeleştiri yapan isimler görüyoruz. Bu gerçekten memnuniyet veren bir durumdur.
ahmetdavutoglu.jpg
 
GEZİ VE PKK ARASINDA BAĞLANTI
 
Bakın bunlar geçen sene Mayıs ayında silah bırakacaklardı. Gezi olayları ile süreç karıştı. Açıkçası Gezi olaylarıyla bunların arasında bir bağlantı olduğunu düşünüyorum.Çözüm süreci tam sonuca varacakken işte o olaylar meydana geldi. Her şey bir anda durdu. Açıkçası ne zaman çözüm süreci sona yaklaşsa hemen bir provakasyon yaşanıyor ve süreç tıkanıyor. Bu rahmetli Özal'ın ölümüyle de böyle oldu. Refahyol hükümetinin düşürülmesiyle de çözüm süreci tıkandı. 

"OSLO SIZDIRMALARI SABOTE ETTİ"
 
Yakın tarihlerde de yaşananlar benzer. Habur sürecinde yaşananlar, Oslo sızdırmaları hep çözüm sürecini sabote etti. Yalnız bu işi yapanlar şimdi çok şaşkınlar. Çünkü ülke yönetimi sendelemedi. Hep sendeletmişlerdi ama bu sefer başaramadılar. hükümetimiz çok kararlı bir şekilde yaşanan tüm olumsuzluklara süreci sürdürmeye niyetli olduğunu açıkça göstermiştir. Ak partinin bu tavrı heyecanı da dimdik ayakta tutmaktadır. Türkiye'de istikrarın, birlikte yaşamanın, huzurun tek adresi Ak Partidir.

"CEMAAT İLE PARALEL YAPI AYRIMI İYİ YAPILMALI"
 
Bakın cemaatler lafı ve hatta cemaat söylemi son derece yanlış. Bizim için cemaatler, değerli toplululuklardır. Cemaat denilen oluşum eğer, bürokraside olsun, TSK'da olsun yargı içinde, emniyette paralel bir yapılanma gerçekleştiriyorsa bu bir örgüt olur.Soruyorum size bunun nesi cemaat olabilir Allah aşkına. Yoksa bizim için tüm cemaatler çok saygın kurumlardır. Burada tedbir alınan ve üzerine kararlılıkla gidilecek olgu paralel yapılanmadır.

CEMAATE OLAY BENZETME
 
Bu ayrımı çok ama çok iyi yapmalıyız. Altını bir kez daha çizmek isterim MGK'da cemaatler konusu kesinlikle gündeme gelmemiştir. Cemaatlerin tümü bizim için saygın müesseselerdir. Ve bizim dönemimizde tüm cemaatlerin özgürlük alanlarının ne kadar genişlediği ortadadır. Bu rahatlıktan kaynaklanan suistimalleri dahi tolere etmeye çalıştık. Sabırla yaklaşmaya çalıştık. Sen tutacaksın bir ülkeninin başbakanını dinleyeceksin, evine makamına böcekler yerleştireceksin, dışişleri bakanını dinleyeceksin, yüzlerce, binlerce işadamı, gazeteci, bürokratı dinleyeceksin ondan sonra da buna cemaat diyeceksin. Bunun neresi cemaat soruyorum size? Kiramen katibin melekleri mi bunlar?

İNTERNET MEDYASI İÇİN TALİMAT
 
Bu konuda bir çalışmada bulunduk. Konu hakkında arkadaşlara hemen talimat vereceğim. Sürecin hızlanması için takipçi olacağım. Bence de bu konuda derhal bir adım atılmalı. Çünkü bulunduğumuz çağda artık telefonlarla her dakika haberlere, güncel gelişmelere ulaşmamız mümkün. Ben açıkçası sürekli takip ediyorum internet gazetelerini ama açıkçası kağıt gazete kokusunu da seven de biriyim. Kitaplarla, kağıtla ilişkimi biliyorsunuz. Buna da bir çözüm bulursanız tamamdır..
Bu haber toplam 1006 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri